MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar davalı Hastanede Uzman Cerrah olarak çalıştığını, iş akdinin dava dilekçesinin ekinde sundukları belgeden de anlaşılacağı üzere 30 Ekim 2013 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin prim hak edişlerini istediğinde "henüz sigortadan, müşterilerden, vb. alamadık" şeklinde cevaplarla karşılaştıklarını, alacaklarını alamayan müvekkili adına ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/10892 esas sayılı ilamsız dosyası ile takibe geçildiğini ve borçlu süresi içinde itirazı ile takibin durduğunu, davalı tarafın itirazında muaccel bir alacak olmadığının belirtildiğini, 4857 İş Kanunu'nun 32. maddesinde ücret ve para ile ölçülen ücretlerin ödenmesi zorunlu şeklinde düzenleme bulunduğunu, icra dosyasında mevcut ekte sunulan ekstrelerden anlaşılacağı üzere performans ve yaptığı operasyonlardan kaynaklanan hak edişleri bulunduğunu, icra takibinden sonra borçlu tarafın 10.000,00 TL. ödeme yaptığını iddia ederek ödenen tutarın mahsup edilerek kalan 107.000,00 TL. için davanın kabulüne, davalı borçlunun ileri sürdüğü itirazlarının iptaline, duran icra takibinin devamına, davalının % 20 icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davacı tarafın iddia ettiği hak edişin miktarına dayanak teşkil eden delillerini İÎK.m.61 gereği taraflarına tebliğ veya dava dosyasına ibraz etmediğinden hak ve alacak talebinde bulunamayacağını, icra takip tarihi itibariyla davacı tarafın hak ediş alacağı bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili davalı şirket arasında akdedilen ve 25.04.2014 tarihine kadar geçerli olan en son sözleşme gereği davacı tarafın ancak üç ay önceden fesih ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi fesih edebileceğini, dolayısıyla TBK m. 179, TBK m. 139 gereği; davacı tarafın alacaklı çıkması durumunda, tespit olunacak işbu alacağın, sözleşme gereği müvekkili davalı tarafa ödenmesi gereken tazminattan, "beş aylık maaş+hak ediş" alacağından mahsubu gerektiğini, icra takip tarihi itibariyle davacı tarafın muaccel hale gelmiş alacağının olduğunun ispat edilmiş olmadığını, davacı tarafın alacağının muaccel olduğunu ispat edemediğini, kaldı ki müvekkili davalı şirketin sözleşme gereği "cezai şart alacağı" bulunduğunu, işbu alacaktan dolayı iddia edilen % 20 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, talep edilen alacakların TBK 147 md. gereği zamanaşımına uğradığını savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 05.06.2017 gün ve 2017/5021 E. 2017/9687 K. sayılı ilamı ile özet olarak "..hüküm özeti ( kısa karar ) ile hüküm sonucu ( gerekçeli karar ) arasındaki çelişki.." nedeni ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak tek rar karar verilmiştir.
Mahkemenin ikinci kararı Dairemizin 21.12.2017 gün ve 2017/27540 E. 2017/21942 K. sayılı ilamı ile özet olarak "..kararın gerekçesiz olduğu " belirtilerek tekrar bozulmuştur.
Mahkemece ikinci bozma ilamına uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece 04.11.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş ise de, rapordaki prim alacakları hesabı denetlememektedir. Ayrıca gerek sözleşme hükümlerinde gerekse de cari hesapta davacıya düşen prim miktarı olup olmadığıda değerlendirilmemiştir. Mahkemece taraf itirazları karşılanmaksızın, yeterli ve doyurucu gerekçe oluşturmaksızın ve yargı denetimine olanak vermeyecek şekilde hazırlanan rapora itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece başka bilirkişiden/bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy