MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, ... ... 6. İş Mahkemesinin 2012/65 Esas - 2013/102 Karar sayılı 07/03/2013 tarihli kararı ile davacı ...'ün işe iadesine edilmediği takdirde 4 aylık boşta geçen süre ücretinin kendisine ödenmesine ve işe başlatılmama tazminatının 5 aylık brüt ücreti tutarında tespitine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak ... 10. Noterliğinin 08/10/2013 ve 30094 nolu ihtarnamesi ile işe başlatılması için davalıya başvuru yapıldığını buna rağmen davacının işe başlatılmayarak kendisine 4 aylık boşta geçen süre ve 5 aylık işe başlatılmama tazminatı olarak toplam 18.849,14 TL ödendiğini, ancak tazminat ve alacakların eksik ödendiğini, fark kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacakları için ... 30. İcra Müdürlüğünün 2013/27446 Esas sayılı dosyasında yapılan borca itirazın davalıdan 11.913,64 TL alacaklı olduğunun tespit edilerek iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirkete 01/04/2005 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş akdinin feshedildiği 04/01/2012 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davacının işe iade istemiyle açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, ... ... 6. İş Mahkemesinin 07/03/2013 tarih 2012/65 Esas ve 2013/102 Karar sayılı kararı ile işe iadesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret ve işe başlatılmama halinde 5 aylık ücret tutarında tazminat ödenmesine karar verildiğini, mahkeme kararının Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, davacının şirkete işe iade başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine mahkeme ilamı uyarınca, davacının tüm kıdem ,ihbar tazminatı ve izin ücret ödemelerinin eksiksiz olarak tüm sosyal hakları da dahil edilmek suretiyle mahkeme içtihatlarına ve kanuna uygun olarak yapıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği 18.849,14 TL 'lik tutarın belirtilenin aksine boşta geçen süre ve 5 aylık tazminat ödemesi olmayıp, ilk ödenen kıdem tazminatı ödemesi olduğunu, kıdem tazminatı tavanın değişmesinden dolayı fark ortaya çıkmasıyla 804.03 TL'lik fark kıdem tazminatı da davacının hesabına ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin önceki kararı Dairemizin 03/07/2017 gün, 2016/31611 Esas, 2017/11314 Karar sayılı ilamıyla, ''kararın HMK’nun 297. maddesine aykırı olarak gerekçesiz verilmesi, dava dilekçesinde sadece itirazın iptali istendiği halde infazda tereddüde yol açacak şekilde farklı dava türü olan eda davasına ait tahsil hükmü kurulması ve boşta geçen süre ücret hesap raporuna göre 1.960,01 TL olduğu halde 610,00 TL’ye hükmedilmesinin isabetsiz olduğu'' gerekçeleriyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının 01/04/2005-04/01/2012 tarihleri arasında çalıştığı iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade davası açtığı yapılan yargılama sonucunda feshin geçersizliğine karar verildiği davacının süresi içinde işe başvurusu üzerine işe başlatılmadığı bu nedenle işe başlatmama ve boşta geçen süre alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta davalı vekili 28.07.2015 tarihli UYAP sisteminden gönderdiği dilekçesinde davalı olarak taraflarına çıkarılacak tüm tebliğlerin aynı zamanda şirketin de adresi olan “...-.../...” adresine çıkarılmasını vekil olarak tebligatın Av. ... veya Av. ... adına çıkarılmasını dosyanın eski vekili Av. ...’nin davalı şirketten 31.12.2014 tarihinde ayrılması sebebiyle kendisine herhangi bir tebligat gönderilmemesini talep ederek söz konusu vekilin işten ayrılış belgesini eklemiştir. Yargılama sırasında Av.... daha sonra azledilmiştir.
Bundan sonraki tebligatların 28.07.2015 tarihli dilekçe doğrultusunda Av. ...’e dilekçede belirtilen adrese çıkarılması gerekirken mahkeme yazı işlerinin özensiz davranmasından dolayı bozma ilamı ve duruşma gününün işten ayrılan vekil Av. ...’ye tebliğe çıkarıldığı, davalının bozmadan ve duruşmalardan usulüne uygun şekilde haberdar edilmediği ve davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy