MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalının davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödememek için davacının dinlenmesini, davacının gıyabında tutulan tutanaklarla bir odada 4 kişi oturmalarını gerekçe göstererek iş aktini haksız feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının görevli olduğu dağıtım biriminde gece vardiyasında çalışmakta iken 3 arkadaşı ile birlikte çalışma saatleri içinde 28/04/2014 tarihinde kullanılmayan bir ofiste uyuduğunun kamera kayıtları ile tespit edildiğini, bu olayın ertesi gün de tekrarlanması nedeni ile iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin 2015/357 Esas sayılı bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı doğrultusunda Bilirkişi...'dan 09/06/2017 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, davacı vekilinin 14/06/2017 tarihli ıslah dilekçesini ibraz ettiği, ıslah harcını yatırdığı, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının işinin gereklerini yapmadığı gerekçesiyle iş akdinin feshinden önce davacıya daha önce ihtar verilmediği, görevinin hatırlatıldığı halde görevinin gereklerini yerine getirmediğinin kanıtlanamadığı, davacının görevinin gereklerini yapmaması halinin gerçekleşmediği, davalı işveren tarafından davacının bu davranışının işin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü kanıtlanamadığından, davalı tarafından davacının iş akdinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ayrıca davacının davranışına karşılık iş akdinin feshi gibi ağır bir sonuç bağlanması da Anayasa'nın “ölçülülük” ilkesine aykırı olduğu, kıdem süresi ve İş Kanunu'nun 14. maddesindeki esaslara göre, davacının davalıya ait işyerinde toplam hizmet süresinin 5 yıl, 10 ay, 1 gün olduğu, davalı tarafından davacının iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin kanıtlanamadığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının hak ettiği kıdem tazminatının net 11056 TL, ihbar tazminatının net 3001 TL olduğu, davacının davalı işveren nezdindeki günlük veya haftalık çalışma şekli ve süresini tespite elverişli herhangi bir puantaj kaydı ve sair yazılı delil sunulmadığı, dosya durumundan davacının fazla mesai yaptığının tespit edildiği, bilirkişinin tespit etmiş olduğu fazla mesai ücretinden davacının hastalık mazeret gibi nedenlere izinli olabileceği günler olacağı nazara alınarak takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği fazla mesai ücretinin net 986 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dava tarihinin 07/05/2014 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 10/06/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi bir hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine Dairemiz tarafından bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkeme tarafından ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 Esas 2016/1 Karar sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, yukardaki açıklamalara göre bozma sonrasında ıslah yapılamayacağı için kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının ıslahla artırılan kısımlarının da hüküm altına alınması hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.