MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı ...'nin hazır beton işi ile iştigal ettiğini, bir kısım işlerini ise taşeronlara verdiğini, bunlardan birinin de taşıma işi olduğunu, taşıma işini ise taşeronlar...Ltd. Şt., ...Şti.ve ...Ltd. Şti'ye verdiğini, müvekkilinin bekçi olarak 22/11/2002 tarihinde işe girdiğini, iş akdinin davalı işverence 30/04/2011 tarihinde haksız olarak sonlandırıldığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten çıktığı tarihe kadar sadece davalı ...'nin işinde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatillerde çalışma yaptığı kabul edilip alacaklar hesaplanmıştır. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir.
Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemez. Buna göre fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacağı talepleri davalı tanık beyanına göre değerlendirildiğinde;
a- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftada 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, tanık beyanına göre davacının haftanın 6 günü 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığı, bir saatlik ara dinlenme süresi düşüldüğünde günde 8 saat çalıştığı dolayısıyla haftada 48 saat çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının fazla mesai ücretinin haftada 3 saat üzerinden hesaplanması gerekirken 21 saat üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır.
b- Davacının haftanın 6 günü çalıştığı ve bir gün hafta tatili kullandığı anlaşıldığından hafta tatili ücretine hak kazanmadığı dikkate alınarak hafta tatili alacağı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
c- Davacının dini bayramlarda çalışmadığı, diğer genel tatil günlerinde çalıştığı anlaşılmakla, davacı tarafından çalışıldığı kanıtlanamayan bayram tatillerinin hesaplama sırasında dışlanması gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Dairemizin bozma kararında, davacının hafta tatili ücretine hak kazanmadığı dikkate alınarak hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bozma kararına uyulmakla bu husus davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen davacının hafta tatili ücreti talebinin hüküm altına alınması davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy