MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının davalı site yönetiminde 01.04.2010 tarihinde temizlik görevlisi olarak işe başladığını, maaşlarının eksik ödenmesi sebebiyle 03.05.2014 tarihinde haklı olarak işten ayrıldığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının işyerinden istifa ederek ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminat hakkı olmadığını işyerinde fazla mesai yapmadığını, genel tatil günlerinde çalışmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, iddiaların asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi raporundan sonra davacı, davasını ıslah etmiştir. Ancak davacı vekilinin ıslah harcını yatırmadığı, dosyada mevcut tutanaktan anlaşılmış olup, harcı yatırılmayan ıslaha değer verilemeyeceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Fazla mesai ücreti hesabında, davacı işçinin fiili çalışma günleri esas alınarak hesaplama yapıldığından, davacının yıllık izinde olduğu dönemlerin, fazla mesai ücreti hesabında dışlanmaması isabetsizdir.
4-Karar gerekçesinde “...davacının yıllık izin ücretini alamadığı ve haklı sebeple işi bıraktığı kanaatine varıldığından , kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması gerekmiş..” denilmiştir.
Davacı işçinin, ödenmemiş ve hüküm altına alınan genel tatil ve fazla mesai ücretleri karşısında, işçi feshi haklı olup, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı hususu doğru olmakla birlikte, karar gerekçesini de haklı feshin ödenmeyen işçilik alacakları yerine, feshe kadar paraya dönüşmesi mümkün olmadığı gibi, son yıl hariç kullandırıldığı anlaşılan yıllık izin ücretine dayandırılması da hatalıdır.
5-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy