MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ : SENDİKA AİDAT ALACAĞI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı sendika vekili, davalı Belediyenin davacı ... Sendikasının yıllardır örgütlü olduğu bir işyeri olduğunu, davalı bünyesinde çalışan ve müvekkili sendikaya üye olan işçilerin Sendika Ana Tüzüğü'ne göre sendikaya üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, davalı ...'nin işçilerden kestiği aidatları bu güne kadar müvekkiline ödemediğini, ödeme tarihinin kanunda ve taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırıldığını iddia ederek belirsiz alacak davası olarak 10.000 TL aidat alacağının her ay aidatının ait olduğu aydan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Dava ... Belediyesi'ne karşı açılmış, davanın devamı sırasında bu Belediyenin 6360 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kapatılarak Korgan Belediyesi'ne katılması nedeni ile husumet ... Belediyesine yöneltilerek davaya devam edilmiştir. Davalı ... Belediyesi vekili, belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacağın zaman aşımına uğradığını, davalı ...'nin 31.3.2014 tarihinden önceki borçlardan sorumlu tutulamayacağını, sendikanın davalı ...'ye gönderdiği bir ihtarname bulunmadığını, talep edilen faiz türünün yasaya aykırı olduğunu belirterek ve davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin belirsiz alacak davası açılamayacağı davacının hukuki yararının bulunmadığından davanın reddi yönündeki ilk kararının Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 07.09.2015 Gün, 2015/30304 Esas, 2015/14093 Karar sayılı kararıyla davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dava tarihi 17.01.2014 olmasına rağmen karar başlığında dava tarihinin 22.12.2015 olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hataya dayandığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davanın yasal dayanağı 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 23. ve 6356 sayılı yasanın 18.maddesidir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır.
Aynı düzenlemeler 6356 sayılı Yasanın 18.maddesinde de bulunmaktadır.
Öte taraftan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur." İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur." denilmiştir.
Görüldüğü üzere, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1. maddesine (6356 sayılı yasanın 18.maddesine) göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikasının, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilerek ve bildirilen banka hesabına yatırılmasını istemesi gerekir.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmesi, bu konuda bir düzenlenme yoksa taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır. Bu nedenle bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/2. maddesinde (6356 sayılı yasanın 18.maddesinde)sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de, yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkemece davacının her bir aidat alacağının ait oldukları (kesildikleri) aylardan 1 ay sonradan itibaren faiz başlatılması yönündeki talebi reddedilmiştir. Davacı yargılama sırasında davalı ...’ye devrolunan Çayırkent Belediyesi’ne gönderdiği iki adet ihtarnameyi sunmuştur. İhtarnamelerden biri 08.10.2013 tarih 2447 sayılı olup diğeri sendika üye işçi listesinin eklendiği banka hesap numarasının ve kesilecek aidat miktarının da belirtildiği 08.09.2011 tarih 2793 sayılı ihtarnamedir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı Sendikanın her Toplu İş Sözleşmesi dönemi için davalı ...'yi yasanın aradığı şekilde temerrüde düşürdüğüne dair ihtarname 15.06.2011-14.06.2013 toplu iş sözleşmesi dönemi hariç bulunmamaktadır. Mahkeme kararının gerekçesinde 08.10.2013 tarihli ihtarnamede üye işçi listesi ve banka hesap numarası eklendiği belirtilmişse de ihtarname incelendiğinde bu şartları taşımadığı görülmektedir.
15.06.2011-14.06.2013 dönemi yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 11. maddesinde sendika aidatının işçi aylık ücretlerinin ödendiği günü izleyen 3 gün içerisinde ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece yapılması gereken 15.06.2011-14.06.2013 toplu iş sözleşmesi dönemi yönünden 08.09.2011 tarih 2793 sayılı ihtarnamenin tebliğ edildiği 16.09.2011 tarihinden sonra toplu iş sözleşmesi dönemi sonuna kadarki aidat alacakları için ilgili toplu iş sözleşmesinde aidat alacakların ne zaman ödeneceğine yönelik hüküm uyarınca temerrüt tarihi belirlenmeli, diğer aidat alacakları yönünden 08.10.2013 tarih 2447 sayılı ihtarnamenin tebliğ tarihine göre ihtarnamenin kapsadığı dönem aidat alacakları için temerrüt tarihi belirlenmeli, ihtarnamenin kapsamadığı dönem var ise o kısım aidat alacağı için ise dava tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmelidir. Aylık sendika aidat alacaklarını tespit için dosyada yer alan bordrolar ve üye kayıt fişleri dikkate alınarak gerekirse ek hesap raporu alınmalıdır.
4- Mahkemece davacının alacağı olarak tespit edilip hüküm altına alınan toplam 43.501,33 TL sendika aidat alacağı davalı ...’nin 24.11.2014 ve 07.04.2015 tarihli yazıları ve ekinde sunulan mizana dayanmaktadır. İlgili rakamın, belge ekindeki 2014 Ocak, Şubat, Mart, Nisan ayları sendika kesinti listesindeki aidat alacaklarını da kapsadığı anlaşılmaktadır. Ancak dava 17.01.2014 tarihinde açılmış olup, muaccel olmayan 2014 Ocak, Şubat, Mart Nisan ayları sendika aidat alacaklarının hüküm altına alınması da hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy