MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ... Ltd. Şti' de 09.10.2008 tarihinde bölge satış şefi olarak çalışmaya başladığı, aynı sektörde ve ... Ltd. Şti. nin devamı olan ... Şti.'nde çalışmaya devam ettiği, 26.11.2012 tarihli ihtarname ile iş akdini haklı nedenle feshettiği, ... Şirketinde 23.11.2012 tarihinde davacı ve diğer çalışanlardan 5.000 TL bedelli açık tarihli senet imzalatmak istendiği, imzalamayınca şirket araç sorumlusunun şirket aracını, telefon hattını ve işle ilgili tüm araç gereçleri istenerek imza karşılığı teslim aldığını, müvekkilinin özlük haklarını isteyerek iş akdini feshettiğini, fesih tarihindeki net maaşının 950 TL+prim olduğunu, satış şefi olan davacının asıl maaşını primin oluşturduğunu iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram-genel tatil ücreti, ücret ve prim alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının feshinin ekonomik daralma nedeni ile tasarruf tedbiri almaya dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz’in 2015/3942 Esas - 2016/8197 Karar sayılı “ davacının iş akdini haklı nedenle 26.11.2012 tarihli fesih ihtarnamesi ile feshettiği anlaşıldığından, mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulü gerektiği, davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarından, davalı ... Ltd. Şti.hakkında davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, haftada 18 saat fazla mesai yapıldığı kabulü ile fazla mesai ücreti talebinin hüküm altına alınması gerektiği, davacının bölge satış şefi olarak ücret ve prim karşılığı çalıştığı anlaşıldığından; normal saat ücretini aldığı, sadece fazla çalışmanın zamlı kısmını alamadığı kabul edilerek, sadece %50 zamlı kısmın hesaplatılarak fazla mesai ücreti talebinin hüküm altına alınması gerektiği” şeklindeki bozma ilamına uyulmak sureti ile yapılan yargılama sonunda; kıdem tazminatı, prim alacağı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücret alacaklarının kabulüne, ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, genel tatil ücret alacağı bakımından, hükmüne uyulan bozma ilamı öncesinde bu alacak talebinin hüküm altına alınmadığı, davacı vekilinin açık temyiz talebinde bulunmaması nedeniyle de bozma kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığından, genel tatil ücret alacağı talebinin bu defa hüküm altına alınması davalıların usuli müktesep hakkının ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davada birden fazla davalı olması ve aralarında müşterek ve müteselsilen sorumluluk olmasına rağmen hüküm fıkrasında “davalıdan” denilerek hangi davalının sorumlu olduğunun belirtilmemesi HMK.nın 297/2. maddesine aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy