MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, müvekkilinin 1997 yılında davalıya ait işyerinde tanker şoförü olarak çalışmaya başladığını, iş akdini fazla ve tatil çalışması karşılıklarının ödenmemesi ve izinlerinin kullandırılmaması nedeniyle haklı feshettiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, hizmet sözleşmesinde görüldüğü üzere işyerinde asgari ücretle çalıştığını, yıllık izinlerini kullandığını, 07/03/2013 tarihli ihtarname gereği işten istifa ederek ayrıldığını, davacı tarafından iş akdi feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalı iş yerinde çalışması karşılığında fazla çalışma ücreti ile genel tatil ve bayram tatili ücretlerinden ödenmeyen kısımlar olduğu, yıllık izinlerin kullandırılmadığı, ücretinin ödenmediği bu sebeplerle davacının fesih ihtarnamesi göndermek suretiyle iş akdini feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatı talep etmiş ise de, iş akdini kendisi feshettiğinden ihbar tazminatı talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve davacıya fesihte elden fazla çalışma ücreti ödendiğinin bu nedenle haklı nedenle fesih iddiasının ispatlandığının anlaşılmasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Fazla ve tatillerde çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi gerekir. Bu beyanların diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmesi gerekir.
Hükme esas bilirkişi raporunda fazla mesai ücret alacağı hesaplanırken, davacı tanık anlatımları delil olarak değerlendirilmiştir. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan kişilerdir.
Tanıkların konumu, tanıklıklarına duyulacak güveni etkileyecek durumdadır. Bu nedenle tanıklıklarına itibar edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanları, ibraname ve Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü’nce davalı işyerinde yapılan inceleme ile düzenlenen rapordan bahisle fazla çalışma alacağı hesaplanmış ise de; tanıkların dava açan kişiler olması, sözkonusu inceleme raporunda davalı işyerinde akaryakıt satış görevlisi (pompacı) dışında çalışanların fazla çalışma yaptığını ispata yarar somut bir saptamanın yapılmaması karşısında yerinde değildir. Öyle ki, davacının bu inceleme kapsamında iş müfettişine verdiği ifadesinde dahi kendi iddiasını teyid eder açıklamalarda bulunmadığı gibi hesaplamaya elverişli açıklama da yapmamıştır. Hal böyle iken davacının ibranamede elden aldığı tutar dışında fazla çalışma alacağı olduğu ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle fazla çalışma alacağının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy