MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ
Yerel mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18/04/2017 gün ve 2015/17420 Esas, 2017/6817 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya içerisinde mevcut imzası davacı tarafından inkar edilmeyen ibranamede ve ibraname eki makbuz başlıklı belgede davacıya 19.422,84 TL kıdem tazminatı, 2.969,06 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 22.391,90 TL ödendiğinin görüldüğü, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 420. Maddesinde iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 ay içerisinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanınmayacağı belirtilmiş ve yine aynı maddede ödemelerin banka kanalıyla yapılmış olması halinde ibra sözleşmelerinin geçerli olacağı hüküm altına alınmış ise de davacının imzaladığı belgenin niteliğini ve sonuçlarını bilecek durumda olduğu makbuz niteliğinde belge de davacının imzasını taşıyan ibranameyi desteklediği, bu nedenle ödendiği belirtilen alacakların mahsup edildiği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi tarafından 6098 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalanan ibranamede sadece kıdem ve ihbar tazminatı alacakları yönünden miktar belirtildiği, davacının bu miktarları tahsil ettiğinin ve başkaca bir alacağının bulunmadığının ifade edildiği görülmektedir. İbranamenin 08.02.2013 tarihinde davacı işçi tarafından imzalandığı, aynı tarihli makbuz başlıklı diğer bir imzalı belgede de ibranamedeki tutarlara aynen yer verilerek, davacının bu bedeli tahsil ettiği ifade edilmiştir. İbraname ile aynı tarihte davacı işçi tarafından imzalanan ve ibranamedeki miktarların birebir aynen yer aldığı makbuz başlıklı belgenin ibranamenin eki mahiyetinde olduğu ortadadır. Her ne kadar mahkemece; ibaranameye değer verilerek söz konusu tutarların mahsubu ile sonuca gidilmiş ise de, yukarıda ayrıntılı bir biçimde ifade edildiği üzere, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 420. maddesine aykırı olarak söz konusu ödemelerin banka aracılığı ile yapılmadığı ve bu durumun ibranameyi hükümsüz kıldığı gözetilmeksizin karar verilmiştir.İbraname ve ibranamenin eki mahiyetindeki makbuz başlıklı belgedeki tutarlar mahsup edilmeksizin alacağın hüküm altına alınması için kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 30/05/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy