MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacı işçinin davalı işyerinde 09.04.2007 tarihinden iş akdini haklı olarak feshettiği 01.08.2012 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, davacı işçinin davalılara ait işyerinde çalışma saatleri değişecek şekilde günde 13 saatten fazla çalıştığını, bu şekilde çalışmasının ulusal bayram ve genel tatil-hafta tatili ayrımı yapmadan devam ettiğini, bu çalışma haricinde ayda 7 gün nöbet tuttuğunu, çalıştığı dönemde yol, yemek, 4 ayda bir ikramiye ve prim aldığını, maaşının primlerle beraber 1.400,00 TL olduğunu iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve ihtar gideri alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı vakıf nezdinde herhangi bir fazla mesai ücreti ile başkaca bir alacağının olmadığını, işyerini sebepsiz bir şekilde terk ederek işin aksamasına neden olduğunu ve devam eden günlerde mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğinden davacının herhangi bir tazminat ya da alacağının söz konusu olmadığını, davacının günde 13 saat çalışmadığını, yaptığı mesailerin dosyasında mevcut olduğunu, yine davacının hafta sonları ve genel tatillerde çalıştığı sürelere ilişkin tüm ücretlerin ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine, karar Dairemizce özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı ... da ki ve ... da ki çalışmalarını kapsayan dönem için fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti talebinde bulunmuştur. Bu alacaklar açısından davacı tanıkları sadece ... çalışmasına ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Davacının ... da ki çalışmasına yönelik delil bulunmadığından, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti taleplerinin ... da çalışmaya başladığı 27/04/2010 tarihinden sonrası için hesabı gerekirken, hatalı değerlendirme ile tüm sürenin hesaba alınması isabetsizdir.
Ayrıca davacı haftada 24 saat fazla mesai yaptığını somut ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Davacının fazla mesai ücreti hesaplanırken, tanık beyanları esas alınarak tespit edilen, haftada 15 saat fazla mesai süresine göre kök raporda yapılan hesap üzerinden sonuca gidilmelidir.
3-Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Kısmi davada ise zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ıslahla arttırılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır.
Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili bilirkişi hesap raporundan sonra ıslah sureti ile alacakları arttırmış ve davalı vekili ise ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında kalan kısmında ıslah tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında bu süre dışında kalan miktarların zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan ve bu konuda ek rapor alınıp, zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili çalışmaları karşılığı ücretlerin yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır.
4-Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun, hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir“gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden rapor alınmış ve yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
a-Usul açısından;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/10/2012 tarih ve 2012/9-851 E– 2012/705 K sayılı kararında özetle, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda verilecek kararlarda, bozma konusu yapılmasa da her bir taleple ilgili olarak yeniden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, tefhim edilen hüküm özetinde “Mahkememizce daha önce verilen ve bozmaya konu edilmeyen hükümleri baki kalmak kaydıyla; davanın kabulüne; denilerek fazla mesai, hafta tatil ve genel tatil ücretlerinin kabulüne” karar verilmiş, diğer yönlerden (kıdem tazminatı ve ihtarname bedeli alacağı) hükümde hiç bahsedilmemiştir. “Mahkememizce daha önce verilen ve bozmaya konu edilmeyen hükümleri baki kalmak kaydıyla” denilmek suretiyle, kıdem tazminatı ve ihtarname bedeli alacağı, bozma kapsamı dışında kaldığından bu talepler hakkında yeniden hüküm kurulmadan karar verilmişse de, bu karar yukarıda özetlenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararına ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun değildir.
Mahkemece, bozmadan sonra verilecek kararda bozma kapsamı dışında kalsın ya da kalmasın her bir taleple ilgili olarak yeniden HMK.nun 297. maddesine uygun olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmalıdır.
b-Esas açısından;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Bozma öncesi fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarından, %20 oranında karineye dayalı makul indirim yapıldığı halde, bozma sonrası bu alacaklardan, %30 oranında indirim yapılması usuli kazanılmış hakkın ihlali olup, hatalıdır.
3-Bozma öncesinde fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tamamına, temerrüt tarihi olan 12/08/2012 tarihinden itibaren faiz işletildiği halde, bozma sonrasında genel tatil ve hafta tatili ücretlerinde dava ve ıslah tarihi ayrımı yapılarak faiz işletilmesi, fazla mesai alacağında da alacağın tamamına dava tarihi olan 28.08.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi de usuli kazanılmış hakkın ihlali olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.