MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Gıda İnş. Ltd. Şti.nde 28/01/2011 tarihinde çalışmaya başladığında şirket yetkililerinin davacıya boş senet imzalatarak işe aldıklarını, davacının çalışmak zorunda olduğu için boş senedi imzalamak zorunda kaldığını, davacının şirket yetkilileri tarafından 24.08.2011 tarihinde haksız yere işten çıkarıldığını, davacıyı işten çıkaran şirket yetkililerinin davacının işe girerken imzaladığı boş senedi doldurarak miktar kısmına da 25.000 TL yazarak davacı hakkında icra takibi başlattıklarını, davacının durumdan ödeme emri vasıtasıyla haberdar olduğunu, davacı işe başlarken alınan senedin bedelsiz olduğunu, işten ayrılması halinde iade edilmesi gerekirken haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibine konu edildiğini, davacının davalılara herhangi bir borcu olmadığını, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve senedin davacıya iadesini istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalılar vekili davalı ... adına verdiği cevap dilekçesinde, davacı ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığından Mahkeme'nin görevli olmadığını, dosyanın görevli Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, ayrıca menfi tespit davasına konu senetle ilgili icra takibinin ... İcra Dairesinde yapıldığını, davacının adresinin ise... ilçesi olması sebebiyle mahkeme'nin yetkisiz olduğunu, seçimlik haklarını... Mahkemelerinden yana kullandıklarından yetkisizlik kararı verilerek dosyanın... Mahkemelerine gönderilmesini, esasa ilişkin beyanında ise davalı ...'ın ... Gıda İnşaat Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.nin ortaklarından olduğunu, takibin alacaklısının işveren firma olmayıp ... olduğunu, davacının işveren firmaya ait fırında araçla ekmek taşıma görevinde çalıştığını, ekmek taşıma işinde kullanılan araçların diğer çalışanlar tarafından mesai sonunda saat 17:00'de fırının önüne bırakıldığını, ancak davacının aracı fırının önüne bırakmayıp evine götürdüğünü, araçla kaza yaptığını, davacıdan zararın karşılanmasını istediklerini, davacının hasarı ödeyemeyeceğini, nakit parası olmadığını bildirdiğinden senet imzalayarak verdiğini, davacının kullandığı aracın ...'a ait olup, şirkete ortak olması nedeniyle ödünç olarak verildiğini, aracın değerinin 26.500 TL olduğunu, aracın kaskosu olmaması nedeniyle kaza sebebiyle tutanak tutulmadığını, sadece aracın fotoğrafların çekildiğini, araçta meydana gelen hasar nedeniyle aracın 13.000 TL bedelle satıldığını, kalan 13.500 TL'lik zarar sebebiyle davacı hakkında icra takibi başlattıklarını, söz konusu senedin kesinlikle işe girişte alınan bir senet olmadığını, davacı tarafın bu nedenle yaptığı şikayet sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/100985 Soruşturma sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini savunarak davanın reddini ve alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, ... 9. İcra Müd.'nün 2011/19926 esas sayılı dosyası incelendiğinde alacaklanın ..., borçlunun ... olduğu, takibin 12/03/2011 tanzim, 18/06/2011 ödeme tarihli 25.000 TL bedelli bono sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, senetteki alacaklının ... Gıda İnş. San ve Tic. Ltd. Şti., borçlunun ... olduğu, ödeme emrinin borçluya 24/10/2011 tarihinde tebliğ edildiği, ancak borçlunun ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinde yaptığı şikayetin kabul edilerek, icra müdürlüğünce bono aslının icra dairesinde bulundurulmaması sebebiyle ödeme emrinin iptaline karar verildiği, Mahkeme tarafından davalı ... Ltd. Şti.nin adresi Bahçelievler ... olmakla, Mahkeme'nin yetki alanında kaldığından HMK'nun 7. maddesi gereğince yetki itirazının reddine, davanın taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi sebebiyle düzenlenen bir senet olduğu iddiasıyla dava açıldığından, görev itirazının reddine karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/100985 Soruşturma sayılı dosyası istenerek incelendiğinde müştekinin ..., şüphelilerin ... ve Necmettin Ubay olduğu, suçun bedelsiz senet kullanmak olduğu, ancak taraflar arasındaki ihtilafın hukuk mahkemelerince halli gerekene ihtilaf niteliğinde olması sebebiyle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Mahkeme tarafından dinlenen davacı tanığı A.O.İ.nin, davacının işyerine ait araç ile kaza yaptığını, bu kaza sebebiyle işten ayrıldığını, işe girerken aracın kendinde kalması ve kullanması sebebiyle boş senet imzalayıp verdiğini ve işten ayrıldıktan sonra boş senedin doldurularak icra takibine konulduğunu davacıdan duyduğunu, senedi imzalarken görmediğini, davacı tanığı M.E.nin, şirkete başlarken teminat senet verdiğini davacıdan duyduğunu, davacının işyerindeki kullandığı araç ile kaza yaptığını, ancak senedi kazadan önce mi yoksa sonra mı verdiğini hatırlamadığını, davacının akşamları evine araç ile gidip geldiğini, davalı tanığı Ü.A.nın, davacının işyerinde kullandığı araç ile kaza yapması sebebiyle kendisinden senet alındığını duyduğunu, kazadan önce boş senet verdiğine dair davacıdan herhangibir şey duymadığını, işe girerken kendisinden araçla evine gidip gelmesi halinde senet istendiğini, ancak işe araçla gidip gelmeyeceğini söylediğinden senet alınmadığını, işyerinden kimseden senet alınmadığını, davalı tanığı E.U.nun, davacıdan kazadan sonra boş senet alındığını, sonradan doldurulup doldurulmadığını bilmediğini beyan ettiği, her ne kadar davacı tarafından şirkette işe başlarken kendisinden boş teminat senedi alındığı ve işten çıkarıldıktan sonra doldurularak icraya konulduğu iddiasıyla davalıya borçlu olmadığının tespiti davası açılmış ise de takip konusu senedi işe başlarken boş olarak imzalayıp verdiğine dair yazılı bir delil sunmadığı gibi dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından senedin işe girerken imzalanıp verilmiş boş teminat senedi olduğu yönünde kesin bir kanaete varılamamış olmakla, davacının davasının reddine dair Mahkeme tarafından bozmadan önce karar verildiği, Mahkeme tarafından verilen kararın temyiz edilmesi nedeniyle dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesince incelenerek 2014/23743 Esas sayılı ilâmı ile bozularak döndüğü, Yargıtay ilamında bozma gerekçesinin "... senedin verilen zarara karşılık olduğunu ispat yükü davalı işverene ait olup, mahkemece yapılacak iş, kazaya ilişkin tüm evraklar getirtilip meydana geldiği iddia edilen zarar ve kusur oranı saptanıp, senedin geçerliliğini buna göre belirlemekten ibarettir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde belirtildiği, Mahkeme tarafından usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak dosya trafik bilirkişisine tevdi edilerek meydana gelen kaza sebebiyle davacının kusur oranının tespit edilmesi istenmiş, bilirkişi tarafından sunulan kök ve ek raporlarında davacının kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, bu haliyle davalı tarafın senedin kaza neticesinde araca verilen zarara karşılık davacıdan alındığı iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, diğer taraftan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2012 tarihli 2011/194976 Soruşturma numaralı takipsizlik kararında, şüphelilerden davalı M.U. ile N.U.ın verdikleri ifadede, araçta meydana gelen zararı davacının taksitler halinde kendilerine öderken işten ayrılması üzerine 25.000,00 TL senet alındığı, bakiye 13.000,00 TL için ise takip yapıldığı savunmasında bulunulduğu, cevap dilekçesinde ise davacının nakit parası olmadığından hasarı ödeyemeyeceğini belirtmesi üzerine kendisinden senet alındığının belirtildiği, her iki ifadenin kendi arasında çelişki arz ettiği, tutarlılık bulunmadığı, ayrıca araçta meydana gelen zararın 13.500,00 TL olduğu davalı tarafın da kabulünde olmasına rağmen 25.000,00 TL'lik senet alınmasının ticari hayatta geçerli olan teamüllere uygun olmadığı, dinlenen taraf tanıklarının ortak anlatımlarına göre davalı tarafından verilen araç ile işe gidilip gelinmesi halinde, davalı işyerinde boş senet alınması yönünde bir uygulamanın olduğu, davalının davaya konu bonodan kaynaklanan borç ilişkisini ispat edemediği, ayrıca davacı taraf ile 24/08/2011 tarihinde iş ilişkisinin sona ermesinden sonra senedin bilahare 14/10/2011 tarihinde icra takibine konu edildiği de dikkate alındığında, davalı tarafın üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği gerekçesi ile ... 9. İcra Müdürlüğünün 2011/19926 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 12/03/2011 düzenleme tarihli 25.000,00 TL meblağlı ve 18/06/2011 vade tarihli bono nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, söz konusu senedin davacıya iadesine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Davaya konu olan husus, davalı tarafından icra takibine konan senetten davacı işçinin borçlı olup olmadığı, senedin iptalinin gerekip gerekmediğidir.
Dairemizin 2014/23743 Esas sayılı bozma ilâmı ile davacı temyizi üzerine "Taraflar arasında dava konusu senedin teminat senedi olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren dava konusu senedi davacının sebebiyet verdiği araç hasarına karşılık verdiğini savunmuş, buna ilişkin belgeler, fotoğraflar sunmuş ve kaza tanıklarca da doğrulanmıştır.Bu açıklamalar ışığında, senedin verilen zarara karşılık olduğunu ispat yükü davalı işverene ait olup, mahkemece yapılacak iş, kazaya ilişkin tüm evraklar getirtilip meydana geldiği iddia edilen zarar ve kusur oranı saptanıp, senedin geçerliliğini buna göre belirlemekten ibarettir.Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile mahkeme'nin ilk kararı bozulmuştur. Bozmaya uyulmuştur.
Bozma sonrasında da netlikle anlaşılacağı üzere dosyada bozma öncesinde de mevcut bulunan fotoğraflardan başka yazılı delil/ belge gibi bir delil mevcut değildir.
Dava dilekçesinde davacıya boş senet imzalatarak işe aldıkları, davacının şirket yetkilileri tarafından 24.08.2011 tarihinde haksız yere işten çıkarıldığı, boş senedin 25000 TL yazılarak icraya konduğu ileri sürülmüştür.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde işyerinin fırınından araçla ekmek taşımakla görevli olan davacıya verilen araçla daha önce de kazalar yaptığı, o kazaların mesai saatleri içinde olması nedeni ile hasarların giderildiği, ama davacının mesai saatleri dışında oluşan ve yüksek hasarı olan son kazasının zararını karşılamasının istendiği, davacının senet verdiği, davacının son kazasında mesai saatlerinden sonra gece yarısı duvara çarptığı, kazanın karşı tarafı bulunmaması ve aracın kaskosunun olmaması nedeni ile polis tutanağı olmadığı, sigorta şirketi çağırılmadığı, kaza sonrası sadece aracın fotoğraflarının çekildiği, senedin işe girerken boş alınmadığı, kaza nedeni ile alındığı, kaza gece olduğundan araç değerine göre alacak kısmına 25000 TL yazıldığı savunulmuştur.
Bozma sonrası verilen karardaki Mahkeme gerekçesi şu noktada hatalıdır: Mahkeme gerekçesinde kök bilirkişi raporunda davacının kusuru olmadığının belirtildiği denmiş ise de Mahkeme'nin kök bilirkişi raporundan kastettiği 21/11/2016 ıslak havaleli bilirkişi raporunda çok taraflı bir trafik kazası incelenmiştir. Oysa, davalı, davacının önceden de kazalara karıştığı ididasındadır, ama, dava konusu son kazanın, davacının duvar/refüj/ beton blok gibi bir cisime tek taraflı olarak çarpması sonucu oluştuğu davalı vekilinin cevap dilekçesinde açıkça ifade edilmiştir. Dolayısı ile kök bilirkişi raporu olarak Mahkeme'nin eldeki gerekçesinde belirtilen bilirkişi raporu aslında dava konusu olmayan başka bir trafik kazası hakkındadır.
Eldeki Mahkeme kararının gerekçesinde"ek rapor" olarak belirtilen 23/5/2014 tarihli ek raporda ise fotoğraflardan aracın refüje çarptığının göründüğü, ama aracın plakasının görünmediği, dolayısı ile çarpmanın hangi tarihte kim tarafından yapıldığının ve kazanın dava konusu araca ait olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, dosyada başka belge bilgi de olmadığı , davalı vekilinin aracın duvara çarpıldığını belirtmesine rağmen fotoğraflardaki aracın refüje çarptığının görüldüğü, yani davalının çelişkiye düştüğü, davacıya atfen kusur bulunmadığı yönünde görüş belirtmiştir.
Davalı vekili bu bilirkişi raporundaki belirlemeler hakkında, fotoğraflarda görülen beton bloğun cevap dilekçesinde duvar olarak ifade edildiği, bilirkişi tarafından bunun refüj olarak tanımlandığı, bunun olayın özünde çelişki yaratmadığı belirtilmiştir.
Eldaki Mahkeme kararının gerekçesinde "... Cumhuriyet Başsavcılığının 09/01/2012 tarihli 2011/194976 Soruşturma numaralı takipsizlik kararında, şüphelilerden davalı ... ile N.U.nun verdikleri ifadede, araçta meydana gelen zararı davacının taksitler halinde kendilerine öderken işten ayrılması üzerine 25.000,00 TL senet alındığı, bakiye 13.000,00 TL için ise takip yapıldığı savunmasında bulunulduğu, cevap dilekçesinde ise, davacının nakit parası olmadığından hasarı ödeyemeyeceğini belirtmesi üzerine kendisinden senet alındığının belirtildiği, her iki ifadenin kendi arasında çelişki arz ettiği, tutarlılık bulunmadığı, ayrıca araçta meydana gelen zararın 13.500,00 TL olduğu davalı tarafın da kabulünde olmasına rağmen 25.000,00 TL'lik senet alınmasının ticari hayatta geçerli olan teamüllere uygun olmadığı," şeklindeki gerekçe bakımından, davalı vekili temyiz dilekçesinde, araçta meydana gelen hasar nedeniyle davacıdan aracın tam değerine göre 25.000 TL bedelli senet alındığı, aracın değerinin 26.500 TL iken hasarlı satış değerinin 13.000 TL olduğundan, 13.500 TL zarar için senedin icra takibine konu edildiği beyan edilmiştir.
Konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılının kovuşturmaya yer olmadığı kararında, şikayetçinin eldeki davacı, şüphelinin davalı olduğu, davacının işe girerken boş senet verdiğini ama sonradan icraya konduğunu şikayet ettiği, davalının, davacının kazası nedeni ile zararı taksitlerle öderken işten ayrılması üzerine senet miktarı 25000 TL olmasına rağmen bakiye 13000 TL için takip yaptığını ifade ettiği, konunun hukuki ihtilaf olduğu gerekçesine dayanılmıştır.
Tanıkların genel değerlendirilmesinde, davacının kaza yaptığına ilişkin bir kısım tanık beyanlarının bulunduğu, ama, davalı vekilinin beyanında davacının birden fazla kazaya karıştığınıbelirtildiği için tanıkların hangi kazadan bahsettiğini müşahhas şekilde belirtmedikleri görülmektedir.
Dosyada dava konusu trafik kazasına ilişkin olduğu davalı vekili tarafından belirtilen fotoğraflar hakkında davacı vekili fotoğraflar ile ilgili bir açıklama yapmamıştır.
Dosya kapsamında konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılının soruşturma dosyası mevcut değildir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında "Mayıs ayında kaza yaptığını, kazanın gece 11'de olduğunu" dediğini savunmuş ise de davalı aynı zamanda kazadan sonra aracın satıldığını savunduğu gözetildiğinde, araç satış sözleşmesinin Mart ayında olduğu görüldüğünden davacının Cumhuriyet Başsavcılığı beyanı da bunlar gözetilerek değerlendirilmelidir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının fotoğraflar hakkında isticvabını talep etmiş, ancak davacı isticvap edilmemiştir.
Yukardaki delil durumuna göre bahsi geçen Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma dosyası celbedilmelidir.
Davacı asile isticvaba dair HMK hükümleri uygulanarak davacı asil bizzat duruşmaya celbedilerek, dosya kapsamındaki kaza fotoğraflar davacı asile gösterilerek, dosya kapsamındaki kaza fotoğraflarının dava konusu olduğu savunulan kazaya ve araca ilişkin olup olmadığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, yeri, tarihi, neticesi, fotoğraflar dava konusu kazaya ilişkin değil ise neye ilişkin olduğu, fotoğraflardaki aracı fotoğraflardaki kaza sırasında kendisinin mi kullandığı, kullandığı araç fotoğraflardaki araç değilse nasıl bir araçtı gibi konularda davacı isticvab edilmelidir. Davalı vekilinin isticvab talebine rağmen davacı asile kazaya ilişkin tek soru dahi sorulmaması hatalıdır.
Bunlardan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası, davacı asilin isticvabındaki beyanları ve tüm dosya kapsamı yeniden bir bütün olarak incelenip değerlendirilerek olumlu ya da olumsuz bir sonuca gidilmelidir. Eksik araştıma ve inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy