MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Kurum vekili ve davalı Şirket'in İflas İdaresi tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20/09/2003 tarihinden itibaren davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğünün asıl işvereni olduğu ve kurumun Mersindeki yurtlarında bulunan taşeron şirketler tarafından çalıştırılan kafeterya ve yemekhanede diğer davalının bünyesinde aşçı olarak çalıştığını ve 10/08/2010 tarihinde iş aktinin fesh edildiğini, bu tarihe kadar kesintisiz çalıştığını, davalı kurumun müvekkilinin çalıştığı iş yerinde asıl işveren olduğunu, taşeronların değişmesine rağmen müvekkilinin aynı iş yerinde çalışmasına devam ettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı Kurum vekili, davacının kuruma bağlı lokanta-kantin işletmesini 2006-2010 tarihleri aralığında Özyol Şirketi tarafından işlerinin yerine getirildiğini, davacının 22/09/20103-16/06/2010 tarihleri arasında bu şirkette çalıştığını, tüm işleri diğer davalının takip ettiğini, kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin iflas ettiğini, iflas durumunda geçerli prosedürün uygulanması gerektiğini, Yurtkur ile müvekkili arasındaki sözleşme süresinin bittiğini ve sözleşmenin yenilenmediğini, bunun üzeirne davacının işi bırakmak zorunda kaldığını, yani şirketin davacının işine son vermediğini, davacının ücret alacağı olmadığını, iddia ettiği fazla mesaiyi yapmasının ve ulusal bayram genel tatil çalışmasının mümkün olmadığını, dini bayramlarda yurtta zaten öğrenci kalmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ve 2015/36311 Esas sayılı ilamı ile özetle "Davacının, davalı altişveren Özyol Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. yanında, davalı asıl işveren Kredi Yurtlar Kurumuna ait iş yerinde 10/08/2010 tarihine kadar çalıştırıldığı, alt işverenin davalı işyerinde ihale süresinin sona ermesi nedeniyle 12/08/2010 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığına ait devlet hastanesinde çalıştırılmaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Yani davalı alt işveren, davacının iş sözleşmesini davalı asıl işveren iş yerinde çalışırken sona erdirmemiştir. Asıl işverenin sorumluluğu İş Kanununun 6. maddesi gereği alt işverenle birlikte müteselsil olarak sorumludur. Bu durumda davacının alt işveren yanında iş yerinden ayrılış tarihi ve ayrılış nedeni önem kazanmaktadır. Şayet dava tarihi itibariyle davacı, altişveren iş yerinde çalışmaya devam ediyorsa; davacı, davalı asıl işverenden de kıdem ve ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı talep edemeyecektir. Dava tarihinde davacı ile altişveren arasındaki iş sözleşmesi sona ermiş ise işveren tarafından haksız fesih bulunduğu takdirde şimdiki gibi kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olacak, iş sözleşmesi davacı tarafından haklı nedenle son erdirilmiş ise davalı işveren sadece kıdem tazminatından sorumlu olacaktır. Yıllık izin alacağı bakımından ise davacının alt işveren ile iş sözleşmesi davalı asıl işverenden sonra da devam ettiği takdirde davacının yıllık izin ücretinden sorumlu tutulamaz. Bütün bu hususlar düşünülmeden ve olgular araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir" gerekçesiyle bozulduğu, Mahkeme tarafından Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma ilâmı sonrası bilirkişi raporu alındığı, 13/07/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ile özetle; davanın kabulü halinde davacının alacak haklarının davalılarca müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının belirtildiği, Mahkeme tarafından denetime elverişli ve oluşa uygun bilirkişi raporu hükme esas alındığı, davacı vekili tarafından davalı Özyol Şirket aleyhine Mahkeme'ye 28/03/2016 tarihinde açılan alacak davasının Mahkeme'nin 2016/205 Esas sayısını aldığı, davacının bu dosyada müvekkilinin davalı şirket yanında çalıştırıldığını ve 10/08/2010 tarihinde işten çıkarıldığını, müvekkiline ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağının davalıdan tahsilini talep ettiği ve vaki irtibat sebebiyle bu dosyanın mahkememizin 2016/251(2013/490 bozma öncesi) Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verildiği ve yargılamaya bu dosya üzerinde devam edildiği, davacının 20.09.2003 ile 10.08.2010 tarih aralığında asıl işveren olan davalı Kredi Yurtlar kurumunun işlerini görmek üzere alt işveren olan diğer davalının yanında çalıştığı, fesih tarihinde iş yeri devri olmadığı, iş akdinin feshi tarihinde davacının davalı asıl işveren yanında çalışmasına devam etmediği, bu nedenle davacıya karşı her iki işverenin birlikte sorumlu oldukları, iş akdinin haklı nedenle bildirim sürelerine uyarak feshedilmemesi sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabul edildiği, davacının genel tatil ve fazla çalışmaları tanık anlatımı ile belirlendiği, davalı iş aktinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde sonlandığını ve davacıya haklarını ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı Şirket'in İflas İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekili ve davalı Şirket'in İflas İdaresi'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/36311 Esas sayılı bozma ilamında “Somut olayda davacının, davalı alt işveren Özyol Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. yanında, davalı asıl işveren Kredi Yurtlar Kurumuna ait işyerinde 10/08/2010 tarihine kadar çalıştırıldığı, alt işverenin davalı işyerinde ihale süresinin sona ermesi nedeniyle 12/08/2010 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı’na ait devlet hastanesinde çalıştırılmaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Yani davalı altişveren, davacının iş sözleşmesini davalı asıl işveren işyerinde çalışırken sona erdirmemiştir. Asıl işveren İş Kanunu'nun 6. maddesi gereği alt işverenle birlikte müteselsil olarak sorumludur. Bu durumda davacının alt işveren yanında işyerinden ayrılış tarihi ve ayrılış nedeni önem kazanmaktadır. Şayet dava tarihi itibariyle davacı, alt işveren iş yerinde çalışmaya devam ediyorsa; davacı, davalı asıl işverenden de kıdem ve ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı talep edemeyecektir. Dava tarihinde davacı ile altişveren arasındaki iş sözleşmesi sona ermiş ise işveren tarafından haksız fesih bulunduğu takdirde şimdiki gibi kıdem ve ihbar tazminatından sorumlu olacak, iş sözleşmesi davacı tarafından haklı nedenle son erdirilmiş ise davalı işveren sadece kıdem tazminatından sorumlu olacaktır. Yıllık izin alacağı bakımından ise davacının altişveren ile iş sözleşmesi davalı asıl işverenden sonra da devam ettiği takdirde davacının yıllık izin ücretinden sorumlu tutulamaz. Bütün bu hususlar düşünülmeden ve olgular araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.” şeklinde bozma nedeni açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının talebe esas 10/08/2010 tarihinden sonra bozma ilamında belirtilen 12/08/2010 tarihinden sonra giriş-çıkışlarla ama kesintisiz olarak 09/05/2011 tarihine dek çalışması görünmektedir. Ancak, bozma ilâmında Devlet Hastanesi olarak tespit edilen 1065337 sicilli işyerinden sonra 09/05/2011 tarihine dek çalıştığı işyerlerinin Devlet Hastanesi olup olmadığı dosyadaki belgelerden anlaşılamamaktadır. 31/12/2010 tarihinde davacının çıkışı, ertesi gün yeniden girişi bulunmaktadır. Yani, davalı işveren davacının 31/12/2010 tarihinde çıkışını yapmıştır. Gene ertesi günden başlayarak 01/01/2011-09/05/2011 tarihleri arasında giriş-çıkışlarla kesintisiz çalıştığı işyerlerinde asıl ve alt işverenler belli olmadığı gibi bu aralıkta fesih yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı ve kıdem ihbar tazminatına davacının hak kazanmasına neden olacak şekilde bir fesih olup olmadığı, bu tarih aralığında şayet fesih yok ise 09/05/2011 tarihindeki feshin kıdem ihbar tazminatına hak kazandırır bir fesih olup olmadığı araştırılmamıştır.
Bu hususlar, davacı asil bizzat duruşmaya celbedilip kendisine açıklatılmalı, tarafların vekillerinden bu konularda detaylı açıklamaları alınmalı, davalı asil Kurum'a ve davalı asil şirketin iflas idaresine hizmet döküm cetvelinde belirtilen 12/08/2010 -09/05/2011 tarihleri arasında çalıştığı görünen işyerlerinin kimliği, davalı alt işveren şirketin iş yeri olup olmadığı sorulmalı, ...'dan, hizmet döküm cetvelinde belirtilen 12/08/2010 -09/05/2011 tarihleri arasında çalıştığı görünen işyerlerinin kimliği ve ticari ünvanı sorulmalı, Ticaret Sicili Müdürlüklerinden ...'dan kimlikleri bildirilen iş yerlerinin merkez adresleri celbedilerek bu şekilde tespit edilecek merkez adreslerine Mahkeme tarafından müzekkereler yazılarak yukardaki söz konusu hususlar sorulmalı ve cevaplara dayanak olan belgeler, örneğin hizmet alım sözleşmesi, davacının bordroları gibi, istenmelidir.
Mahkeme tarafından gerekli görülen sair araştırmalar da yapılarak yukarda belli olmadığı belirtilen noktalar aydınlatılarak ilk bozma ilâmının gerekleri yerine getirilerek sonuca ulaşılmalıdır.
3-Davalı Kurum'un harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
4-İki davalı olmasına rağmen hüküm fıkrasının 5. bendinde harcın "davalıdan" alınması şeklinde tekil ifade sonucu hangi davalı olduğu konusunda belirsizlik yaratılması hatalıdır.
5-Davalı şirketin iflas ettiği anlaşılmasına rağmen gerekçeli karar başlığının buna göre düzenlenmemesi hatalıdır.
Ayrıca, takdiri indirim hariç reddedilen kısım olması halinde iflas idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği de gözetilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy