MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 20.05.2013 tarihinde davalı ...'nin ... Başmüdürlüğünde taşeron şirketlere bağlı şoför olarak çalışmaya başladığını, asgari ücretle çalıştığını, bu çalışmasını 10.01.2014 tarihine kadar devam ettirdiğini, iş akdinin davalı işverence haksız ve önelsiz olarak fesih edildiğini, davalı kurumun taşeronlarla kurduğu ilişkinin İş Kanununun öngördüğü alt işverenlik ilişkisine uygun olmadığını, muvazaalı olarak kurulan ilişkinin bir takım yükümlülükleri ortadan kaldırmayı amaçladığını, zira çalışma süresi boyunca ... Başmüdürlüğünce toplanan ... ve ...ları kontrol edip teslim ve tesellüm belgelerini imza etmek suretiyle teslim alarak araçlarla başka ilçelerdeki ...nelere götürdüğünü, bu ...nelerde bulunan ... ve ...ları da yine kontrollerini yapıp imzalamak suretiyle ... Başmüdürlüğüne getirdiğini, davalı kuruma ilişkin mevzuat gereği yaptığı işin davalının asıl işi olduğunu ve uzmanlık gerektirmediğini, ayrıca taşeron firmaların değişmesine rağmen çalışanların değişmemesi ve firmaların değişmesinden dahi haberlerinin bulunmaması, taşeron firmaların davalı kurumun altyapısını kullanarak hizmet vermesi gibi durumların da muvazaa iddiasını doğruladığını, dolayısıyla anılan sebeplerle gerçek ve tek işvereninin davalı kurum olduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, kendilerinin ihale makamı olduğunu, davada herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının tüm çalışmalarından ihaleyi alan firmaların sorumlu olduğunu, davacının çalışma süresi dikkate alındığında kıdem tazminatı hakkı da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, ... Kanununun 10.maddesindeki değişikliğin 29.04.2009 tarihinde yapıldığı, 10. maddenin son fıkrasına; "... İdaresi ...ların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir." ibaresinin eklendiği, eklenen bu düzenlemenin asıl iş/yardımcı iş niteliğine ve ilişkideki muvazaa olgusuna etkili olmadığı ve davacının başından beri davalı kurumun işçisi olarak çalıştığı, davacının gerçek işvereninin davalı kurum olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
karar davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2017 tarih, 2017/4684 Esas, 2017/7352 Karar Sayılı ilamı ile, “Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalı kurumun ... ve ... dağıtım işinde şoför olarak çalıştığını, davalının alt işverenlerle kurduğu ilişkinin İş Kanununun öngördüğü alt işverenlik ilişkisine uygun olmadığını, muvazaalı olarak kurulan ilişkinin bir takım yükümlülükleri ortadan kaldırmayı amaçladığını, zira çalışma süresi boyunca yaptığı işin davalının asıl işi olduğunu ve uzmanlık gerektirmediğini, ayrıca taşeron firmaların değişmesine rağmen çalışanların değişmediğini ve firmaların değişmesinden dahi haberlerinin olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, ... Kanununun 10. maddesinde yapılan değişiklik öncesindeki 14.05.2007 tarihinde verilen Dairemiz kararı emsal alınarak davacının başından beri davalı kurumun işçisi olarak çalıştığı kabul edilmiş ise de varılan sonuç eksik incelemeye dayanmaktadır. Davacı taraf, genel muvazaa kriterlerine göre davalının gerçek işveren olduğunu, mevzuattan kaynaklanan bir takım yükümlülüklerin ortadan kaldırılması amacıyla davalının dava dışı şirketlerle ilişki kurduğunu iddia etmiştir. Buna göre mahkemece, yapılan alt işverenlik sözleşmelerinin iş hukukunun öngördüğü kamusal yükümlülüklerden kaçınmayı amaçlayıp amaçlamadığı, işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut mevzuattan kaynaklanan bireysel veya kolektif haklarını kısıtlamaya ya da ortadan kaldırmaya yönelik yapılıp yapılmadığı, alt işverenin işverenden sözleşme ile üstlendiği mal veya hizmet üretimi için belirli bir organizasyona, uzmanlığa ve hukuksal bağımsızlığa sahip olup olmadığı, alt işveren uygulamasının işçilik teminine yönelik olup olmadığı araştırılmalı, davalı idare ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi mi, yoksa muvazaalı bir ilişkinin mi bulunduğu açıkça tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin bozma kararı sonrasında Mahkemece yapılan araştırmaya göre dosya içeriği dikkate alındığında, davacı işçinin davalı kurumun ... ve ... dağıtım işinde alt işveren işçisi olarak (şoför) çalıştığı, yapılan alt işverenlik sözleşmelerinin muvazaalı bir ilişkiye dayandığının davacı tarafından somut olarak kanıtlanmadığı, aksine davalı kurum ile ihbar olunan şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisine dayandığı anlaşılmakta olup, baştan beri davalı ... ve ... A.Ş. Genel Müdürlüğü nezdinde kamu işçisi olduğu kanıtlanmayan davacının ilave tediye alacağından yararlanamayacağı ortadadır. Mahkemece de bu durumun tespit edilmesine karşın, karar gerekçesi ile çelişki yaratılarak davacının ilave tediye alacağı talebinin hüküm altına alınması 6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.