MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ: ... 8. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının ... Büyükşehir Belediyesinin otopark işletme şirketi olan davalı ... AŞ'de 03/04/2012 - 14/08/2015 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile aralıksız olarak otopark görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedilmiş olduğunu, fesih ihbarnamesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, esasen müvekkilinin Belediye - İş ... üyesi olup iş akdinin sendikal faaliyetleri nedeni ile feshedilmiş olduğunu, yine davacı ile aynı tarihlerde iş akitleri feshedilen davacılar ...ve ...'in de sendikalı olduklarını, sendikalı pek çok işçinin de yönetimden gördükleri baskılar sonucunda sendikalarından istifa etmek zorunda kaldıklarını ve bu nedenle davalı işveren hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, işverenlikçe tutulan tutanakların gerçeği yansıtmadığı gibi zaten bu tutanaklara dayanılarak yapılan feshin süresinde de yapılmamış olduğunu, işverenlikçe feshin son çare olması ilkesine uyulmamış olduğunu iddia ederek işe iadesini ve bağlı neticeleri ile işe başlatılıp başlatılmama şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının işine gereken özeni göstermeyen, bu nedenle sık sık uyarılan, kınama cezası dahi almış olan bir çalışan olduğunu, hatta davacı hakkında beyaz masa adı verilen birime davacı ile ilgili çeşitli şikayetler geldiğini, müvekkilinin davacının davranışları nedeni ile mağdur olduğunu, feshin sendikal nedenle yapıldığının ise kabul edilemez olduğunu çünkü halen işyerinde pek çok sendika üyesinin çalışmakta olduğunu, feshin makul sürede yapılmış olduğunu, davacıdan pek çok kez savunmasının alınıp sözlü ve yazılı uyarılar verildiğini, kınama cezası bile verilmiş olduğunu, buna rağmen davacının davranışlarını değiştirmemiş olduğunu bu nedenle feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, ... Büyükşehir Belediyesinin otopark işletme şirketi olan davalı ... AŞ'de otopark görevlisi olarak çalıştığı, çalışma süresi boyunca çeşitli tarihlerde ...'a ait park yerlerini kullandığı halde bazı araç sahiplerine fiş kesmediği, bazı araç sahiplerinden eksik ücret aldığı, bazılarından ise tam ücret alıp park süresini olduğundan az gösterdiği, vatandaşın kendisini şikayet ettiği, görevli olduğu sahada etkin çalışma yapmadığı, mesai saati içinde görev yerini terk ederek arkadaşları ile sohbet ettiği, görevine geç geldiği, hatta el terminalini açtığından daha sonra mesaiye geldiği konularında hakkında tutanaklar tutulduğu, savunmalarında ise 22/05//2015 tarihinde ehliyetini almak için emniyete gittiği, telefonu ile uzun süreli görüşmeler yapmadığı, kimseden fazla ücret almadığı, söz konusu şoförün para üstünü kendisinin almadığı, yine işyerine durumu ile ilgili bilgi vermeye gittiği bir gün de devamsızlık yaptığından bahisle hakkında tutanak tutulmuş olduğunu, sabahları çocuğunu anneannesine bıraktığı için geç kaldığı, görev yerini terk etmeyip taksit yatırmaya gittiği, yakın yerde görev yapan arkadaşlarıyla görüşmesinin görev yerini terk etmek ve sohbet etmek olarak değerlendirilemeyeceği, yine izinde olduğu bir gün kendisine mesai yazıldığı şeklinde beyanlar verdiği, 12/06/2015 tarihli kınama yazısında ... AŞ İş Sağlığı ve Güvenliği İç Yönetmeliğinin 16/22-25-41 maddelerine uymadığı tespit edildiğinin ve devam etmesi durumunda iş akdinin feshedileceğinin davacıya bildirildiği, tüm yaşananlar nedeni ile davacı işçi ile davalı işveren arasındaki ... ilişkisinin zedelendiği ve iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği, artık işverenden davacıyı çalıştırmasının beklenemeyeceği, zaten davalı işverenlikçe davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmiş olması da gözönüne alınarak davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedilmiş olduğu, davacı tarafça davacının ne tür sendikal faaliyetler bulunduğu somut olarak ortaya konulamamış olması nedeni ile davacının iş akdinin feshinin sendikal nedenlere dayalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesini süresi içinde ibraz etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine aykırılık teşkil edecek bir durumun bulunmadığı, yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin geçerli olup olmadığı ve sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre 01/07/2015 tarihinde sendikaya üye olan davacının iş akdi hemen akabinde 14/08/2015 tarihinde feshedilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince feshin geçerli olduğu ve sendikal nedenle fesih iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının , davalı işveren yetkilileri hakkında sendikal faaliyetin engellenmesi suçundan şikayetçi olduğu ve yetkililer hakkında isnat edilen eylem nedeniyle kamu davası açıldığı ve açılan davanın derdest olduğu, davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı, tanık beyanlarına göre davacının sendikaya üye olmasından sonra işyerinde baskılara maruz kaldığı ve yetkililer hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmakla davacının işe iade talebi ile sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6. Davacının yaptığı yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 26/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.