MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ... Şubesinde restaurant müdürü olarak 05/11/2011 tarihinde işe başladığını, 03/07/2015 tarihinde iş akdinin geçerli bir nedenle fesih kararı alınmıştır denilerek feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmeyeceğinin söylenmesi üzerine çaresiz ve baskı altında kalan müvekkil kendisine sunulan ikale sözleşmesini ve diğer evrakları imzalamak zorunda bırakıldığını iddia ederek davanın kabulü ile haksız ve geçersiz feshin iptalini, süresi içinde başvurulması halinde kararın kesinleşmesine kadar 4 aylık ücret ve diğer her türlü haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, işe başlatmama halinde 8 aylık ücretin davacıya verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkil şirketin iş adresinin ..., ... Mahallesi ... İş ...1 Zemin kat olup yetkili mahkemenin ... İş Mahkemeleri olduğunu, davacının davalı şirkette çalışmak istememesi üzerine verdiği dilekçe sonrasında davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ikale sözleşmesi akdedilmiş olduğu için davacının işe iade davası açma hakkı bulunmadığını, işsizlik ödeneğinden yararlanması için kod 4 bildirildiğini davacının restoran müdürü sıfatıyla çalıştığını, okur yazar eğitimli ve vasıflı bir kişi olduğunu baskı altında kaldığına ilişkin iddiaların inandırıcılıktan son derece uzak olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, her ne kadar ikale sözleşmesi yapması hususunda icap davacıdan gelmiş ise de davacının ikale sözleşmesi için makul bir yararın bulunmadığı, özellikle dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davacının ikale sözleşmesini irade fesadı halinde imzaladığı bu nedenle taraflarca imzalanan ikale sözleşmesinin geçerli bir ikale sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir. İş sözleşmesini fesheden işçi feshin geçersizliği ve işe iade isteminde bulunamaz.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. Uygulamada en çok karşılaşılan şekli olan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatı haklarının ödenmesi şartıyla ayrılma talebi istifa olarak değil, olsa olsa ikale (bozma sözleşmesi) yapma yönünde icap biçiminde değerlendirilmelidir. İşverenin sosyal ve ekonomik üstünlüğünü kullanarak, tazminatları ödeme koşulu, benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. İşverenin haklı fesih nedenlerine dayanarak işçiye istifa dilekçesi vermesi halinde baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine de gerçek anlamda istifa olarak değer vermek mümkün olmaz. İstifa belgesine dayanılmakla birlikte işçiye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması, Türkiye İş Kurumuna yapılan bildirimde işveren feshinden söz edilmesi gibi çelişkili durumlarda, her bir somut olay yönünden bu çelişkinin istifanın geçerliliğine etkisinin değerlendirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının istifa dilekçesine karşı irade fesadına dayandığı fakat tanık dinlenilmeden karar verilmesi üzerine Dairemizce, tanıkların dinlenilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması yönünden Yerel Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmakla tanık dinlenmiş iradeyi fesata uğratacak baskı unsuru bulunduğundan feshin geçerli nedene daynmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.,
Davacının iş akdinin davalı işveren tarafından ikaleye davet olarak kabul edilen, davacı işçiye ait ailevi sebeplerle kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi şartıyla iş sözleşmesinin feshini talep ettiği 01.07.2015 tarihli dilekçesinden sonra 02.07.2015 tarihinde feshedilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının davacının akdinin ne şekilde feshedildiği konusunda görgüye dayalı bir bilgi sahibi olmadıkları ve davacının irade fesadı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Davacının iş akdi işten ayrılmak istediğine ilişkin dilekçeye istinaden sona erdirildiğinden, yukarıdaki ilke kararında da açıklandığı üzere Dairemiz uygulamasına göre işçiden gelen talep üzerine yapılan ikale sözleşmesi bakımından kıdem ve ihbar tazminatına denk düşecek bir miktarın ödenmesinin kararlaştırılmasının sözleşmeyi imzalamada işçinin makul yararı bakımından yeterli kabul edildiği, ayrıca ek bir menfaaat sağlanmasının aranmadığı, açıklanan nedenlerle davacı irade fesadı iddiasını ispat edemediğinden ve davacının talebi üzerine iş akdi feshedildiği anlaşıldığından davalı feshinden de söz edilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H)Sonuç:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) İlk Derece Mahkemesinin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) DAVANIN REDDİNE,
3-) Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL peşin mahsubu ile bakiye 8,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, kesin olarak 10.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.