MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/01/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından verilen 28.03.2018 tarihli dilekçede; Dairemizin 22.06.2017 tarihli, 2017/25554 E. ve 2018/1786 K. sayılı bozma kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın bu kısmının ortadan kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmesi talep olunmuştur.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dilekçe ve dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dairemizce 24.01.2017 günü yapılan duruşmaya katılan tarafın davacı olduğu gözden kaçırılarak davalı lehine duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesinin maddi hataya dayandığı anlaşılmakla, Dairemiz kararının duruşmaya katılan tarafa yönelik tespiti ile hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesi için ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 01/01/2002 tarihiden itibaren iş akdinin feshedildiği 28/03/2014 tarihine kadar aralıksız olarak enjeksiyon operatörü olarak çalıştığını, aylık 1.410,00 TL. ücret aldığını, SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatmadığını, iş yerinin kapanması nedeni ile işten çıkarıldığı işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, HMK 119/1-f bendine aykırı düzenlenen dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde tanık ismi bildirilmediğinden tanıkların dinlenmesine muvafakat vermediklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kıdem-ihbar tazminatlarının davacıya ödendiğini, banka kayıtlarında mevcut olduğunu, ödeme def'inde bulunduklarını, davacının ibranamesinin mevcut olduğunu, bu nedenle davacının imzaladığı ibraname ile müvekkil şirket nezdinde hiç bir hakkı ve alacağı kalmadığını, ibraname, dava açma hakkını ortadan kaldıran feragatname niteliğinde olması nedeni ile uyuşmazlığı esastan sona erdireceğini, taleplerdeki faiz başlangıç tarihlerinin de yanlış belirtildiğini, bu nedenle ihbar tazminatı yönünden faize itiraz ettiklerini, ücretin dava dilekçesinde yanlış belirtildiği bordrolarda yazılan maaşı aldıklarını, ilk itirazlarının gözetilerek davanın esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının iş akdinin davalı işverence feshedildiği ve haksız olduğu, aksinin ispatlanamadığı, dosyaya ibraz edilen ibraname ile davacının tüm yasal haklarını aldığı sonucuna varılmasının mümkün olmadığından işverenin işçisine kıdem ve ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olduğu, davacının ücreti dinlenen tanık anlatımları ve getirtilen belgeler ile yapılan emsal ücret araştırması kapsamında aksine bir kanıt ve beyan da olmadığından net 1.410,00 TL. kabul edildiği, yapılan ödemelerin tenzil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; kısmî eda külli tespit talepli açılan davada, davacının fazla çalışma ücret alacağı tanık beyanlarına dayalı hesaplanmıştır. Bilahare davacı artırım dilekçesinde bu alacak için karineye dayalı makul bir indirim yapılabileceğinden bahisle bu miktarı artırmadığını açıklamıştır. Bu durumda Mahkemece davacının hak kazandığı tespit edilen 6.970,39 TL. den %30 indirim yapılarak 4.879,28 TL. ye hükmedilmesi gerekirken talep edilen miktardan indirim yapılıp 3.500,00 TL. ye hükmedilmesi hatalıdır.
3-Hükmedilen miktarların brüt mü, yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin HMK.nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil edilen davacı lehine taktir edilen 1.480,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07/11/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy