MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 25/12/2000-24/11/2011 tarihleri arasında ... Grubu’na bağlı şirketlerden olan ... Televizyonculuk Yayıncılık ve Yapımcılık San ve Tic. A.Ş. de kameraman olarak çalıştığını, ancak bu zaman içerisinde Şirketteki yapılanmanın değişmesi sebebiyle bilgisi olmadan iş sözleşmesinin farklı şirketlere nakledildiğini, son olarak ... Grubuna bağlı ... Televizyon Yayıncılık ve Yapımcılık San ve Tic. A.Ş. ye iş girişinin yapıldığını, 01/10/2011 - 24/11/2011 tarihleri arasında iş bu davalı Şirkette çalışmasının sürdürdüğünü ve bu tarihte haksız gerekçeyle iş akdinin sonlandırıldığını, davacının iş yoğunluğu sebebiyle haftanın her günü mesai yaptığını, ara dinlenmeler haricinde günlük 12 saat çalıştığını, çoğu kez haftalık izin kullanmadığını, ulusal bayram günlerinin tamamın ve genel tatilin 1. günü haricinde tüm bayramlarda çalıştığını, davalı kurumun ulusal bir kanal olmasından ve 24 saat yayın yapmasından dolayı aralıksız olarak çalıştığını, iş akdinin stratejilerin yeniden yapılandırması ve şirket bünyesinde yapılan değerlendirme ile başkaca bir görevde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını gerekçesiyle haksız gerekçeyle feshedildiğini, bu fesihten sonra da davacıya fazla mesai ve diğer kısım alacaklarına ilişkin bir ödeme yapılmadığını, sözlü ve yazılı taleplerine herhangi bir cevap alamadığını, bu nedene 25/12/2000-24/11/2011 tarihleri arasında doğmuş olan tüm alacak haklarının davalı Şirketin sorumluluğunda olduğunu, davacının Basın İş Kanunu'na tabii olduğunu, hesaplamaların buna göre yapılması gerektiğini iddia ederek fazla ..., genel tatil, %5 fazlalıkları ile ikramiye alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zaman aşımı itirazında bulunduğunu, davacının Basın İş Kanunu 'nun çerçevesini çizen 1. maddesinde belirtilen "fikri ve sanatsal hizmet veren" sıfatını alamayacağını, kameraman sıfatını taşıyan davacının teknik hizmet verdiğini, davalı Şirkette 4857 sayılı iş kanunu kapsamında bir çalışanı olduğunu, yine bu kanun kapsamında kendisinin herhangi ikramiye alacağı bulunamayacağını, Basın İş Kanunu'na dahil olduğunu kabul etmemekle birlikte bunun olması durumunda dahi davalı şirketin kar ettiği dönemlerde yasa ve usule uygun olarak çalışanlarına ikramiye ödenmesinde bulunduğunu, ulusal ve genel tatil günlerinde yaptığı iddia ettiği çalışmanın herhangi bir delile dayanmadığını, davalı işyerinde yasal ... süresine uyulduğunu, işveren talimatınca yapılan fazla çalışmaların da ücretinin ihtirazi kayıt öne sürmediğini ve bunun ispatlanması gerektiğini, iş akdinin kendisinin şirket bünyesinde başka bir görevde değerlendirilmesinin mümkün olmamasından dolayı haklı gerekçeyle sona erdirildiğini, davacının talep ettiği alacaklarının var olduğu kabul edilecek olsa dahi , ülke iş hayatının gerek özel gerekse de kamu sektöründü istihdam olunan hiçbir çalışanın bahsi geçen süre içerisinde bu kalemlerde bir işçilik hakkının doğamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmaya uyularak davacının davalı Şirkete ait işyerinde 25.12.2000 ile 24.11.2011 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile kameraman olarak bordrosunda gözüken ücret üzerinden çalıştığı, işçinin iş sözleşmesi devam ederken, kıdem ve ihbar tazminatı dışında kalan işçilik haklarının mevcudiyetinin ispat yükü davacıya ait olup, ücretlerinin ödendiği ya da yıllık izinlerinin kullandırıldığının ispat yükü ise işverene ait olduğu, somut olayda davacının çalıştığı döneme ait ödenmeyen ikramiye alacağı, fazla ... ücretleri ile genel tatil ücretlerinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, davalı işyerinde kameraman olarak çalışması nedeniyle de Basın İş Kanunu’na tabi olarak çalıştığı değerlendirildiğinden alınan hesap raporunun 1. seçeneğinin (a) şıkkının hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Karar başlığında dava tarihinin 27/03/2012 yerine 31/07/2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde, “Yargıtay bozma ilamı dışında kalan mahkememizin daha önceki kararındaki tüm hükümler kesinleşmiş olduğundan bunlar için yeniden hüküm kurmaya yer olmadığına,” şeklinde hüküm kurulduysa da 4 nolu bendinde tahsil hükmü kurularak hüküm fıkrasının kendi içinde çelişki yaratılmıştır.
Mahkemece bozmaya konu edilsin veya edilmesin 6100 sayılı HMK.nun 297. maddesine göre her bir talep için çelişki yaratılmadan hüküm kurulmalıdır.
4-Mahkemece hüküm fıkrasında, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin karar verilmemesi hatalıdır. Ancak yeniden verilecek kararda vekâlet ücreti ve yargılama giderleri için hüküm kurulurken davacının kararı temyiz etmediği gözden kaçırılmamalıdır.
5-Mahkemece karar ilam harcına ilişkin “Yeterince harç alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karar ilam harcını ne kadar olduğu, kim tarafından ne kadar yatırıldığı belirtilmemiştir. Karar ilam harcına ilişkin hüküm fıkrası denetlenememektedir.
Mahkemece kabul edilen miktar üzerinden ne kadar karar ilam harcı alındığı, kim tarafından ne kadar harç yatırıldığı, bakiye harç olup olmadığı belirtilmeden hüküm kurulması isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; Mahkemenin 6100 sayılı HMK.nun 297. maddesine aykırı olarak ve kendi içinde çelişen hüküm oluşturması, kararın tekrar bozulmasını gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.