MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, davacının 25/04/2013-02/06/2015 tarihleri arasında davalı işyerinin ... şubesinde estetisyen olarak çalıştığını, davacının iş yerinde darp edildiğini ve haklı olarak savcılığa şikayette bulunduğunu, davacının darp edilmesinden dolayı raporlu iken işverence çağrılıp istifa etmesinin istediğini, davacının da istemeyerek baskı altında istifa dilekçesini imzaladığını, iş akdinin haksız ve geçersiz sebepler ile feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğini ve davacının işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmadığını, davacı ile şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını,davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının işyerinde darp edildiğini, şikayeti sonrasında ceza soruşturmasının başlatıldığını, iş akdinin bu nedenle feshedildiğini iddia etmiş olmakla, davacının iş akdinin istifa sureti ile sonlandığını, işveren tarafından fesih şartının gerçekleşmediğini, davacının iradesi sonucunda alınan istifa beyanı ile iş akdinin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverence yapılan feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi iş sözleşmesinin raporlu olduğu dönemde 03.06.2015 tarihinde istifa dilekçesi imzalatılmak suretiyle feshedildiğini iddia ederken, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin davacı tarafca 29.05.2015 tarihinde istifa dilekçesi verilmek suretiyle feshedildiği savunulmaktadır.
.....’ya elektronik ortamda 02.06.2015 tarihinde gönderilen işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış tarihinin 30.05.2015 olduğu görülmüştür.
Dosyadaki mevcut deliller ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, darp olayının 25.05.2015 tarihinde olduğu akabinde davacının 5 gün rapor aldığı sabit olmakla, gerek davacı gerekse de tanık beyanlarına göre de davacının raporlu olduğu dönemde istifa dilekçesi imzaladığı anlaşıldığından,dosya içerisine sunulan istifa dilekçesinin tarihinin 29.05.2015 tarihi olduğu da dikkate alınarak iş sözleşmesinin 29.05.2015 tarihinde feshedildiğinin kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Davacı istifa dilekçesinin 03.06.2015 tarihinde i
Full & Egal Universal Law Academy