MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi süresi içinde duruşmalı olarak davalılardan ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davalılar tarafından işletilmekte olan ve... Köyünde faaliyet gösteren maden ocağında işe başlayıp, fesih tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, hiçbir neden yokken haksız ve sebepsiz olarak davalı işverenler tarafından işine son verildiğini, maden ocağı davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. tarafından devletten yani ... Genel Müdürlüğünden kiralandığını, işletmesini yani madenin çıkarılmasını taşeron olarak diğer davalı ... Madencilik .... Kimya .... ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiğini, davalı ... Madencilik .... Kimya .... ve Tic. Ltd. Şti. tarafından maden ocağından çıkarılan madenler diğer davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. tarafından ...'da bulunan fabrikasına götürülerek orada işlendiğini, maden ocağının asıl işvereninin ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş., ... Madencilik .... Kimya .... ve Tic. Ltd. Şti. ise alt işveren konumunda ve her iki davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmakla davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı ... Şirketi vekili, söz konusu maden ocağında bulunan işletme ve ruhsat hakkını diğer davalıya kiraladığını, yani diğer davalı ile aralarında rödövans sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca ... Şirketi’nin mevcut iş yerinde kendi adına üretim ve işletme yapmakta olup üretmiş olduğu malı kendilerine veya başka firmalara fatura ettiğini, diğer davalının söz konusu işyerini kendi nam ve hesabına işlettiğini, kendilerinin sorumluluğu bulunmadığını, firmaları ile diğer davalı arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, müvekkili şirket tarafından ödemelerde bulunulduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin ilk kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2013/24580 Esas sayılı ilâmı ile " Uyuşmazlık 3213 sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 10/06/2010 - 5995 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca bu tarihten öncesi ve sonrasına ilişkin davalıların sorumluluğu, aralarındaki hukuki ilişkinin niteliği, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanununun Ek 7. maddesinde “(Ek madde: 10/06/2010 - 5995 S.K./17. md.) Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumlulukların rödövansçıya ait olacağı, ancak bu durumun ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı” bildirilmiş olup söz konusu hüküm yürürlük tarihi itibariyle somut olaya uygulandığında, bu tarihten, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihine kadar olan dönemdeki işçilik alacaklarından sadece rödövans sözleşmesi ile çalışan firma sorumlu olacaktır. Anılan ya...ın yürürlük tarihinden önceki dönemdeki dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekir. Buna göre davalıların sorumluluk dönemlerine göre hesaplamalar yeniden yapılarak, süresinde ve yerinde olan zamanaşımı def'i değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan dosyaya sunulan banka hesap ekstrelerinde gözüken ödemelerin neye dair olduğu davalılara açıklatılıp sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmına uyulduğu, Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda raporlar aldırıldığı, buna göre ilk olarak Bilirkişi M. ...'in 10/04/2015 tarihli ek raporu yine aynı bilirkişinin 07/12/2015 tarihli ek raporu, ...'ın 22.04.2016 havale tarihli raporu dosya kapsamına alındığı, 3213 sayılı Maden Kanunu'na 10.06.2010 tarihinde 5995 sayılı Kanunun 17.maddesi ile eklenen Ek 7. maddesinde "maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödovans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödovansçıya ait olduğu, ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz" hükmüne amir bulunduğu, yine aynı Kanunun geçici 23. Maddesine göre mevcut rödövans sözleşmeleri "Mevcut rödövans sözlesmelerinin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi takdirde rödövans sözleşmesi ile yapılan madencilik faaliyetleri durdurulur. Kamu kurum ve kuruluşları ile iştirakleri hariç olmak üzere, yer altı kömür madenciliğine dair rödövans sözlesmeleri sona erdirilmeyen ruhsat sahalarının süre uzatım talepleri kabul edilmez." hükmüne amir bulunduğu, bozma ilâmı doğrultusunda rödövans sözleşmesi yönünden davalı şirketler arasında (2006-2012) yılları arasında yapılmış bir rödövans sözleşmesi bulunup bulunmadığı, maden siciline kaydedilip kaydedilmediği T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan sorulmuş ancak verilen cevabi yazıda ... Madencilik ile ... Madencilik arasında yapılmış rödövans sözleşmesi kaydına rastlanmadığının bildirildiği, bunun aksinin de davalılar tarafından ispat edilemediği, Kanun'da da açıkça izah edildiği üzere rödövans sözleşmelerinin maden siciline kaydedilmesi yasal zorunluluk olduğu, bu çerçevede davalılar arasında işyerinin devri hükümleri uygulanacak olup işçi alacaklarından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği, bu çerçevede yapılan araştırma doğrultusunda önceki karardan farklı olarak davalı ... Madencilik'in ıslah talebine karşı zamanaşımı def'i bulunduğu dikkate alınarak alacak kalemlerinden re'sen hesaplanan resmi tatil alacağından 200,72 TL'nin zaman aşımına uğradığı, bu miktardan yalnızca davalı ... Madenciliğin sorumlu tutulması gerektiği, davalı ... Madencilik tarafından sunulan ibranamenin işçi alacaklarında geçerli bir ibraname koşullarını taşımadığı gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş.’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. vekilinin vekaletnamesinin süresinin dolduğundan bahis ile Dairemizin geri çevirme kararında güncel vekaletname istenmiş ise de eldeki dosyaya güncel vekaletname ibraz edilmemiştir. Bu eksiklik tamamlanmalı, davalı ... Madencilik Elektrik Üretim .... ve Tic. A.Ş. vekilinin güncel vekaletnamesinin olmadığının anlaşılması halinde davalı asil şirkete veya vekaletname veren yeni bir avukat vekil olması halinde o vekile tebligatlar yapılarak yargılama sürdürülmelidir.
3-Mahkeme’nin ilk kararı üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından verilen 2013/24580 Esas sayılı bozma ilâmının gerekçesinde “3213 sayılı Maden Kanununun Ek 7. maddesinde “(Ek madde: 10/06/2010 - 5995 S.K./17. md.) Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödevans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumlulukların rödevansçıya ait olacağı, ancak bu durumun ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı” bildirilmiş olup söz konusu hüküm yürürlük tarihi itibariyle somut olaya uygulandığında, bu tarihten, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihine kadar olan dönemdeki işçilik alacaklarından sadece rödevans sözleşmesi ile çalışan firma sorumlu olacaktır. Anılan ya...ın yürürlük tarihinden önceki dönemdeki dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekir. Buna göre davalıların sorumluluk dönemlerine göre hesaplamalar yeniden yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
Bozma gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma ilâmında, davalılar arasında rödevans sözleşmesi olduğu kabul edilmiş, sadece rödevans sözleşmesi ile çalışan firmanın sorumlu olduğu dönem ile davalıların müşterek müteselsil sorumlu oldukları dönem tespit edilerek sorumlulukların buna göre ayrı ayrı - yani müşterek müteselsil sorumlu oldukları miktar ile sadece rödevans sözleşmesi ile çalışan firmanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve hükmün buna göre kurulması gerekmektedir.
Mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma ilâmına göre karar verilmemesi ve bunun sonucunda davalının usuli müktesep hakkına aykırı davranılması hatalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy