MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1991 yılından 04/10/2013 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığını, Eylül/2007 tarihinden itibaren davalı işyerinde yetkili olan sendikaya üye olduğunu, yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 3. maddesinin 3. bendinde büro elamanlarının sözleşme kapsamı dışında olduğunun belirtildiğini ancak bu hükmün işyerinde genel olarak uygulanmadığını, fiilen büro işçisi olarak çalışmasına rağmen Toplu İş Sözleşmesinden yararlanan çok sayıda işçi olduğunu, işverenin bu hükme dayanarak keyfi uygulamaya gittiğini ve eşit konumdaki işçilere farklı muamelede bulunduğu, müvekkili aynı durumda/statüde olan bazı işçilerin Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırıldığını ancak müvekkilinin bu haklardan hukuksuz olarak mahrum bırakıldığını ileri sürerek, eşit davranmama tazminatı ile ücret zammı, sorumluluk zammı, ikramiye, aile yardımı, ilave tediye, hizmet yılı primi, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının büro işçisi olması sebebiyle 2011 yılına kadar ...’den yararlanamayacağına dair hüküm olduğunu bu nedenle yararlanamadığını, talep edilen fark alacakların ödendiğini, eşit işlem borcuna aykırı davranılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne verilmiş, taraflar vekillerinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 01/11/2017 tarih ve 2017/6143 Esas, 2017/17236 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “davacı vekili dava dilekçesinde, davasını kısmi dava olarak açtığını bildirerek, eşit davranmama tazminatı alacağı için dava tarihinden itibaren yasal faiz, diğer alacaklar için ise ödeme tarihlerinden başka bir anlatımla ...’e göre alacağın doğduğu her ayın 14'ünden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. ...’den doğan alacaklara ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz talebinde bulunulması için borçluya ayrıca ihtarname çekerek temerrüde düşürülmesine gerek olmadığından, alacaklara ...’e göre ödenmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi” ve “hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hüküm fıkrasında gösterilmemesinin” hatalı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozma sonrası kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bir önceki hüküm Dairemiz tarafından Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar için Toplu İş Sözleşmesine göre ödenmesi gereken tarih ve miktar belirtilerek, belirlenecek olan bu miktar ve tarihlerden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına rağmen, mahkemece bu kez de, miktarlar ayrıştırılmaksızın ve faiz başlangıç tarihleri, tarih olarak belirtilmeksizin “… ... hükümlerine göre alacağın doğduğu her ayın 14’ünden itibaren işlemiş olan…” denilmek suretiyle infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemenin bu şekilde faiz başlangıç tarihleri konusunda infazı olanaklı olmayacak şekilde hüküm kurması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bakımından alacak miktarı ve faizin başlayacağı tarih her ay için ayrı ayrı belirlenip buna göre faize hükmetmektir.
3- Ayrıca Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı olmayan yıllık izin alacağı talebi bakımından dava ile istenen miktar bakımından dava, ıslah ile istenen miktar bakımından ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, bu alacağa ilişkin faiz hükmünün “…... hükümlerine göre alacağın doğduğu her ayın 14 ünden itibaren…” şeklinde bu alacak türüne uygun olmayan şekilde hüküm kurulması da hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy