MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının iş aktinin 10/06/2013 tarihinde haksız feshedildiğini, 28/08/2015 tarihine kadar çalıştırıldığını, davacının çalıştığı süre içerisinde herhangi bir hata ya da kusur işlemediğini, haftadını yedi günü sabah 05:30-akşam 22:00 saatleri arasında çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, yetki yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının 28/29/30.05.2015 ve 01.06.2015 tarihlerinde izin almaksızın ve bilgi vermeksizin işe gelmediğini ve bu durumu bilen tanıkların bulunduğunu, davacıya noter kanalı ile özür belgesi sunulması istenildiğini, sunmadığı takdirde ise iş akdinin fesh edileceğinin bildirildiğini, davacının belirttiği alacaklarının haktan yoksun olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı tanıkları ve tutanak tanığının beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla toplu şekilde özlük haklarını almak için işverenle görüşmeler yapıldığı ancak olumsuz dönüş alındığı bunun üzerine de işveren tarafından iş sözleşmelerinin feshedildiği, yapılan ihtarname, düzenlenen tutanaklar tanık ifadelerinden yola çıkarak kanaatimizce feshi haklı göstermek için kötüniyetli olarak yapıldığı, davacı işverenin işyerinde bir yılı aşkın çalışmış bu süre zarfında devamsızlığı olmadığı ancak haklarını talep ettiğinde devamsızlığı gerekçesiyle ihtarname çekilmesinin Mahkeme tarafından kötüniyetli bulunduğu, işverenin feshi hukuki bir zemine oturtmak adına iş vermeyerek yada tanık ifadelerinde geçtiği üzere farklı bir fabrikada iş vererek işyerinden uzaklaştırdığı işçinin işe gelmemesi üzerine bu tutanakları düzenleyip ihtarname çekebildiği, bu durumda haklarını bilen işverenin yanında işçiyi korumak mevcut durumu işçi lehine yorumlamak iş hukukunun temel prensibi olduğu, zira işçilere fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, izin günlerinde çalıştırıldığı tanık beyanlarından anlaşıldığı, bunlara ilişkin haklarını talep ettiklerinde işten çıkarılmaları feshin haksız olduğunu doğrular nitelikte olduğu, davacının 01/02/2014-27/05/2015 tarihleri arasında 445 gün davalı iş yerinde çalıştığı, ... hizmet döküm cetvelinde bu hususun sabit olduğu, kıdem tazminatının hesabında işçinin aldığı ücret işçinin ... hizmet dökümü ve imzasız bordrolar karşılaştırılarak 1.300,00 TL üzerinden hesaplandığı, Tanık ifadelerinin de bu hususu karşıladığı, dosyaya delil ibraz etme süresi geçtikten sonra davalı tarafça sunulan ıslak imzalı elden alınmış ücretlere ilişkin belgeler incelendiğinde, davacıya banka üzerinden ödenen ücretler ve bu elden ödenen ücretle birlikte davacının aylık ücreti ortaya çıktığı, davalı tarafın sunmuş olduğu ıslak imzalı belgeler bir miktar ücreti "elden teslim aldım" şeklinde olduğu, davalının bunların fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti için olduğunu iddia ettiği, ama bu iddiasını ispatlayamadığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde "ücret, bir kimseye bir iş karşısında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para olarak ödenen tutardır" şeklinde tanımlandığı, buna göre ücret bir işin karşılığı olduğu, nakdi ve dönemsel bir ödeme olduğu, ıslak imza içerir sonradan sunulan bu belgelerin aydan aya ödendiği, bunun da işçinin maaşının elden ödenen kısmı olduğu kanaatini uyandırdığı, zira tanık ifadelerinde de belirtildiği üzere maaşın bir kısmını bankaya yatırılmakta bir kısmını elden verildiği, bunun da yine davacının aylık ücretinin bilirkişinin belirlediği bedele tekamül ettiğini gösterdiği, dava açıldıktan, esasa cevap süresi geçtikten, bütün deliller toplandıktan ve dosya bilirkişiye gittikten sonra sunulan bu belgelerin değerlendirmesi yine de yapıldığı ancak işçiye elden ödenen aylık ücretleri olduğu kanaatine varıldığı, davalı vekili tarafından süresi geçtikten sonra sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yapılan zamanaşımı defii de işçinin iş akdinin başlangıç tarihinin 2014 yılı olması sebebiyle dikkate alınmadığı, zira 5 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı açıkça anlaşıldığı, bu hususlar çerçevesinde yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına yer olmadığı kanaatine varıldığı, davacının davalı iş yerinde çalışma süresi dikkate alınarak bilirkişi tarafından ihbar tazminatı 28 günlük brüt ücret tutarında 1.213,33 TL olarak hesaplandığı yıllık izin kullandırıldığına dair yazılı bir belge sunulmadığı, davacının dava dilekçesindeki beyanı ve tanık ifadeleri dikkate alınarak haftada 6 gün 05:30-22:00 saatleri arasında 16,5 saat çalışmasının olduğu yemek saati ve dinlemeler çıkarıldıktan sonra kalan günlük 14,5 saat çalışması 6 günle çarpılarak bulunan saatten haftalık 45 saat çalışma çıkarılarak 42 saat fazla çalışma bulunmuş bu da dönemsel ücretlerle çarpılarak işçinin toplam 36.510,16 TL fazla çalışma ücreti alacağı olduğu, yerleşik içtihatlar dikkate alınarak %30 hakkaniyet indirimi yapıldığı, tanık ifadelerinden anlaşıldığı üzere davacı ulusal bayram ve resmi tatillerin tümünde çalıştığı ancak dini bayramların 2 gününde çalışmadığı, %30 hakkaniyet indirimi yapıldığı, hafta tatillerinde çalışan davacının ücreti hesaplanırken o gün karşılığı ücretinin %50 fazlasının dikkate alındığı, %30 hakkaniyet indirimi yapıldığı, bordroda bu bölümlerin boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışması yaptığını her türlü delil ile ispat edebileceği, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacağı olduğunu ve ödendiğinin yazılı belgeler ile kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği, davacının tanık beyanları çerçevesinde iddiasını ispatladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalılardan ... Ticaret Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dava tarihinin 16/06/2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 15/03/2016 yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
Mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır.
3-Hakkı tamamen veya kısmen ortadan kaldıran ödemeye ilişkin belgeler, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilince bir takım ödeme belgeleri sunulmuştur. Davacı tarafa duruşmaya bizzat celbedilerek söz konusu belgeler gösterilerek beyanı alınmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4- Davacı işçi; fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Fazla çalışma yaptığını, genel tatillerde ve hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddilarını ispat etmekle yükümlüdür.
İspatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, bu iddialarını ispat için tanık deliline dayanmıştır.
Tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları, görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları dönem itibari ile beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Yukarıdaki 3 numaralı bozma bendinin gereği yerine getirildikten sonra, Mahkeme tarafından bu husus da ayrıca değerlendirilmeli ve davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıkları dönem itibari ile beyanlarına itibar edilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır.
Çalışma dönemi belirsiz olan tanık var ise gerekirse bu tanık yeniden dinlenerek veya ilgili belgeler celbedilerek çalışma dönemi netleştirilerek sonuca gidilmelidir.
5-Fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Dosya kapsamında ücret bordrosu listesi mevcuttur. Bu belgede imza onay olmadığından, bu belgedeki “fazla mesai 1”, “fazla mesai 2”, “fazla mesai top. saat” şeklindeki miktarların ve/veya sürelerin, banka ekstresi ve sair ödeme belgeleri ile birlikte incelenerek bunların neticeye etkisi olup olmayacağı, olacak ise nasıl olacağı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy