MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 8. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın işe iade yönünden kabulüne, sendikal tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008 yılı Mayıs ayında davalı şirketin ... Ambalaj üretimi bölümünde Kornet Makinesi operatörü olarak çalışmaya başladığını, çalışmasının iş akdinin feshedildiği 09.09.2015 tarihine kadar aralıksız sürdüğünü, davacının 02.09.2015 tarihinde ... İş sendikasına üyeliğinin onaylandığını, davalı şirket tarafından yapılan iş akdi feshinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının iş akdinin feshinin sendikaya üye olması ve sendikal çalışmalarda bulunması nedeniyle gerçekleştiğini, davacının çalıştığı pozisyona davacıdan başka hâkim kimse olmadığını, davacının iş akdinin sona ermesinden sonra o alanda uzman olmayan normalde başka bölümlerde çalışan işçiler vardiyalı olarak çalışmaya başladıklarını, alınan bilgilere göre davacının çalıştığı bölümün üretime halen devam ettiğini, davacının bölümde çalışan işçilere işi öğrettiği, işinde ehil olduğunu, çalışılan iş sahasında işçiye ve operatöre ihtiyaç söz konusu iken davacının iş akdinin feshedilmesinin sendikal nedene dayandığını, davacı ile aynı konumda olan sendikal çalışmalarda bulunan, işyerindeki arkadaşlarına öncülük eden, onları sendika hakkında bilgilendiren, davacıya destek olan...ve ...’ın da iş akitlerinin feshedildiğini, davalı işyerinde devam eden sendikal faaliyetlerden dolayı diğer sendika üyesi çalışanlara baskı yapıldığını, tüm bu nedenlerle iş akdinin sendikal nedenle feshin geçersizliğinin tespiti ve davacının işe iadesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının davalı şirkette 01.05.2008-09.09.2015 tarihleri arasında ... Ambalaj üretim bölümünde “Kornet Makinesi operatörü” olarak görev yaptığını, şirket tarafından yapılan 09.09.2015 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında, şirketin mali ve ticari durumu görüşülmüş olup yapılan değerlendirmeler neticesinde oy birliği ile kararlar alındığını bu kararların; “... ve ... boyutta yaşanmakta olan ekonomik sıkıntılar ve şirketin faaliyet konularında sektörde yaşanmakta olan bölgesel sorunların etkisi ile ... Ambalaj üretimi alanında gelir ve karlılık dengesinin sağlanamadığı tespit edildiğini, tespit edilen bu durum gözetilerek şirketin ticari ve mali menfaatlerinin korunması adına bir kısım tedbirlerin alınması zorunluluğu doğduğunu, bu kapsamda, ... Ambalaj üretimi bölümünde mevcut iş planlamasının yeniden yapılmasına, azalan üretim faaliyeti ile orantılı şekilde yeni ... modeli oluşturulmasına, alınan kararın uygulanması neticesinde ortaya çıkacak istihdam fazlası personellerin değerlendirilebileceği münhal pozisyon/görev/lokasyonların değerlendirilerek bulunması halinde ilgili personellere pozisyon/görev/lokasyon değişikliği teklif edilmesine, uygun pozisyon/görev/lokasyon bulunmaması halinde istihdam fazlası personelin iş sözleşmelerinin feshedilmesine 03.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.” Denildiğini, bu alanda küçülmeye gidilmesi kararı kapsamında davacının da aralarında bulunduğu bir kısım çalışanların görevlendirilebilecekleri başkaca münhal kadro/pozisyon araştırıldığını, davacının eğitim durumu ve niteliklerine uygun bir kadro/pozisyon bulunamadığını, bu nedenle feshe son çare olarak başvurularak davacının iddialarının aksine iş akdi işyerinden kaynaklanan geçerli nedenlerle feshedildiğini, davacı tarafın iddiasının aksine, davacının iş akdinin fesih nedeninin sendika üyesi olmasından kaynaklanmadığını, davacının sendikalı olduğu bilgisinin huzurdaki dava ile öğrenildiğini, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasının davacı tarafça ispatlanmasının gerektiğini savunarak işe iade talebinin ve sendikal tazminat talebinin reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde " ....Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik durum ve sektörümüzün içinde bulunduğu bölgesel zorluklarında etkisi ile firmamızın ... Ambalaj alanında beklediğimiz sonuçların alınamaması neticesinde ... Ambalaj üretimi bölümümüzde küçülmeye gidilmesi zorunlu hale gelmiş olup izah edilen konuya ilişkin işletmesel karar alınmıştır. Farklı bir görevde istihdam edilme durumunuz incelenmiş fakat istihdam imkanı bulunamamıştır. Bu nedenlerle, 09.09.2015 tarihi itibarıyla iş akdinizin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine uygun olarak feshedilmesine karar verilmiştir …“ yazılıdır. Açıklanan fesih gerekçesinin işletmesel ve ekonomik sebeplere dayalı olması nedeniyle görevlendirilen bilirkişi heyetince düzenlenen 19/09/2016 havale tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır. Davalı şirkette bir ekonomik daralmanın bulunmaması, net satışlarının artması, davacının çalıştığı fleksibıl ambalaj bölümünde 2014 yılında ürün satışları düşse de 2015 yılında artışa geçmiş olması, feshin gerekleştiği yılda satış maliyetlerinin düşürülmüş olması fleksıbıl ambalaj bölümündeki işgücü maliyetlerinin azaltılmasına rağmen karton ambalaj üretimindeki işgücü maliyetlerinin artış içinde olması, karşısında davalı şirketin kaçınılmaz olarak ekonomik sebeplerle istihdam azaltılmasını gerektiren bir durum bulunmadığına ilişkin bilirkişi heyeti görüşü; davacının çalıştığı ve çalışabileceği kadrolara işçi alımı yapılmış olması, davacının çalıştığı bölümde fazla çalışmalarının devam etmesi ve işyerinde işgücü ihtiyacının devam etmesi dikkate alındığında; davalı şirketin feshe dayanak olan ekonomik durumunu ispat edemediği gibi, davacının sözleşmesinin feshini önlemek için gerekli tüm tedbirleri aldığını, bu kapsamda feshin son çare olması gerektiği ilkesine uygun davrandığını da ispat edememiştir. Bu nedenlerle ispat yükü üzerinde bulunan davalı şirketin feshin geçerli nedene dayandığını ispat edemediği kanaatine varılmış ve buna göre feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile; İş akdinin feshinin davacının sendikaya üye olması ve sendikal çalışmalarda bulunması nedeniyle gerçekleştiğini, davalı şirket müvekkilin sendikal üyelik amaçlı çalışmalarından ve çalışanlara önderlik yapmasından dolayı rahatsız olmuş ve müvekkilin iş akdini fleksıbıl ambalaj üretimi bölümünde küçültmeye gidildiği iddiası ile feshettiğini, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sendikal neden ile feshedildiği gerçeği mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle emsal nitelikte olabilecek ... 6. İş Mahkemesi 2016/763 Esas sayılı 05.01.2017 tarihli kararının dairenizce de emsal alınması talebi ile birlikte müvekkil lehine iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği gerçeği ile 1 yıllık ücretinden az olmamak kaydıyla sendikal tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile; bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmayarak yeni bilirkişi incelemesi yapılması talebi hakkında karar verilmediğini, davalı işçinin iş akdinin feshedilmesinin nedeninin alınan işletmesel karar olduğunu, bu işletmesel karar kapsamında uygulanan fesih işlemi ise tutarlı ve geçerli bir fesih olduğunu, tanık beyanlarının davacının sendikal faaliyette öncü nitelikte olduğuna veya üyelik/örgütlenme çalışması yaptığına dair bilgi içermediğinin tespit edildiğini, fesihten önce alınan tasarruf tedbirleri ve fesihten sonra uygulanan politikalar feshin zarureti ve işletmesel kararın gerekliliğini gösterdiğini, müvekkil şirketin yıl bazında yaptığı yatırım, hedeflenen ve gerçekleşen satış tutarlarına bakıldığında, feshin zarureti ve işletmesel kararın gerekliliğinin görüldüğünü belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, İlk derece mahkemesince yaplan yargılama, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ülkenin ekonomik durumu ve sektörün içinde bulunduğu bölgesel zorlukların etkisi ile fleksıbıl ambalaj üretimi bölümünde küçülmeye gidilmesi nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmesine rağmen, bilirkişi raporu doğrultusunda fleksıbıl ambalaj üretiminde karton ambalaj üretimine göre daha yüksek oranda kapasite kullanımı yaşandığı, fleksıbıl ambalaj satışlarının bir önceki yıla göre arttığı, bu bölümde istihdam azaltılmasını gerektirir bir durum içerisinde olmadığı, davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonra yeni işçi alımı yapıldığı anlaşılmakla işveren tarafından feshin ekonomik nedenlere dayandığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bir an için iş sözleşmesinin ekonomik nedenlerle feshedildiği kabul edilse bile; işveren tarafından fesih dışı alınabilecek tedbirlerden olan ücretsiz izine çıkarma veya kısa süreli ... yöntemlerine başvurulmamış olması, davacıya çalıştığı süre ve pozisyonu değerlendirilerek başka bir görevlendirme teklif edilmemiş olması nedeniyle feshin kaçınılmaz olduğu da bu anlamda ispatlanamamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, Davacı vekilinin feshin sendikal sebeplere dayandığına ilişkin iddiası yönünden ise; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama, toplanan deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin feshedildiği 09/09/2015 tarihinde sendika üyeliği için müracaatta bulunmuş olması, üyeliğe 02/09/2015 tarihinde kabul edilmiş olduğu, sendika üyesi olup işten çıkartılan/ayrılan işçi sayısının 11 olduğu, sendika üyesi olmasına karşın iş akdi devam eden işçi sayısının 21 olduğu, sendika üyeliğinden istifa eden iki işçiden bir işçinin işine devam ettiği, diğerinin iş akdinin sona erdiği, sendikaya fesihler yaşandığı tarih sonrası dönemde 7 işçinin üye olduğu ve tanık beyanları dikkate alındığında, feshin sendikal nedene dayandığının davacı tarafça ispatlanamadığı tespitini yaparak yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesi ve takdirinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin geçerli olup olmadığı ve sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, ... şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre 02/09/2015 tarihinde sendikaya üye olan davacının iş akdi hemen akabinde 09/09/2015 tarihinde feshedilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sendikal nedenle fesih iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de dairemizin 2018/190 Esas sayılı emsal dosyasında tanık olarak dinlenilen ...'un dosyamız davacısı hakkında mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadesinde "Davacı ve 5-6 arkadaşı ...-İş Sendikasına ait broşürleri dağıttıktan bir kaç gün içinde işten çıkarıldı. Bu kişiler içinde yer alan ... aynı gün içinde bölümü değiştirilip işten çıkarıldı. Davacının ve arkadaşlarının ayrıca broşürlerin dağıtılmasından bir gün sonra da işçiler ile sendikayı tanıtım ve üye olmayı teşvik kapsamlı konuşma yaptıklarına şahit oldum, hatta arkadaşlar konuşurken insan kaynakları müdürü Sevgi hanım onları takip edip yanlarından bakarak geçmişti. Bunun dışında işverenin iş yerinde sendikal faaliyetleri ve sendikaya üyeliği engellemeye yönelik bir hareketine şahit olmadım, ancak insan kaynakları müdürü ... hanımın ... ... isimli işçiden sendikaya üye olanların isimlerini istediğini iş yerinde konuşulurken duydum” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Tanık beyanlarından ve emsal dosyadan davacının broşür dağıtmak ve sendikanın tanıtımıyla ilgili konuşma yapmak suretiyle sendika faaliyetlerinde ... olarak rol aldığı anlaşılmaktadır. Tanık ... da davacı ile birlikte broşür dağıtan işçilerin broşür dağıtmalarından bir gün sonra işten çıkartıldıklarını söylemiştir. Bilirkişilerin raporlarından davacının çalıştığı bölümden işçi çıkartılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar, dosya içeriği, sendika yazı cevapları, davacının sendikaya üyelik tarihi ile iş akdinin fesih tarihi, davacının sendikaya üye olmasının hemen sonrasında iş akdinin geçerli olmayan bir nedenle feshedilmiş olması, olayların kronolojik gelişimi feshin sendikal nedenle yapıldığı anlaşılmakla davacının işe iade talebi ile sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararlarının temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğinin tespitine,
5.Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 27,70 TL. peşin mahsubu ile bakiye 8,20 TL. karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Davacının yaptığı toplam 55,40 TL. harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacının yaptığı 205,00 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9.Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
10. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
11.Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.Kesin olarak 18/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy