MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 28/01/2008-31/08/2010 tarihleri arasında mali işleri sorumlusu ve muhasebeci olarak çalıştığını, iş akdinin haklı bir nedene dayanmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 28/01/2008-31/08/2010 tarihleri arasında davalı şirkette mali işlerden sorumlu muhasebeci olarak resmi bordrosunda gösterilen ücret üzerinden çalıştığını, davacının şirket yetkilisine haber vermeden kendi çıkış işlemlerini yaptığını, tüm çıkış evraklarının kendisinin düzenlediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiği davalı tarafca ispatlanamadığı, davacının fazla mesai yaptığını ve bayramlarda çalıştığını ispatladığı, davacının ücretinin ödendiğinin davalı tarafca ispatlanamadığı, ikramiye alacağının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde 3 aylık maaşı, 5 aylık ikramiyesi, fazla mesaisi ile kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini iddia etmiş olup,davalı vekili davacının çıkış işlemlerini kendi yaparak kendisine şirket adına 01.09.2010 tarihinde 12.116,00 TL ödeme yaptığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 01.09.2010 tarihli ödeme belgesine değer vermeksizin hüküm kurulmuştur.
Oysaki, dosyadaki 01.09.2010 tarihli mahsup fişindeki bedellerin davacı tarafa ödendiği noktasında taraflar arasında ihtilaf olmamakla mahsup fişinde belirtilen tutarların hangi alacaklardan mahsup edilmesi gerektiği uyuşmazlık konusudur.
Dosya içerisindeki 01.09.2010 tarihli mahsup fişinde “ikramiye” ve “ücret” adı altında ödeme yapıldığı açıklama kısmında yazmakla bu ödenen bedellerin de mahsup fişinde yazılı olduğu gibi ikramiye ve ücret alacağına karşılık yapıldığı kabul edilmelidir. Buna göre ikramiye alacağının mahkemece yapılan yargılama sonucunda reddi sonuç itibariyle doğru olmakla, hüküm altına alınan ücret alacağının da reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy