MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; aylık ücretin 15.000 TL olarak kararlaştırıldığı taraflar arasındaki 18.11.2013 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde, ilk iki yıl için karşılıklı fesih yasağı getirildiğini ve bunun kalan süre ücreti kadar cezai şart yaptırımına bağlandığını, İş Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca ücretin aylık dışında diğer ücretlerini de kapsadığını ve bu nedenle cezai şartın hesaplanmasında sözleşmede yer verilen diğer ödemelerin nazara alınması gerektiğini, davalının 10.12.2013’de iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini iddia ederek; 50.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 7. İş Mahkemesi’nin 2014/856 Esas sayılı dosyasında ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 438/3 maddesi uyarınca 6 aylık ücret tutarı olan 90.000 TL alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 22 gün çalıştıktan sonra iş sözleşmesinin feshedildiğini, buna karşılık 24 aylık ücret tutarında cezai şart talep ettiğini, cezai şartın belirli süreli iş sözleşmelerine özgü olduğunu, sözleşmenin belirli süreli kabul edilse bile 22 gün ... için 24 aylık ücretin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı işverenin davacı işçinin iş akdini haklı neden olmaksızın feshettiğinin anlaşılması nedeniyle davacı lehine sözleşmede öngörülen cezai şarta hükmedilmesi yerinde ise de, cezai şart miktarının fahişliği karşısında mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 182/son maddesi gereğince uygun oranda bir takdiri indirime gidilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-Haksız fesih tazminatı karar gerekçesinde de belirtildiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 438/3. maddesi kapsamında, tamamen hâkimin takdirine bağlı bir tazminat olup, bu tazminatın hangi sebeplerle kabul edildiğine ilişkin somut bir gerekçe, oluşturmamıştır. Diğer taraftan haksız fesih tazminatına hükmedilmesine ilişkin madde gerekçesinde ve gerekse doktrinde belirtilen somut uyuşmazlığın bütün durum ve koşullarına ilişkin özel sebeplerin bulunduğu da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu nedenlerle haksız fesih tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.