MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA TÜRÜ: ALACAK
DAVA TÜRÜ: Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının taraflar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 01.11.2017 gün 2015/14529 Esas ve 2017/17218 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, dosyada mübrez ... ve Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 16.03.2010 tarihli tutanağında davalı işyeri muhasebe işleri sorumlusu...'in beyanında "haftanın 6 günü günde 1.5 saat süre ile ara dinlenmesi yaparak 23.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı, nadiren belirtilen saatlerin dışında çalıştığı, işçiye haftada 1 gün süre ile hafta tatili izinlerinin kullandırıldığı, bayram-genel tatil günlerinde çalışılmadığı" ifadelerine yer verdiği, bu beyandan davalı işverenin davacının hafta tatili ve genel tatil ücret alacağının hiç doğmadığı savunmasında bulunduğunun anlaşıldığı, davalı şirket yetkilisi de 29.04.2011 tarihli duruşmada, "açılan davayı kabul etmiyoruz, davacının bizden alacağı yoktur, gerek imzalı bordrolardan gerek ibranamelerden bu durum ispatlanacaktır..." şeklinde beyanda bulunduğu, yine ... ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ... Bölge Müdürlüğü'nün 26.04.2010 tarihli cevabi yazısında, "Ücret kayıtlarına göre, işçi ile ilgili olarak sadece 2007/Eylül-Kasım ayları itibariyle değişik sürelere ilişkin fazla ... ücret tahakkuklarının bulunduğu, diğer dönemlerde işçi ile ilgili olarak herhangi bir fazla ... ücret tahakkukunun bulunmadığı, hafta tatilleri ile bayram-genel tatil günü ücretlerinin bir iş karşılığı olmaksızın tahakkuk ettirildiği belirlenmiş olup ücret kayıtlarında herhangi bir itirazi kayıt bulunmadığından ve de konuya ilişkin iddialar işveren tarafından kabul edilmediğinden..." ifadelerine yer verildiği, davalı işyeri temsilcisi 20.12.2011 tarihli duruşmada, "ben fazla mesai ve hafta sonu ücretlerini ödedim. Bayramlarda da kısmen izin verdim" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı temsilcisi 23.03.2012 tarihli duruşmada da "ben her ayın birinde işçilerimin fazla mesai haklarını ödeyen biriyim" şeklinde beyanda bulunmuş ise de davacı hakkında sadece 2007/Eylül-Kasım ayları itibariyle değişik sürelere ilişkin fazla ... ücret tahakkuklarının bulunduğu gerek Bölge Müdürlüğü Raporunda gerekse de bilirkişi raporunda belirtildiği, açıklanan bu nedenlerle ibraname ile savunmanın çelişki içerdiği kanaatine varıldığı, ayrıca mahkemelerinin cevap dilekçesi de sunmayan davalının bu beyanının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu kanaatinde olduğu, ödeme itiraz niteliğinde olmakla beraber davalı da burada ödeme itirazında bulunmakla birlikte savunması ile çelişen ve mahkememizce bu nedenle geçersiz olduğu kabul edilen ibraname ile bu itirazını ispat edemeyeceği gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı taraflar vekilince temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut imzası inkar edilmemiş ibraname 04.08.2009 tarihli olup, 818 Sayılı Eski Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu döneme aittir. Yukarıdaki ilke kararında da açıklandığı üzere ibraname çalışırken alınmamış, savunma ile çelişmiyor ve irade fesadı ile malul değilse verildiği tarih itibariyle geçerlidir. Söz konusu ibraname bu yönüyle incelendiğinde diğer hususlarla birlikte “hafta ve genel tatil günlerine ait ücretlerimi ayrıca yapmış olduğum fazla mesai ücretlerimi eksiksiz olarak aldım.” ibaresini içermekte olup, işveren temsilcisinin 20.12.2011 tarihli oturumda “ben fazla mesai ve hafta sonu ücretlerini ödedim, bayramlarda da kısmen izin verdim.” şeklindeki savunması ibraname ile çelişki içermemektedir. İbranamede davacı işçi söz konusu alacaklarını aldığını belirtmekte, duruşmada dinlenen işveren temsilcisi de aynı borçları ödediğini savunmaktadır. Sadece ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden kısmen çalışmadan söz edilse de, çalışılan ulusal bayram ve genel tatil bakımından yine bir ödemenin varlığı söz konusudur. Varolmayan bir borç için ibradan söz edilemeyeceği kuralı da davalı tarafın “ödedim” şeklindeki savunması için değil, “fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatilinde çalışılmadı” savunması için geçerli olabilir ki, somut olayda böyle bir savunma da yoktur. İbraname ile savunmanın çelişmemesi ve ibranamenin geçerlilik bakımından yukarıda söz edilen diğer unsurları da taşıması karşısında ibranameye değer verilerek davacının fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddi yerine kabulü hatalı” olduğu gerekçesi ile verilen bozma kararı usul ve yasaya uygun olup direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 4. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 17.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.