MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Turizm Yatırımcılığı A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20.09.2008- 10.09.2009 tarihleri arasında 11 ay, 20 gün davalı şirketin ... ...projesinde tekniker olarak çalıştığını, haftanın 7 günü 08.00 ile 21.00-22.00 saatleri arasında çalıştırıldığını, ayda 2 kez Cuma günleri hafta tatili izni bulunmasına rağmen bu izinlerin kullandırılmadığını, dini ve milli bayramlarda da çalıştırıldığını, iş akdinin 10.09.2009 tarihi itibariyle feshedildiğini, önceki 03.08.2009 tarihli fesih bildiriminin işleme konulmadığını, aylık 2.000,00.-Euro ücret aldığını, ayrıca lojman, yol ve yemek yardımında bulunulduğunu, Eylül 2009’dan 310,00,-Euro aylık ücret, iş sözleşmesi hükmüne göre 23 gün karşılığı 1.467,00.-Euro yıllık ücretli izin ücreti alacağı bulunduğunu, işverenin 20.11.2009 tarihli yazısı ile bu alacakların büyük kısmını kabul ettiğini, fazla mesai ücreti, sözleşme 1 yıl süreli olduğundan bakiye 10 günlük yaklaşık 666,00.-Euro mahrum kalınan ücret alacağı bulunduğunu, iş sözleşmesinin davalı ... Turizm Yatırımcılığı A.Ş. İle imzalandığını, ancak ... kanunları gereği bir takım işlemlerin ... ... A.Ş. alı şirket üzerinden yürütüldüğünü, her iki şirketin birlikte sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla aylık ücret, yıllık izin ücreti, fazla ... ücreti, erken fesih nedeniyle bakiye süre ücreti ve İhbar tazminatının fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ... ... aleyhine açtığı davadan ve bakiye süre ücret alacağından feragat etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili şirkette bir çalışması bulunmadığını, isteklerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin iç yönetmelik hükümleri gereği 270 saati kadar olan fazla mesai ücretlerinin maktu ücret içerisinde olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesinde bakiye süre ücretinin tam olarak istenebilmesinin Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi ve Yargıtay içtihatlarına göre mümkün olmadığını, bakiye süre içinde davacının elde ettiği gelir ve tasarruflarının tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece ilk kararında, davacı tarafca bilirkişi ücreti kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı tarafca temyizi üzerine Dairemizin 04/03/2013 tarih ve 2013/5171 E., 2013/7509 K. sayılı ilamı ile; "....Uyuşmazlığa konu davanın 1086 sayılı HUMK zamanında açılması nedeni ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca uygulanma olanağı bulunmayan gider avansı ile ilgili 6100 sayılı HMK.’un 120. Maddesi uyarınca sadece HMK.’un 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği veya resen hesap raporu alınacak ise giderin aynı kanunun 325. Maddesi uyarınca yapılması gerektiği gözden kaçırılarak, kapsamı da belirtilmeden yazılı şekilde gider avansı istenmesi yerinde olmadığı ve verilen kesin sürede bilirkişi ücreti olan gider avansının yatırılmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, davacı vekiline verilen kesin süreye ilişkin ara kararında “belirtilen sürede ara karar gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının da açıklanmaması” doğru değildir. .." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece ikinci kararında bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek davacının davalı nezdinde 11 ay 14 gün çalıştığı, dosya kapsamı itibariyle fazla ... ücret alacağı, aylık ücret alacağı, yıllık izin ücret alacağı olduğu, ancak taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi kurulması sebebiyle ihbar tazminatı alacağı oluşmadığı, bakiye süre ücret alacağından ve ... ... A.Ş. hakkındaki davasından feragat ettiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm tarafların temyizi üzerine Dairemizin 23/01/2018 tarih ve 2017/27839 E., 2018/1082 K. sayılı ilamı ile; “Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi belirli bir zaman dilimi ile sınırlandırılmış ise de iş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif şartlar mevcut değildir. Davacının yaptığı iş dikkate alındığında iş sözleşmesinin belirli süreli olarak yapılmasında objektif bir sebep bulunmadığından, davacının fiilen çalıştığı süreler toplanmak suretiyle ihbar tazminatı hesaplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir...davacının yıllık izin alacağına hak kazanması için en az 1 yıl çalışması gerekmektedir. Hal böyle olunca davacının yıllık izin alacağına hak kazanamayacağının kabul edilmesi gerekirken, mahkemece yıllık izin alacağına hükmedilmesi doğru değildir. Kaldi ki; davacı tarafın yıllık izin talebinin 1.000,00 TL olmasına rağmen mahkemece talep aşılarak bilirkişi raporunda belirtilen miktarın hüküm altına alınması da hatalı olup bozmayı gerektirmektedir....” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece son kararında bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu değerlendirilerek dosya kapsamı itibariyle davacının fazla ... ücret alacağı, aylık ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı olduğu, ancak yıllık izin ücret alacağı oluşmadığı, bakiye süre ücret alacağından ve ... ... A.Ş. hakkındaki davasından feragat ettiğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... Turizm Yatırımcılığı A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Turizm Yatırımcılığı A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 04/03/2013 tarih ve 2013/5171 E., 2013/7509 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 23.06.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile ihbar tazminatına yönelik talebini artırmış, Mahkemece son kararında ihbar tazminatı yönünden ıslaha değer verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin önceki uygulamalarında usulü bozmalar ile hesap raporu alınmadan reddedilen alacaklara ilişkin olarak bozmadan sonra ıslah yapılabileceği kabul edilmekteydi.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu' nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemizin 04.03.2013 tarihli bozma kararından sonra 23.06.2017 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek ihbar tazminatının hüküm altına alınması HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup,ihbar tazminatının ıslah talebi dikkate alınmaksızın dava dilekçesinde belirtilen miktar üzerinden hüküm altına alınması gerekirken ıslaha değer verilerek karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy