MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirkette 06/08/1981-31/05/1997 tarihleri arasında çalıştığını, davalının yönetim kurulunda 11/09/1989 tarihinde yapılan toplantıda alınan kararla şirketteki yüksek kademe yöneticilerine ait tamamlayıcı emeklilik yönetmeliğinin yürürlüğe konulmasının kararlaştırıldığını, davacının da bu kararla emeklilik ücretine hak kazanan kişiler arasında olduğunu, davacının davalı şirketin isteği doğrultusunda işten ayrıldığını, bu durumun müvekkiline ihbar tazminatı dahil yasal hakların ödenmesinden anlaşılacağını, ancak emeklilik ücretinin ödenmediğini belirterek davacının tamamlayıcı emeklilik ücreti hakkını kazandığının tespiti ile bu hakkının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; öncelikle zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının tamamlayıcı emeklilik hakkı kazanmadığını, yönetmelik maddesine göre işverenin yönetmeliği değiştirme ve uygulamaya son verme hakkına sahip olduğunu, davacının şirketi tüm hak ve alacaklarına ilişkin olarak ibra ettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin; 24/05/2016 tarih, 2014/35885 Esas, 2016/12360 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; İş Kanun'un 22. maddesinin 10/06/2003 tarihinde yürürlüğe girdiği, davaya konu yönetmeliğin ise 08/05/2006 tarihinde işverence yürürülükten kaldırıldığı, işverenin tek taraflı irade beyanı ile ortaya koyduğu ve işçi lehine düzenlemeler içeren bu yönetmeliği kanununda öngörülenin aksine işçinin rızası olmaksızın yürürlükten kaldırmasının işçiyi bağlamayacağı belirtilerek, alacağın hüküm altına alınması gerekirken reddinin hatalı olduğu ifade edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonucu ile bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Gerekçeli kararın hüküm sonucu incelendiğinde, mahkemece tespit ve tahsil hükümlerinin yanı sıra "01/04/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere her bir tam yıl dolduktan sonra devletin işçi emeklileri maaşlarında yaptığı yıllık arttırım oranı uygulanmak suretiyle her yıl yeniden davacının aylık tamamlayıcı emeklilik ücreti miktarının belirlenmesine," şeklinde karar verildiği saptanmıştır.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının sadece tamamlayıcı emeklilik ücretinin tespiti ve tahsilini talep ettiği, emeklilik ücretinde artışa hükmedilmesi yönünde herhangi bir talebinin bulunmadığı, bu husustada davasını ıslahta etmediği anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında, mahkemenin HMK'nın 26. maddesine aykırı olacak şekilde davacının herhangi bir talebi olmamasına karşın emeklilik ücretinin artışına dair karar vermesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy