MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davacının davalıya ait işyerinde 01/10/2012 tarihinden 26/05/2015 tarihine kadar teknik danışman unvanı ile çalıştığını, en son brüt 10.999 TL maaş aldığını, iş akdinin davalı tarafça hiçbir geçerli neden yokken kötü niyetli olarak ...dildiğini iddia ederek; yapılan fesih işleminin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin 1.6.maddesinde personelin, işverenin yazılı izni olmadan başka şirkette çalışamayacağının, ortak olamayacağının, işverinin buna izin verip vermemekte serbest olduğunun düzenlendiğini, anılan bu açık hükme rağmen davacının, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren farklı bir şirketin hissedarı olduğunun öğrenildiğini, bu davranış doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olup işçinin sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiğinden işverene iş akdini derhal fesih hakkını verdiğini, iş akdinin bu nedenle haklı sebeple ...dildiğini, ayrıca müvekkili şirketin ikametgah adresinin ... olduğunu, dosyaya bakmakla yetkili mahkemenin ... İş Mahkemesi olduğundan yetkisizlik itirazında bulunduklarını belirterek, öncelikle dosyada yetkisizlik kararı verilmesi, esas yönünden ise davanın haksız olduğunu savunarak, reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; davalının yetki itirazı mahkemece kabul edilmiş, dosya verilen yetkisizlik kararı üzerine tarafların talebi ile yetkili mahkemeye gönderilmiş ve yetkili mahkemece yapılan yargılama sonucunda;
“Dosyaya sunulan hizmet akdinin 1.6. maddesinde; personelin, işverenin yazılı izni olmadan başka herhangi bir kuruluş veya şirkette çalışamayacağı, ortak olamayacağı, herhangi bir şekilde görev alamayacağı ve işverenin izin verip vermemekte serbest olduğu düzenlenmiştir. Davacının ise anılan hükmün varlığına rağmen davalı işyerinden ayrılan ... tarafından öncesinde kurulmuş olan ... ... Şirketi'nde 14.05.2015 tarihinde kurucu ortak-hissedar olarak adının geçtiği dosyaya celbedilen ticaret sicil kayıtları ile anlaşılmaktadır. Davacının, işbu hissedarlık durumuna ilişkin işverenden hizmet akdinde öngörüldüğü üzere yazılı izin almadığı yine dosya kapsamı ile sabittir. Her ne kadar davacı vekili, davacının söz konusu ortaklık hakkında üstü konumunda olan ve davacı tanığı olarak dinlenen ... isimli amirine bilgi verdiğini belirtmiş ise de sözleşmede bahsedilen iznin, yazılı izin olduğunun madde metninde son derece açık olduğu, adı geçen şahsın ise halen dava dışı ... ... Şirketi'nde çalışan olduğunun dosyaya sunulan belgelerle ispatlandığı, bu durumda işbu savunmaya değer verilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin, davacı ile aynı şekilde başka şirketlere hissedarlığı olmasına rağmen iş akitlerinin sonlandırılmadığını bildirdiği diğer çalışanlar Yasin ve Utku'nun hissedarlık durumlarının ise iş akitlerinin imzalandığı tarihte işveren tarafından bilinmekte olup o şartlarla işe alındıkları dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmıştır. Bütün bu açıklamalar ışığında davacı işçinin, hizmet akdinin 1.6. maddesinde yapılan düzenlemeye açıkça aykırı işbu davranışının, İş Kanunu'nun 25/2-e maddesinde düzenlenen doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olduğuna kanaat getirilmiş” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvurusunda; ... konu ortaklıkla ilgili olarak davalı işverenin aynı işyerinde aynı pozisyonda başka bir çalışana ortak olma konusunda izin verdiği, davacının mahkemedeki beyanında işe girerken bir çok evraka imza attığını, sözleşmede böyle bir hüküm bulunduğunu hatırlamadığını beyan ettiği,... Eğitim ve Bilgi İşlem Sis. Taş. San.Tic.Ltd. Şti’ne ortak olma konusunda aynı şirkette aynı pozisyonda çalışan ...’a izin verilip davacının aynı şirkete ortak olması yönünden sadakat ve doğruluğa aykırı hareket ettiğinin kabulünün mümkün olmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının bu konuda sözlü izin almadığı kabul edilse bile bu hususun iş akdinin feshi için haklı bir sebep olmadığı, zira işverenin aynı pozisyonda çalışan ...’ın bu şirkete ortak olmasını sözleşmede belirtilen rekabet etme yasağına aykırı olmadığını kabul ettiği,
İş sözleşmesindeki rekabet yasağı hükmünün eşit davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edildiğinden geçersiz olduğu, işverenin rekabet yasağını keyfi olarak istediği işçi için uyguladığı,
Davalı tanıkları tarafından da işe alma ve çıkarma yetkisi olan ve bu konuda işçinin direktöre bilgi vermesi gerektiği bildirilen işveren vekili konumunda ki ... adlı çalışanın davacının ... konu şirkete ortaklığı için kendisinden izin aldığını beyan ettiği,
Davacının ... konu şirkete ortaklık tarihinin 20.02.2015 olduğu, yaklaşık 4 ay boyunca davalı işverenin bu konuda herhangi bir işlem yapmadığı, davacıyı bu şirketten ortaklığını sona erdirmesi aksi takdirde iş akdinin ...dileceği konusunda önce uyarı yazısı ile ikaz edip eğer ortaklıktan çıkmaz ise iş akdi feshi yoluna başvurma imkanı mevcut iken iş akdinin ahlak ve kötü niyete aykırı olarak derhal ...dilmesi yoluna gidilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için feshin haklı olduğu kabul edilse dahi fesih hakkının iş akdinin haklı sebeplerle feshine ilişkin hak düşürücü süre içinde kullanılmadığı” gerekçeleriyle feshin geçerli ve haklı nedene dayanmadığını belirtmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince; “Davacının Maya Soft Bilgi Sistemleri A.Ş. ne 14.05.2015 tarihindeki tescille ortak olduğu ihtilaf konusu değildir. Bilindiği gibi ... Şirketler sermaye şirketi olup, ortaklarının emek ve mesaisini sadece ortak olması itibarı ile gerektirmemektedir. Bunun aksini iddia eden ispatlamak zorundadır. Davacının 01.10.2012 tarihinde işveren ile yaptığı belirsiz süreli iş sözleşmesinin “personelin Sorumlulukları” başlıklı kısmının 1.6 maddesinde “personel, işverenin yazılı izni olmadan başka herhangi bir kuruluş, şirkette çalışamaz, ortak olamaz, herhangi bir sıfatla görev alamaz. İşveren izin verip vermemekte serbesttir.” düzenlemesi mevcuttur. İşverenin sözleşmeye bu hükmü koyması çalışma hayatı, özgürlüğü ve ekonomik özgürlüğe aykırı bir durumdur. İşveren işçiden sadakat borcu kapsamında başka bir yerde çalışmamasını isteyebilir. Ancak bu, başka yerde çalışmamaya ilişkindir. Herhangi bir şirkete ortak olmak farklı bir şeydir. Şöyle ki, işverenin işçinin tüm emek ve mesaisini kendisine istemesi hakkıdır. İşçi, herhangi bir şirkete ortak olarak emek veya süre harcamıyorsa bu ortaklık iş sözleşmesinin feshi için tek başına yeterli değildir. Bu durumda işçinin ortak olduğu şirketin iştigal konusuna bakmak, rekabet koşullarının oluşup oluşmadığını araştırmak gerekir. Eğer işçinin ortak olduğu şirketin faaliyet alanı işveren şirket ile rekabet yasağı oluşturacak konu ve çerçevede değilse işçinin böyle bir şirkete ortak olması tek başına haklı feshi gerektirmez. İş sözleşmesindeki böyle bir hüküm ekonomik özgürlüğü engelleyici bir hüküm olup, geçerli değildir. İşverenin yazılı iznine ilişkin düzenlemenin yapılan açıklamalar çerçevesinde önemi yoktur.
Kaldı ki, davacı tanıkları işverenin fesih tarihinden geriye doğru 6 günlük hak düşürücü süreden çok önceki bir tarihte ... yetkili makamın bu ortaklıktan haberdar olduğunu beyan etmişlerdir. Bu tanıkların davacının ortak olduğu şirkette çalışmaları ya da ortak olmaları beyanlarına itibar edilmeyeceği sonucunu doğurmaz. Kaldı ki, davalı taraf bu tanıkların doğruyu söylemediklerini iddia ve ispat etmiş değildir. Bunun yanı sıra işverenle aynı iştigal konusunda olmayan başka bir şirketin ortaklarından bir işçinin de halen işyerinde çalıştığı anlaşılmış olup, işverenle aynı faaliyet konusunda olmayan bir ... Şirkete sırf sözleşmeden sonra ortak olan davacının iş sözleşmesinin feshi haksızdır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği” gerekçesiyle, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi cihetine gidilmiş ve davanın kabulüne, feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak ...dilip ...dilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davacının davalı işveren ile yaptığı iş sözleşmesinin “Personelin Sorumlulukları” başlıklı kısmının 1.6 maddesinde “ personel, işverenin yazılı izni olmadan başka herhangi bir kuruluş, şirkette çalışamaz, ortak olamaz, herhangi bir sıfatla görev alamaz. İşveren izin verip vermemekte serbesttir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Sözleşmede yer alan bu hükme rağmen, davacının, davalı şirket ile aynı sektörde iş yapan... Eğitim ve... Sanayi ve Tic Ltd Şti.’ne davalıdan izin almadan ortak olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu ortaklığının, ortak olunan şirketin davalı şirket ile bayilik sözleşmesi imzalamak istediği aşamada oluştuğu ticaret sicil gazetesindeki bilgilerden anlaşılmıştır. Davalı işveren tesadüfen öğrendiği bu durum nedeniyle iş akdini, taraflar arasındaki sözleşmenin ihlali nedeni ile ...tmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sabit olan davacının bu eylemi haklı neden ağırlığında olmamakla birlikte, iş akdinin feshinde geçerli neden kabul edilerek işe iade davasının reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davacının hizmet akdinin feshi geçerli nedene dayandığından işe iade davasının REDDİNE
3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 128,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, Kesin olarak 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.