MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverenin ... İli ... İlçesinde bulunan mermer ocağında 01/05/2011-07/05/2014 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 2.629,00 TL olduğunu, son bir haftalık ücreti ödenmeden işine son verildiğini, işyeri yetkilileri tarafından mermer ocağına girmesine izin verilmediğini, davacının 08:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, günde 1 saat mola verdiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2014 yılı 23 Nisan ve 1 Mayıs günlerinde çalışmadığını, ücretinin de ödenmediğini, bunlar dışındaki tüm resmi tatillerde çalıştığını, ücretinin ödenmediğini, davacının yevmiyesinin 60,00 TL olduğunu, davacıyla birlikte 30'u aşkın işçinin işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının 06/05/2014 tarihinde bilgi vermeksizin ... alanını terk ettiğini, takip eden 2 günde de izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, ... Noterliği'nin 12/05/2014 tarih ve 02035 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile devamsızlığının haklı mazeretinin sorulduğunu ve aksi takdirde iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanun'un 25.maddesine göre feshedileceğinin bildirildiğini, davacının ihtarnameye cevap vermediğini, bunun üzerine ... Noterliği'nin 29/05/2014 tarih ve 02351 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş sözleşmesinin haklı nedenle bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, fazla ... yapılmış ise ücretinin ödendiğini, bunun davacı tarafından imzalanmış belgeler, tanıklar ve dekontlar ile sabit olduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin ilk kararının davacı temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/11186 Esas sayılı kararıyla, davacının talebine konu alacakların miktarının ancak bir yargılama sürecinden ve bilirkişi incelemesinden sonra tam olarak tespit edilebileceği, Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu dava konusu alacakların belirli alacaklar olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, alacağın miktarının belirlenebilir olduğu ve belirsiz alacak davası açılamayacağı kabul edildiği halde ise, davacıya talep ettiği alacaklarının miktarını tam olarak açıklayıp eksik harcı tamamlaması için kesin önel verilmeksizin davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulduğu, bozmaya uyulduğu, her ne kadar davalı tarafça, davacının 06/05/2014 tarihinde bilgi vermeden ocağı terk ettiği, takip eden 2 günde de bildirimsiz ve mazeretsiz işe gelmemesi üzerine iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayanılarak feshedildiği savunulmuş ise de, dosya içinde işyerini terk tutanağı veya devamsızlık tutanakları bulunmadığı, varsa devamsızlık tutanaklarını düzenleyen ve imzalayanların tanık olarak dinletilmediği, bununla birlikte, davacının 07/05/2014 tarihli noter ihtarnamesiyle iş sözleşmesinin işveren tarafından sözlü olarak feshedildiğini bildirdiği, davacı tanıkların beyanlarının da davacının iddiasını teyit eder mahiyette olduğu, davalı tanıklarının ise davacı ve bir kısım iş arkadaşlarının verilen zammı beğenmeyip işi bıraktığını söyledikleri, tüm dosya kapsamından, davalının devamsızlık savunmasına itibar edilemeyeceği, davacı ve arkadaşlarının yevmiye usulünün bırakılıp aylık ücret sistemine geçilmesini kabul etmemesi üzerine işyeri yetkililerinin "bu şekilde çalışacaksanız çalışın, çalışmayacaksanız ocağı terk edin" diyerek çalışmalarına izin vermedikleri anlaşıldığından, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 06/05/2014 tarihinde eylemli olarak haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacının kıdem tazminatı talebinin yerinde olduğu sonucuna varıldığı, talep konusu 2014 yılı mayıs ayına ait 7 günlük ücretin ödendiğini gösterir delil sunulmadığından, ücret alacağı talebi kabul edilmiş; tahakkuk içeren imzalı ücret bordroları, banka dekontu veya sair ödeme belgeleri veyahut davacının işyeri giriş-çıkış saatlerini gösterir çizelge gibi belgeleri ibraz edilmediğinden, tanık anlatımlarına göre yapılan değerlendirmede, davacının fazla ... ücreti ve milli bayram-genel tatil ... ücreti alacaklarının bulunduğu kabul edildiği, bilirkişi raporunun ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazının değerlendirildiği bilirkişi ek raporunun açık, denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu kabul edilerek, rapordaki hesaplama sonuçları benimsendiği, bununla birlikte (her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı YİBK'nın değiştirilmesine gerek olmadığına karar verilen 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı YİBK göz önüne alınarak) davacının bozma sonrasında verdiği ıslah dilekçesi dikkate alınmadığı, fazla çalışmaların ve milli bayram-genel tatil çalışmalarının tanık anlatımına dayanması, belgeye dayanmaması, alacakların hesaplandığı süre ve çıkan miktarlar ile işyerindeki ... şartları ve davacının yaptığı işin niteliği dikkate alınarak, bu alacaklardan takdiren % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verilmiş ise de taleple bağlı kalındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, dava, belirsiz alacak davasının bir türü olan kısmi eda külli tespit davası niteliğinde açılmış olup, davacı talep artırımı yerine ıslah yoluna başvurmuştur. Mahkeme tarafından bozma sonrasında ıslah yapılamayacağının belirlenmesi yerinde olmakla birlikte gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları bakımından değer verilmeyen ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı savunması uyarınca hesaplanan miktarlara itibar edilmesi hatalıdır.
Belirsiz alacak davasında sadece davaya karşı cevap dilekçesinde zamanaşımı savunması ileri sürülebileceği gözetilerek, davacının hakettiği fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları ıslah zamanaşımı gözetilmeksizin ve takdiri indirim yapılarak neticeten talep edilebilecek alacak tutarları Mahkeme kararı ile tespit edilmeli, ancak dava dilekçesinde talep edilen miktarlarla bağlı olarak hüküm altına alınmalıdır. Mahkeme tarafından kabul görmeyen ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunmasına değer verilmesi hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy