MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 32. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin İş Kanunu’na aykırı olarak işten çıkarıldığını, işten çıkarmak için hiçbir haklı neden bulunmadığını iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilerek darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde zaruri bazı tedbirler alındığını, bu tedbirler çerçevesinde Banka Yönetim Kurulu'nun 12/08/2016 tarih ve 88995 Karar sayılı kararı ile ... örgütü üyeliği mensubiyeti ya da bağlantısı olan kişilerin iş sözleşmelerinin feshi yönünde karar alındığını ve davacının da buna dayalı olarak iş sözleşmesinin haklı nedenle fesh edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin davacının ... terör örgütü ile illiyet, irtibat ve iltisakı olduğu kanaatine varılarak fesh edildiği, 673 sayılı ...'nın 7. maddesi nazara alındığında davacı işçiden kaynaklanan nedenlerle ... ilişkisinin ortadan kalktığı, bu durumun işveren yönünden katlanması beklenmeyecek nitelikte olup fesih işleminin haklı ve geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kunun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince özetle, fesih bildiriminda atıf yapılan yönetim kurulu kararında feshe yönelik iki ayrı nedenin olduğu, bunlardan birincisinin ... örgüt üyeliği, iltisak ya da iirtibat olduğu diğer nedenin ise performans düşüklüğü olduğu ancak davacı açısından feshin hangi sebebe dayandığının açıklanmadığı buna göre geçerli bir fesih bildiriminin söz konusu olmadığı, gerekçesi ile davacı vekilinin başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1 Eylül 2016 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesine göre “Devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs, ortaklık ve iştirakler ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle iş sözleşmesi feshedilen işçiler, bir daha bu teşebbüs ve ortaklıklar ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler.”
Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisindeki 18/08/2016 tarihli fesih bildiriminde; 12/08/2016 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek iş sözleşmesinin feshine karar verildiği belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında değinildiği üzere Yönetim kurulu kararında feshe yönelik 2 neden bulunmakta olup fesih bildirminde davacının iş sözleşmesinin hangi nedenle fesh edildiği açık değildir. Ancak Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine davalı tarafça gönderilen yazı cevabında "davacının emniyet istihbaratta kaydı olduğu, Bank Asya'da yoğun olarak işlem yaptığı " belirtilmiştir
Her ne kadar davacı hakkında cezai bir tahkikat olmadığı görülse de açıklanan eylemler ve davalı savunmasına göre davacının ... ile ilgi, iltisak ya da irtibatı bulunduğu konusunda davalı işveren açısından şüphe feshini gerektirir yeterli delil mevcuttur. Buna göre 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin kamu iştiraklerindeki işçilere ilişkin 7. Maddesi de dikkate alındığında davacının iş sözleşmesi yasal düzenleme kapsamında sona erdirilmiştir ve kamu bankası niteliğinde olan işyerine işe iadesi mümkün olmadığından ve yasal yetki nedeni ile fesihlerde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca geçersizlik koşulları aranmayacağından işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek yapılan feshin geçerli olduğu kabul edilerek davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi' nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE,
3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 08/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy