MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Şirketin .... Mağazasında 22.10.2004 tarihinde mağaza müdürü olarak işe başladığını, iş akdinin işverence 14.11.2012 tarihinde tebliğ edilen noter bildirimi ile haksız, kötü niyetli ve tek taraflı olarak feshedildiğini, en son 1.750,00 TL maaş aldığını, hizmet süresince 08.00'de işe başladığını, akşam 21.00-21.30'a kadar çalıştığını, Cumartesi günleri de çalıştığını, haftalık ... saatlerinin çoğu zaman 60 saatin üzerine çıktığını, fazla mesai ücreti ödenmediğini, maaşlarının bir kısmının bankaya yatırıldığını, son yıllarda düzenlenen eksik ve geçersiz bordro ile maaşın diğer kısmının kendisine ödendiğini, 2012 yılı yıllık izin ücretinin ve 2011 yılından bir haftalık izin ücretinin, asgari geçim indirimi ile Ekim 2012 ücretinden 130,00 TL, Kasım 2012 ücretinden 218,00 TL alacaklarının ödenmediğini, bayramların tamamında çalıştığını, dini bayramlarda 1 gün izin kullanabildiğini kıdem ve ihbar tazminatı, fazla ... ücreti, asgari geçim indirimi, yemek ücreti, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili Şirketin .... Şubesinde yapılan denetimlerde mağaza müdürü olarak çalışan davacının ... saatlerine uymadığını, zamanında ... faturasını ödemeyerek 5.801,22 TL'lik borca sebebiyet verdiğini, mağazaya şirket merkezi veya depodan yapılan sevkiyatlarda çıkan fazla ürünleri merkeze bildirmediğini, mağaza kasasında fazla çıkan ve reyonda bulunan nakitleri kasada ürün okutturarak kendi kartıyla işlem yaptığını, mağazada çalınan ürünlere masraf fişi aldırarak kasada işlem yaptığını, 2012 yılında Ramazan Bayramında mağaza çalışanlarına tahsis edilen multinet kartını personele kullandırmadığının tespit edilmesi üzerine savunmasının alınmak istendiğini, imzadan imtina ettiğini, mağaza çalışanlarının davacının yaptığı usulsüzlüklere ilişkin beyanlarının olduğunu, bu tespitler nedeniyle iş akdinin bildirim yapılmak suretiyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının aldığı son ücretin ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordrodaki gibi brüt 1.062,00 TL olduğunu, elden maaş ödemesi olmadığını, ödenmemiş ücretinin bulunmadığını, işe giriş tarihinin 16.06.2006 olduğunu, kullanmadığı yıllık izin olmadığını, son sene izne hak kazanmadığını, fazla mesai, hafta sonu tatili ve bayram tatili ücretlerinin zamanaşımına uğradığını, mağazaların 09.30-21.30 arası açık olduğunu, gün içinde 1,5 saat ara dinlenme verildiğini, davacının görev yaptığı mağazalarda shift adı verilen vardiya uygulaması yapıldığını, sabah 09.30'da gelen çalışanın 18.30'da işi bıraktığını,12.30'da gelenin ise 21.30'da işi bıraktığını, haftanın 6 günü çalışan davacının fazla çalışması olmadığını, fazla ... yapılması halinde ücretinin ödendiğini, ihtirazi kayıtsız olarak bordroları imzaladığını, 01.01.2012 tarihli onay ile fazla çalışmaya onayı olduğunu, hafta tatillerinde, resmi tatillerde ve bayram öncesinde çalışıldığı iddialarının doğru olmadığını, ücret bordroları incelendiğinde fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili ücretlerinin ödendiğinin görüleceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmaya uyularak davalı tanığı ....'nin 281,00. TL reaktif borcunun ödenmesini söylediğinde davacının faturayı merkeze gönder demesinin (bu husus cevap dilekçesinde de ifade edilmiştir) ne şekilde gecikmeye sebebiyet verdiğinin anlaşılamadığı, işyerindeki ... faturasının davacı tarafından ödenmesinin davacı açısından ne şekilde zorunluluk olduğu, böyle bir zorunluluğunun bulunup bulunmadığının davalı tarafından açıklanmadığı ve bu konuda delil sunmadığı, ayrıca faturanın ... tarafından şirkete verilip verilmediğinin de denetlenmediği ve bu konuda açıklama yapılmadığının görüldüğü, (davalı işveren vekilinin dosyaya sunduğu deliller arasında bulunan tanık ....’nın beyanı ile ilgili davalının dosyaya sunduğu belgelerde de bu husus tespit edilememiştir) ayrıca reaktif cezası ile ilgili olayın ne zaman olduğunun belirtilmediği, bu olaydan itibaren iş akdinin feshini gerektirecek eylemin öğrenilmesinden itibaren 6 günlük sürenin geçip geçmediği de davalı tarafından ispat edilemediği, çünkü dosyadaki ....’nın ve ...’nin ifade tarihleri dahi davalının sunduğu belgelerden belli olmadığı, davacı tanığı davalı işyerinin bölge müdürü olan ....'nın beyanında davalının cevap dilekçesinde belirtilen hususları araştırdığı anlaşılmış olup, tanık anlatımından da davacıya ithaf edilecek bir kusurunun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 28.11.2017 tarihli ve 2015/36620 E.-2017/19291 K. sayılı ilamı ile “gerekçesizlik” nedeniyle bozulmuş ve bozma kararında “Ayrıca, dosya içeriğine göre taraflar arasındaki iş ilişkisinin 08.11.2012 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla bu tarihin Mahkemece 14.11.2012 olarak kabul edilip buna göre hak ve alacakların belirlenmesi de hatalıdır.” denilerek davacının hizmet süresinin 08.11.2012 tarihinde sona erdiğine işaret edilmiş, esasa ilişkin diğer hususlara girilmemiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, “Mahkememiz kararında fesih tarihinin 14/11/2012 olarak belirtilme sebebi eleştirilmiştir. Davalı, davacının iş akdinin 08/11/2012 tarihinde sona erdiğine dair yeterli delil sunmamış olup sadece beyan olarak belirtmiştir. Cevap dilekçesinin 4. sayfasında açıkça davacının 07/11/2012 tarihinde merkez işyerine çağrıldığı ancak davacının imtina etmesi nedeniyle 08/11/2012 tarihli noter marifetiyle iş akdinin feshedildiğinin belirtildiği görülmüştür. Esasen noterde düzenlenen fesih bildiriminin tebliğ tarihinin fesih bildirim belgesinin arkasına ekli zarfın iç yüzünde posta memuru tarafından tebliğ tarihinin 14/11/2012 olduğu açıkça belirtilmiştir. Mahkememizce de bu husus tespit edilmiştir. Bu suretle davacının akdinin feshinin tebliğ tarihinin 14/11/2012 olduğu kabul edilmiştir.” gerekçesiyle iş akdinin fesih bildiriminin tebliği tarihi olduğu kabul edilerek iş akdinin 14.11.2012 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle karar oluşturulması, hem hükmüne uyulan bozma ilamına aykırı olduğu gibi dosyada feshe ilişkin belgelere (08.11.2012 tarihinde keşide edilen fesih ihtarnamesi, işten ayrılış tarihinin 08.11.2012 olarak gösterildiği ve ilgili kuruma 13.12.2012 tarihinde verildiği anlaşılan işten ayrılış bildirgesi ve dosyadaki tutanaklara v.s.) ve özellikle davacı vekilinin 15.07.2013 havale tarihli dilekçesinin 1 nolu bendindeki açık kabulüne aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının iş akdinin fiilen 08.11.2012 tarihinde sona erdiği kabul edilerek tüm hak ve alacaklarını hesaplatıp sonuca gitmektir. Mahkemece iş akdinin sona erme tarihinin 14.11.2012 olarak kabulü hatalıdır.
3-Ayrıca dosya içeriğindeki imzalı izin talep formlarının onaylı olmadıkları için dikkate alınmadığı görülmüş ise de; 6100 sayılı Kanunu’nun 31. maddesi kapsamında bu belgelerin davacıdan sorulması ve sonucuna göre izin alacağının değerlendirilmesi gereklidir.
Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.