MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde 04/10/2005-02/12/2007 tarihleri arasında ... Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. ve 03/12/2007-01/03/2012 tarihleri arasında ise banka işçisi olarak çalıştığını, 29/03/2011 tarihinde parmağının kırılması nedeniyle birden çok defa ameliyat olduğunu, aylık net 1.100,00 TL. ücret aldığını, fazla mesai alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini 01/03/2012 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... Şti. vekili, müvekkili şirketin hiçbir zaman davacının işvereni olmadığını, diğer davalı Bankaya iş aracılığı hizmeti verdiğini, Yargıtay tarafından böyle bir ilişkinin geçersiz kabul edilerek husumet yöneltilemeyeceğinin kabul edildiğini, davacının ...'den istifa ile ayrılıp işverenliği ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankada 03/12/2007-02/03/2012 tarihleri arasında çalıştığını, son dönem aylık brüt 1.480,00 TL. ücret aldığını, davacının ... sorunları nedeniyle 29/03/2011-30/12/2011 döneminde 109 gün raporlu olduğunu, bu nedenle performansının düştüğünü ve işten çıkarılmak yerine ... durumuna uygun başka bir birime naklinin düşünüldüğünü, buna karşın davacının istifa ile ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; “Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen ...’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece karar gerekçesinde davacı işçinin davalı işyerinde 2.152,46 TL. giydirilmiş ücret ile çalıştığının kabul edildiğinin açıklanmasına karşın, 1.763,68 TL. giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak talep konusu kıdem tazminatının hüküm altına alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Sonuç olarak, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen.... ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla ... ücretinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla ... yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla ... alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla ... olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen 03.12.2007 tarihli iş akdinin 3. maddesinde haftalık ... süresinin 42,5 saat olduğu kararlaştırılmış, 9. maddesinde de “fazla ... ve/veya fazla sürelerle yapılan çalışmanın” aylık ücrete dahil olduğu düzenlenmiştir.
Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması halinde, yıllık 270 saatlik/aylık 22,5 saatlik/haftalık 5,2 saatlik fazla ... süresinin ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, haftalık ... 40 saat kabul edilmiş ve haftalık 50 saati aşan çalışmalar için fazla mesai hesabı yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece davacının işyerindeki haftalık ... süresinin 42,5 saat olduğu gözetilerek, iş sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca haftalık 5,2 saatin haftalık ... süresine eklenmesi ile ortaya çıkan haftalık 47,7 saati aşan çalışmalar için fazla mesai hesabı yapılması gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer taraftan, davalı işverence 03.12.2007-01.03.2012 tarihleri arasındaki dönem için işyerine giriş ve çıkış turnike kayıtları dosyaya sunulmuştur. ... kaydı bulunmayan 29/03/2007-02/12/2007 dönemine ilişkin davacının çalışmalarına dair görgüye dayalı tanık beyanı da bulunmamaktadır. Buna göre, Mahkemece bu dönem yönünden fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy