MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kurumda 16/10/1992 tarihinden beri makam şoförü olarak çalıştığını, sabah-akşam personelin eve gidiş gelişlerini gerçekleştirdiğini, genel müdürün şoförlüğünü yaptığı dönemde ise iş yoğunluğuna göre oldukça uzun saatlerle işverenin talimatına hazır şekilde beklediğini, şehir dışı seyahatlere çıktığını, ancak fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, hafta sonları ve dini bayram resmi bayramlarda makam şoförlüğü yaptığını ileri sürerek fazla mesai, hafta tatili ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istimiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 12.05.2015 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dairemizin ve Y.H.G.K.'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği gibi, bozulan karar, sonradan verilen kararın eki niteliğinde değildir. Hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkar.
Hükmün bozulması üzerine mahkemece, davacının talep ettiği tüm alacaklarla ilgili kabul veya ret yönünde HMK’nun 297. maddesine uygun şekilde yeniden hüküm kurulmalı, oluşan en son duruma göre kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine, reddedilen miktar üzerinden ise davalı lehine tek bir vekâlet ücretine hükmedilmeli, ancak davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilirken taktiri indirim nedeniyle reddedilen kısım dışlanmalı, harç ve yargılama giderleri de yeniden belirlenmeli, yine mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karardaki hüküm fıkraları faizler de dâhil aynı olmalı ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmamalıdır.
Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile "Davacının diğer taleplerine ilişkin kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12.05.2015 tarih ve 2015/11727 Esas- 2015/17533 Karar sayılı Yargıtay ilamı ile kesinleştiği anlaşıldığından bu taleplere ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi HMK’nun 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy