MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.04.2001 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen otelin restoran bölümünde garson olarak çalışmaya başladığını, 05.09.2011 tarihine kadar burada çalışmaya devam ettiği, davacının 05.09.2011 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, davacının davalı iş yerinde haftanın 7 günü çalıştığını, resmi ve dini bayramlarda izin kullanamadığı, davacının sabah 08:00 den akşam 22:00 ye kadar çalıştığını,yıllık izinlerinin kullandırılmadığını davacının en son ücretinin 950,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı defi ileri sürdüklerini,davacının 2001, 2002 ve 2003 sezonlarında dönem dönem çalıştığını,aradan çok uzun süre geçtikten sonra 2011 sezonunda kısa bir dönem çalıştığını,davacının sezon ortasında başka bir iş bulduğu için işten ayrıldığını,davacının hizmet süresinin tespitinde ... kayıtlarının esas alınması gerektiğini, davacının en son asgari ücret aldığını,aylık ücret bordrosunda davacının imzasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece ilk kararında, davacının 03.04.2006 tarihli istifa dilekçesi içeriğine bir itiraz bulunmadığından bu dönemin tasfiye edildiği, 2011 yılındaki çalışmasına ilişkin olarakta 04.09.2011 tarihli istifa dilekçesinin sonradan doldurulduğundan iş akdinin haksız nedenle işverence sonlandırıldığından davacının ihbar tazminatına hak kazandığı ancak bu dönem çalışması 1 yılın altında olduğundan kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarafların temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/1001 E., 2015/11632 K. sayılı ilamı ile; “..... Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının asgari ücret aldığı kabul edilerek dava konusu alacaklar hesaplanmış ise de, usulünce emsal ücret araştırması yapılmadan davacının ücretinin asgari ücret olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur...... davalı işveren davacının iş akdinin istifa etmesi suretiyle son bulduğunu belirterek dosyaya 2 adet istifa dilekçesi sunmuştur.... Davacı vekilinin istifa dilekçelerindeki imzanın davacıya ait olmadığı yönünde itirazı bulunmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, istifaya ilişkin söz konusu dilekçe asıllarının davalı şirketten getirtilerek, davacının daha önce resmi kurumlara vermiş olduğu imza örnekleri toplanıp, davacının imza incelemesine esas olacak şekilde imza örnekleri de mahkeme huzurunda alındıktan sonra alanında uzman bilirkişiye imza incelemesi yaptırılarak, bu belgelerin gerçekten davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığı hususunu araştırmak ve davacının her iki dönem çalışmasının ne şekilde son bulduğu açıklığa kavuşturularak davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında bir karar vermektir...... Hizmet dökümüne göre davacının 2005 yılındaki çalışması 11 ayın altında olduğu gibi 27.04.2005-06.04.2006 tarihleri arası çalışması da 1 yılın altında kaldığından davacı bu dönem için yıllık izne hak kazanamamıştır. Bu nedenle mahkemece 2001-2002 yıllarında ki çalışması 1 yılın üzerinde olan davacının 12 gün yıllık izin ücretine hak kazandığına karar verilmesi doğru ise de açıklanan nedenlerle 2005-2006 yıllarında ki çalışması için yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması hatalı olup bozma nedenidir......”gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece son kararında bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporları değerlendirilerek dosya kapsamı itibariyle davacının son ücretinin net 950,00 TL, brüt 1.327,00 TL olduğu, dosyaya alınan imza incelemesine yönelik raporlardan her iki istifa dilekçesindeki imzaların da davacının eli ürünü olduğu,davacının son dönem çalışmasının hariç istifa ile sonlandırıldığı, son dönem çalışmasının da 1 yılın altında kaldığından kıdem tazminatına hak kazanmadığı, diğer alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/1001 E., 2015/11632 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II.e maddesi uyarınca ücretleri sözleşme ve kanuna göre hesaplanıp ödenmez ise işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. İşçi bu halde bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak iş sözleşmesini haklı da olsa fesheden işçi ihbar tazminatına hak kazanmayacağından bu talebin reddi gerekir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı asil 05.01.2016 tarihli duruşmada imzalı beyanında; “…., 04/09/2011 tarihli dilekçedeki ... isimli yazı ve altındaki imza bana aittir, bana iş yerinde hakaret edilmesi nedeniyle ben istifa ederek işten ayrıldım, patronlarım bana sürekli hakaret ediyorlardı ayrıca küçük düşürücü sözler söylüyorlardı, ben bu nedenle işi bıraktım...” diyerek işten kendi ayrıldığını ikrar etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı asilin duruşmadaki beyanından davacının ikinci dönem iş akdini işyerinde hakaret edilmesi nedeni ile kendisinin feshettiği açıkça anlaşılmaktadır.Bu durumda, haklı nedenlerle dahi olsa iş akdini fesheden tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği gözetilerek davacının ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.