MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30/06/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına asil ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ile avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bankada 1983-2009 yılları arasında 25 yıl çalışarak Nisan 2009 ayında emekli olduğunu, Banka Yönetim Kurulu'nun 17/07/1975 tarih ve 21 sayılı kararı ile banka emeklilerine her yıl "Kuruluş İkramiyesi" adı altında ikramiye ödendiğini, emekli olduğu 2009 yılından itibaren her yıl 15 Ağustos tarihinde her emekliye olduğu gibi kendisine de ikramiyenin 4 yıl boyunca ödendiğini, bankanın Londra Şubesi'nde çalıştığı 8 yıllık süre SGK süresine dahil edilmediğinden emekliliğinin 25 yıl yerine 17 yıl olarak dikkate alındığını, Temmuz 2013 ayında bankaya ve banka emekli sandığına halen derdest olan hizmet tespit davası açması nedeniyle 2013 yılı kuruluş ikramiyesinin ödenmediğini, ihtarnamede ikramiyenin ödenmesini talep ettiğini, davalının ihtarnameye cevabında emeklilik ikramiyesinin süreklilik arz eden bir uygulama olmadığını, emekliler için hak teşkil etmediğinin bildirildiğini, emeklilik ikramiyesinin 1975 yılından beri ödendiğini, kazanılmış hak olduğunu ve yerleşmiş teamül oluşturduğunu, bankanın dinlenme tesisi, erzak yardımı, lokal ve spor tesisleri uygulaması olduğunu belirterek, kuruluş ikramiyesi ödenmemesi kararı ile birlikte sosyal haklar için uygulanan yasakların kaldırılmasını, Ağustos 2013 ayında ödenmeyen 3.950,00 TL kuruluş ikramiyesinin yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini, 05/04/2017 tarihli ek beyanında da 2013 ve 2014 ayları kuruluş ikramiyesinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı bankanın emekli personeline kuruluş ikramiyesi ödenmesi zorunluluğu bulunmadığını, bunun atıfet niteliğinde yapılan bir ödeme olduğunu, eski bir personel tarafından açılan ve yerel mahkeme tarafından kabul edilen emsal davanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, davacının davalıya karşı açtığı sosyal sigorta davası ile kuruluş ikramiyesi ödenmemesi arasında illiyet bağı bulunmadığını, kuruluş ikramiyesi ödenmesi ile ilgili olarak davacı ile yapılmış sözleşme ya da yasal düzenleme olmadığını, önceki yıllarda ödeme yapılmış olmasının kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğini, özel hukukta kazanılmış hak olmadığını, eşitlik ilkesinden de söz edilemeyeceğini, kuruluş ikramiyesi ödemesinin 01/09/2014 tarihi itibariyle banka yönetim kurulunun kararı ile kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kuruluş ikramiyesinin ödenmesine ilişkin yasal düzenlemenin olmadığı, ikramiyeyi ödemenin bankanın taktirinde olduğu ve atıfet (bağış) niteliği taşıdığı, bu halde ödemelerin bankanın taktirinde olması sebebiyle davacının bu yönden talebinin reddinin gerektiği, davacı tarafın sosyal haklar için uygulanan yasakların kaldırılması talebinin somut olmadığı ve iş bu alacak davası içerisinde istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 05/02/2014 yerine 22/12/2015 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı işçi dava dilekçesinde, emekli olduğu 2009 yılından sonra her yıl 15 Ağustos tarihinde kendisine kuruluş ikramiyesi ödendiğini ancak bu ödemenin 2013 yılında yapılmadığını, bunun sebebinin Temmuz 2013 tarihinde davalı bankaya ve bankanın emekli sandığına karşı hizmet tespiti davası açması olduğunu iddia ederek 2013 yılı Ağustos ayında ödenmeyen 3.950,00 TL kuruluş ikramiyesinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı banka vekili ise daha önce Dairemizce verilen bir karardan bahsederek bu ödemenin atıfet niteliğinde olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya emekli olduktan sonra 2013 yılına kadar her Ağustos ayında "kuruluş ikramiyesi" adı altında ödemeler yapıldığı, 2013 yılı Ağustos ayında ödenmesi gereken kuruluş ikramiyesinin ise ödenmediği görülmüştür.
Davacıya dört yıl boyunca ödenen ikramiyenin koşullarda hiçbir değişiklik olmadığı halde dava açıldıktan sonra kesilmesinde hiçbir yasal dayanak yoktur.
Her ne kadar daha önce Dairemizce kuruluş ikramiyesinin atıfet üzere ödendiği yolunda karar verilmiş ise de, her dosya kendine özgü olup, iş bu davada dört yıl kesintisiz ödenen bu ikramiyenin herhangi bir gerekçe gösterilmeden ödenmemesi yerinde değildir.
Davacı 05.04.2017 tarihli ek beyan dilekçesiyle 2014 yılı ikramiyesinin de hüküm altına alınmasını talep etmiş ise de, dava dilekçesinde talep 2013 yılı ile sınırlandırıldığından ve beyan dilekçesi ıslah ya da ek dava niteliği taşımadığından davacının 2013 yılı kuruluş ikramiyesi hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.