MAHKEMESİ: ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
...Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde çalışmasına devam etmekte iken herhangi bir geçerli ve haklı bir sebep olmamasına rağmen 23.05.2016 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, bildirilen sebebin haklı ve geçerli olmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ilişkin 4 aylık ücret ile iş güvencesi tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin karşılıklı güven temelinin çökmesi sonucu meydana gelen olaylar neticesinde feshedildiğini, şirket bünyesinde dağıtımı/satışı yapılan Redbul marka ürünlerin bilgisayar kayıtlarında 676.388 adet gözükmesine karşın depoda yapılan fiili sayımda 462.850 adet çıkması nedeni ile satış, kar-zarar oranlarını saklanması ve kayıtlarda gözüken ancak fiili sayımda depoda olmayan Redbul'ların akıbeti ile ilgili açıklama yapılamaması sebepleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II (e), (ı) maddeleri gereğince feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince, dosyada toplanan tüm beyan ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının iddia ettiği hususları kanıtlayamadığı, davacının iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin 20/07/2017 tarihinde, istinaf harçları yatırılmak suretiyle süre tutum dilekçesi, 14/09/2017 tarihinde ise süresi geçirildikten sonra gerekçeli istinaf dilekçesi sunduğu, istinaf sebepleri belirtilmeyen süre tutum dilekçesinin dikkate alınması gerektiği bu halde de HMK.nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bir husus saptanmadığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına yönelik talep olunan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
E) Gerekçe:
Davacının iş akdinin; "18.05.2016 ve 23.05.2016 tarihli savunmanız istenen hususlarda şirket müdürü olarak hizmet akdinin en temel unsuru olan karşılıklı güven temelinin çökmesi sonucunu doğuran vakıalar silsilesi sonucu (çalıştığınız şirketle çok açık biçimde menfaat çatışması yaratacağını bile bile Balat Tekel unvanlı işyerinin gizli ortağı olarak kardeşiniz adına tekel bayii açmanız, şirket bünyesinde satışı gerçekleşen Reddbul marka ürünlerin bilgisayar kayıtlarında 676.388 adet görünmesine karşın, depoda yapılan fiili sayımda 462.850 adet çıkması suretiyle satış-kar-zarar oranlarının saklanması ve kayıtlarda gözüken ancak fiili sayımda depoda olmayan Reddbul'ların akıbeti ile ilgili yapılamamış olması)
İş akdiniz 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e,ı maddeleri gereğince 25.03.2016 tarihinden itibaren ihbasız olarak feshedilmiştir" şeklindeki bildirimle feshedildiği, bu tespite ilişkin olarak davalı tarafın davacı hakkında şikayette bulunduğu, mahkemece; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca ceza davası açılmaksızın takipsizlik kararı verildiği belirtilerek ve davacının savunması ile tanık beyanları üzerinde durularak, davalının iddia ettiği hususları kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.
Dosya içeriği ve UYAP kayıtları incelendiğinde; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2016 tarih ve 2016/45509 Sor.No., 2016/46151 K sayılı "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" ilişkin karara yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/19 Değişik İş sayı ile reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 06.11.2017 tarih ve 2017/29811 E., 2017/22331 K. sayılı ilam ile; "Somut dosya kapsamına göre, müşteki tarafın iddiaları kapsamında şirket ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, tanık ifadeleri alınmadan, ihbara matuf olduğu iddia edilen e-mail yazışmaları değerlendirilmeden, görevi ve konumu ile açıkça menfaat çelişkisi oluşturacak surette kardeşi adına Tekel bayii açtığına ve gizli ortak olmak suretiyle borçlarını ödeyerek mal aktarımları yaptığına yönelik iddialar kapsamında herhangi bir araştırma yapılmadan, şüphelinin ifadesinin alınması haricinde hiç bir soruşturma işlemi yapılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla merciince itirazın kabul edilmesi gerektiği" gerekçesiyle ... Sulh Ceza Hakimliği'nin kararının bozulduğu görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Buna göre, ceza yargılamasının sonucunun beklenerek, sonucuna göre feshin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
G) SONUÇ:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, temyiz olunan kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK'nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.