MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin .... Bölge Müdürlüğüne bağlı Yemekli-Yataklı vagonlar şefliğinde Haydarpaşa garında kalkan yemekli-yataklı vagonlarda, ... nin hazır yemek hizmetlerini üstülenen alt işvereni, ...ye kayıtlı olarak işçi pozisyonunda çalıştığını, 07/04/2007 tarihinde işe girdiğini, 16/08/2011 tarihinde haksız olarak işten çıkartıldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davalı şirket ile müvekkili kurum arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında işletme kira sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili yönünden davanın husumetten ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Bilişim Yemek Gıda Bas. Yay. Dağ. Tic. San. Ltd. Şti vekili, açılan davanın haksız olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Ankara'da olduğunu, yetkili mahkemelerin Ankara İş Mahkemeleri olduğunu, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yetki yönünden davanın reddine dair verilen karar dairemizin 07/06/2016 tarih, 2016/14000 esas 2016/13593 karar sayılı kararı ile "Davacı İstanbul'da oturmakta olup, davacının işini yaptığı trenin kalkış yeri Haydarpaşa garıdır. Davalı ...'nin yaptığı iş yolcu taşıma işi olup, işin yapıldığı yer kavramına bilet satış gişesinin bulunduğu ve yolculuğun başladığı İstanbul ilinin de gireceği anlaşıldığından, somut uyuşmazlığın özelliği ve iş hukukunun işçiyi koruma ilkesi de nazara alınarak İstanbul Anadolu İş Mahkemesinin yetkili olduğunun kabulü gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi hatalıdır." gerekçesiyle yetki yönünden bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili talep arttırımı yaparak davasını ıslah etmiş ve Mahkemece ıslaha değer verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu' nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup hatalıdır.
3- Davacı, fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini iddia ederek fazla mesai alacağı talep etmiş ancak gerek dava dilekçesinde gerek yargılama aşamasında bu iddiasını tam somutlaştırmamış, genel geçer açıklamalar ile yetinmiştir. Dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarında da bu hususa ilişkin olarak hesaba elverişli somut açıklama yoktur. Nitekim, dairemizde incelemesi aynı gün yapılan ... İş Mahkemesi'nin 2014/171 Esas sayılı emsal niteliğindeki dava dosyasında bilirkişi bu hususa işaret ederek fazla mesai hesabı yapmamış, mahkeme bu talebi reddetmiş, davacı temyize gelmemiştir. Bilirkişinin fazla mesai somut olarak hesaba elverişli şekilde ispat edilemediği halde varsayımsal bir kabul ile fazla mesai hesaplaması ve mahkemenin bu hesaba itibarla talebi kabul etmesi yerinde değildir. Somut ve hesaba elverişli şekilde ispat edilemeyen fazla mesai alacağı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
4- Davacının iş akdinin fesih tarihi 2011 yılı olup giydirilmiş brüt ücreti hesap edilirken günlük 10,70 TL yemek bedeli ilave edilmiş ise de yukarıda bahsi geçen emsal nitelikteki dosyada fesih tarihi 2013 yılı olduğu halde yemek bedeli günlük 5.5 TL olarak ilave edilmiştir. Günlük 10,70 TL'lik yemek ücreti herhangi bir araştırma yapılmadan yine varsayımsal olarak ilave edilmiş olup bu husus da hatalıdır. 2011 yılı için ilave edilmesi gereken yemek bedelinin araştırılıp oluşacak sonuca göre ilavesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıdaki sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 12/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy