MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılar avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi davalılar avukatının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine ve sendikal tazminat talebinin reddine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalılardan ... A.Ş. bünyesinde, ... Şirketi'nin sigortalısı olarak 24/07/2013-20/08/2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 13/07/2016 tarihinde Nakliyat-İş Sendikası'na üye olduğunu, akabinde iş akdinin iş yerinde istihdam fazlalığı oluştuğu, başka illerde değerlendirme olanağının da bulunmadığı gerekçesiyle feshedildiğini, işverenin, davacının işe iade davası açmasını önlemek için, mutabakat şeklinde fesih bildirimi imzalattığını, fesihten sonra işyerine işçi alımına devam edildiğini belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre nedeniyle 4 aylık ücret tutarının ve feshin gerçek nedeni sendikal faaliyet olduğundan 6356 sayılı Yasanın 25. maddesine göre işçinin başvurusu, işverinin işe başlatması veya başlatılmaması koşuluna bağlı olmaksızın işe iade tazminatının bir yıllık ücretten az olmayacak şekilde belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Davalı her iki şirketin adresinin İstanbul olduğunu, davacının işvereninin davalı ... Personel Tedarik Yönetim ve Danışmanlık Anonim Şirketi olup davalı şirketler arasında organik bağ yada muvazaalı bir ilişki bulunmadığını, davacının görev yaptığı bölümün davalı şirketin müşterisi ... A.Ş. tarafından başka bir nakliye firmasına devredilmesinden ötürü, davalı iş yerinde sevkiyat ve iş yoğunluğunun azalması ile istihdam fazlalığı oluştuğunu, davacının iş akdinin bu nedenlerle işletmesel karar doğrultusunda feshedildiğini, feshin sendikal nedenlerle ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Davacı taraf iş akdinin sendikal nedenlerle feshedildiğini, davalı işyerinde çalışan ...'nın 30/05/2016 tarihinde Nakliyat-İş Sendikası'na üye olduğunu, devamında diğer işçiler ... ve sendika temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenlendiğini, bundan haberdar olan işverenin önce ...'nın, sonra da toplantıya katılan diğer işçilerin iş akitlerini feshettiğini iddia etmiştir. ...'nın iş akdi feshedilmeden önce 24/05/2016 tarihinde sendikaya üyelik başvurusunda bulunduğu, ... ile birlikte toplantıya katılan ..., ... ve davacının da iş akitlerinin sona erdiği, ... ile ...'ın iş akitlerinin devam ettiği anlaşılmıştır. Nakliyat-İş Sendikası'nın, davalı ... A.Ş. de sendika üyesinin olmadığını, ...'da çalışan 21 işçinin sendikalarına üye olduğunu, 3 işçinin istifa ettiğini, halen sendika üyesi 4 işçinin davalı işyerinde çalıştığını bildirdiği görülmüştür. İş yerinde Nakliyat-İş Sendikası tarafından alınmış yetki tespiti kararı yada yapılmış bir toplu iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı işverenin sendikalı işçilerin kimler olduğunu bilmediği, lojistik müdürü aracılığıyla tespit etmeye çalıştığı, anlaşılmıştır. Tanık... sendika üyesi olduğunu ve iş akdinin devam ettiğini bildirmiş ise de, bu tanığın sendika toplantısına katılmadığı, ... ile ... dışında toplantıya katılan tüm işçilerin iş akitlerinin feshedildiği göz önüne alındığında, işverenin sendika toplantısına katılan veya sendikaya üye olan işçilerden, tespit ettiklerinin iş akdine son verdiği, bu bağlamda feshin sendikal faaliyetlerden dolayı yapıldığı kanaatine varılmış ve davacının sendikal tazminat talebinin kabulüne, 4 ay işe başlatmama tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacının iş akdinin sendikal nedene dayanmadığı açıktır. Halen sendika üyesi işçilerden işyerinde çalışmaya devam eden işçiler bulunmaktadır. İstihdamda azalma nedeniyle geçerli nedene dayalı olarak feshedilmiştir. Davacıyı işe davet etmemiz feshin sendikal nedene dayanmadığının ispatıdır. Davacı bu daveti kabul etmemiş olup, işe iade talebinde samimi değildir
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Yapılan inceleme inceleme sonucunda; davacının üye olduğu sendikanın işyerinde yetki alamadığı, davacı ile birlikte sendika toplantısına katılan diğer işçilerin iş akitlerinin feshedilmemiş olması birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece feshin sendikal nedene dayandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle işe başlatmama tazminatını davacının kıdemini de dikkate alarak 4 aylık ücreti tutarında tespit etmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile feshin sendikal nedene dayandığının kabulü hatalıdır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği davacının işe iadesine , davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde, ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni göz önünde bulundurularak takdiren 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacının işe iadesi için işverene süresi içerisinde başvurması halinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içerisinde hak kazanılacak olan en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ettiyse de süresinde temyiz talebinde bulunmadığı için ek kararla temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, İşverence yapılan feshin , sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/ 1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye mahkemesi tarafından yetki alınmadığı ve toplantıya katılıpta iş akitleri feshedilmeyen işçiler olduğu gerekçesi ile sendikal feshin ispatlanamadığını işe başlatmama tazminatının ilk derece mahkemesi tarafından 4 aylık olarak belirlenmesi gerekirken feshin sendikal nedene dayandığının kabulünün hatalı olduğuna karar vermiştir.
Sendika tarafından yazılan müvekkereye verilen cevapda davalı şirketi nezdinde çalışan işçi sayısının 331 olduğu, 21 işçinin nakliyat iş sendikasına üye olduğu, bunlardan 3 tanesinin istifa ettiği, üyeliği devam eden 4 işçinin bulunduğu, davacının sendikaya 13.17.2016 tarihinde üyelik için başvurduğu ve 15.07.2016 tarihinde üye olduğu , iş yerinde 2016 yılı Haziran ayında sendika temsilcisiyle davacının da dahil olduğu bir grup çalışan arasında görüşmeler yapıldığı, yapılan görüşmeler sonrasında davalı şirket yetkilisi...'ın toplantıya katılan çalışanları tespit ettiği, toplantıya katılanların iş yerinde garajda işvermeksizin boşta beklettiği, sevkiyata çıkarmadığı, akabinde de davacının da arasında bulunduğu ve işveren tarafından toplantıya katıldıkları tespit edilen işçilerin sözleşmeleri feshedildiği, davacının iş sözleşmesinin sendika üyeliği konusunda işyerindeki arkadaşlarıyla toplantı gerçekleştirmesi neticesinde sendikal nedenle feshedildiği anlaşıldığından sendikal tazminat talebinin kabulü gerekirken, reddi hatalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının işe iadesine dair hüküm kurulmuşsa da hangi işverene iade edildiğinin belirtilmemesi de hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davacının iş sözleşmesinin feshinin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... Taşımacılık ve Lojistik Ticaret Anonim Şirketine İŞE İADESİNE,
3. 6356 sayılı Kanunu'nun 25. maddesinin 5. fıkrası gereğince davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile davalıların müştereken ve müteselsilen ödemesi gereken tazminat miktarının 4857 sayılı yasanın 21. maddesine göre davacı işçinin 10 iş günü içinde işverene başvurusu, iş verenin davacıyı 1 ay içinde başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında olduğunun tespitine,
4. Davacı işçinin işe iadesi için süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6. Davacının yapmış olduğu 62,70 TL harç, 297,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 359,90 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 30.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy