MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin fabrikasında 16/09/2011-10/06/2016 tarihleri arasında en son kaynak bolümde makine operatörü olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde örgütlü olan Türk Metal Sendikasına 23/12/2011 tarihinden beri üye olduğunu, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, müvekkiline 20/06/2016 tarihinde ihtarname tebliğ edildiğini, müvekkilinden savunma talebinde bulunulmadığını iddia ederek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, davalının müvekkili işe başlatmaması halinde işverenin açık kötüniyeti de dikkate alınarak 8 aylık işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin işyerinde 16/09/2011 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin sona erdiği tarihteki aldığı son brüt ücretin 1.732,50 TL olduğunu, fesih işleminin iş kanunu bağlamında haklı ve yasal bir fesih olduğunu, davacının 07/06/2016 günü mesai saatleri içerisinde yöneticisine bilgi vermeksizin ve usullere uymaksızın çalıştığı makineyi bırakarak ayrılması ve bunun üzerine kendisi ile görüşmek üzere soyunma odasına giden takım liderine onur kırıcı davranması, hakaret ve küfür etmesi nedeniyle yaşanan süreç sonucunda feshedildiğini, genel olarak gerek olay günü alınan yazılı savunmasında, gerek disiplin kurulu önündeki yazılı ve sözlü beyanlarında davacının tüm davranışları kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından; “..tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait işyerinde 16/09/2011-10/06/2016 tarihleri arasında çalıştığı, kıdeminin 6 aydan fazla olduğu, davalı işveren nezdinde çalışan sayısının otuzun üzerinde olduğu, davacının işveren vekili olmadığı, iş akdinin 10/06/2016 tarihli fesih bildirimi ile feshedilmesinden sonra davanın 22/06/2016 tarihinde 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, 4857 sayılı İş Kanunumun 25/II-d maddesinde, “işçinin işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka bir işçisine sataşmasının" işverene bildirimsiz fesih hakkı verdiği, tanık anlatımlarından, davacının ekip liderine haber vermeden görev yerini terketmiş olması nedeniyle işverenin diğer bir işçisi olup, ekip lideri olarak görev yapan Süleyman Bilgin isimli işçiyle tartışmaları sırasında küfür ettiği, bu hususun davacı tarafça işverenliğe verilen savunmasında kabul edildiği, davacı işçinin bu şekilde davalı işverenin diğer bir işçisine sataştığı, işverenin fesih hakkını yasal süresi içerisinde kullandığı..” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın gerekçesinde hata edildiğinden feshin haklı nedene değil geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin gerekçesinin bu yönde düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı ve davalı vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, feshin haklı nedenle olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin kararı yerindedir.
Somut uyuşmazlıkta, tanık anlatımlarından davacının ekip liderine haber vermeden görev yerini terketmiş olması nedeniyle, ekip lideri olarak görev yapan S.B. isimli işçiyle tartışmaları sırasında küfür ettiği, bu hususun davacı tarafından işverenliğe verilen savunmasında kabul edildiği, davacı işçinin bu şekilde davalı işverenin diğer bir işçisine sataştığı işverence yapılan feshin haklı nedenle olduğu anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılarak feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasa'sının 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 373. maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H- Sonuç:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin haklı nedenle yapıldığı anlaşıldığından davanın REDDİNE,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 44,40 TL harçtan peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 33,00 TL mahkeme masraflarının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacının ve davalının gider avanslarından kalan ücretlerin karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
9. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
10.Dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olarak 12.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy