MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ: ... 13. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15/12/2014 tarihinden 08/09/2016 tarihine kadar garson olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, ülkede yaşanan terör olayları, dış ülkelerle yaşanan siyasi olaylar ve 15 Temmuz süreci sonunda müvekkilininde içinde bulunduğu turizm sektörünün uğradığı krizin önüne geçilemediğini, müvekkili otelde doluluk oranının geçmişe göre ciddi seviyede azaldığını, ortaya çıkan iş gücü fazlalığı nedeniyle öncelikle fazla çalışmaların kaldırılması, çalışanlara yıllık izin kullandırılması, tüm departmanlarda operasyonel önlemler ile birlikte tasarruf önlemleri alındığını, ancak alınan bu önlemlerinde yeterli olmadığını, çalışma koşullarının değiştirilmesi yoluna gidildiğini, aylık çalışma sürelerinin ve aylık brüt ücretin düşürülmesi seçeneklerinin sunulduğunu, her iki seçeneği kabul etmeyen işçilerin iş akdinin İş Kanunu’nun 22. maddesi gereği feshedilmesine karar verildiğini, davacının da 02/09/2016 tarihinde yazılı olarak sunulan her iki seçeneğide kabul etmediğini beyan etmesi üzerine iş akdinin 08/09/2016 tarihinde geçerli nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; ”Her ne kadar davacının iş akdi davalı işveren tarafından işletmesel nedenle feshedilmiş ise de, işveren işletmesel kararı uygularken tutarlı davranmak zorundadır. Davalı işveren işletmesel nedenle işten işçi çıkarırken bir taraftan da işçi alımına devam etmiştir. Dolayısıyla fesih geçersiz olup davacının işe iadesine karar verilmesi gerekmiştir.“ gerekçeleriyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olup bu durumun adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, geri alınan işçilerin niteliğinin araştırılmadığını, feshin geçerli nedenlere dayandığını davalının işletmesel karar öncesinde feshin son çare olması ilkesine uyduğunu, davalı şirketin zarar ettiğinin raporda da tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, “Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu bu nedenle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği iddia edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince "Her ne kadar davacının iş akdi davalı işveren tarafından işletmesel nedenle feshedilmiş ise de, işveren işletmesel kararı uygularken tutarlı davranmak zorundadır. Davalı işveren işletmesel nedenle işten işçi çıkarırken bir taraftan da işçi alımına devam etmiştir. Dolayısıyla fesih geçersiz olup davacının işe iadesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde gerekçe yazılarak davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince gerekçenin belirtilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilince davacının iş akdinin işletmesel karar gereği geçerli nedenlerle fesih edildiği, feshin son çare olması ilkesine uyulduğu iddia edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi heyet raporundaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davalı tarafca davacının pozisyonunun garson olduğu anlaşılsa da, dosya içeriğinde davacının pozisyonuna ilişkin görev tanımına rastlanmamıştır. Ayrıca dosya içerisinde organizasyon şemalarının bulunmadığı da anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere fesihten önceki ve sonraki dönemde işçi çıkarma işlemlerinin yapıldığı gibi yeni işçi alımlarınında yapıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu veriler dikkate alındığında, davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda tutarlı davranmadığı, yapılan feshin iş ve işyeri gereklerinden kaynaklandığının somut olarak davalı tarafca ortaya konulup ispatlanamadığı, davalı işverenlikce feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin dosyadaki delil durumuna ve hukuka uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
G) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden otel olan davalı işyerinde, yaşanan terör olayları, siyasi krizler vs nedeniyle müşteri azalmasına bağlı olarak mali sıkıntı yaşandığı, davalı işverenin bu sıkıntıyı aşabilmek için işletmesel karar alıp, tüm çalışanları toplayarak onlara birinci seçenek olarak; ayda 4 gün ücretsiz izin kullanması ve ücretinin (SGK primlerinin de ) bu oranda eksik olarak ödenmesini, ikinci seçenek olarak ise, denkleştirme usulü çerçevesinde haftalık çalışma süresinin ortalama 38 saate düşürülerek ücretinin %15 oranında düşürülmesi, yine aksi bir karar alınmadığı durumda 01.01.2017 tarihinden itibaren özlük haklarının 31.08.2016 tarihindeki çalışma koşulları ile aynen devam edeceği yönünde teklifte bulunulduğu, bu seçeneklerden birisini kabul eden işçiler ile çalışmaya devam edildiği, kabul etmeyen işçilerin ise tamamının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi gereği feshedildiği, bu işçilerin yerlerine kabul edilmeyen şartları aynen kabul eden yeni işçiler alındığı, davalı işveren mali sıkıntıdan kurtuluncada kısa süre sonra normal düzene geçildiği anlaşılmaktadır.
İşverenin aldığı işletmesel karar feshin son çare olması ve ölçülü olması ilkelerine uygun olduğu gibi işverence tutarlı bir şekilde de uygulanmıştır. Her ne kadar çıkartılan işçilerin yerlerine yeni işçiler alınmış isede, işe yeni alınan işçiler çıkarılan işçilerin kabul etmediği seçeneklerden, birisini kabul etmeleri üzerine işe alınmakla birlikte, yeni işçi alımının işletmenin devamı için zorunluluk arz ettiğide ortadadır. Açıklanan nedenle feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek işe iade davasının reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü hatalıdır.
Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H) Hüküm:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken 44,40 TL karar- ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar- ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 192,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7.Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 18.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy