MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek, davacının işe iadesine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01.07.2008-08.03.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde montaj süpervizörü olarak çalıştığını, kendisinden savunma alınmadan gerçek dışı iddialarla iş akdine son verildiğini, davacının taşeron şirketlerden maddi menfaat sağladığının gerekçe olarak gösterildiğini ancak bunun gerçeğe aykırı olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve iş akdini gerektirecek mahiyette olmadığını iddia ederek davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işverenin müvekkilini işe başlatmaması halinde 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine, kararın kesinleştirilmesine kadar çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirketlerden haksız menfaat sağlayarak doğruluk ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, 2015 yılı sonu 2016 yılı başlarında bazı tedarikçilerden çeşitli yollarla ihbarlar aldıkları sahada çalışan bazı personelin şahsi çıkar sağlamaya yönelik girişimlerde bulundukları, yani davacının denetim yaptığı tedarikçiden şahsi çıkar sağladığı anlaşıldığından İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince fesih yapıldığı, ayrıca 25. madde kapsamında yapılan fesihlerde savunma alma zorunluluğunun olmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Dosya kapsamına göre; davalı işveren tarafından iş akdinin İş Kanunu 25/II-e maddesi uyarınca fesih edildiği, dinlenen davalı tanığı S.S.nin davacının kendi şirketlerini tavsiye etmeleri için 2 yada 3 kez davacıya para verdiklerinin beyan ettiği, yine tanık tarafından dosyada yer alan 27.02.2016 tarihli davalı şirkete hitaben yazılan dilekçe içeriğini doğruladığı, bu kapsamda davacının taşeron firmadan menfaat temin ettiği, bunun doğruluk ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı bu nedenle yapılan fesihin haklı nedene dayandığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. maddesine göre yapılan fesihlerde savunma alma ve feshin yazılı olması şartının aranmadığı bu nedenle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
D)İstinaf başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Yerel Mahkemece verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu,
Davalı işverence iş akdinin feshinde gerekçe olarak gösterilen hususların gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte, iş akdinin feshini gerektirecek mahiyette olmadığı,
Davalı işverence, müvekkilini iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiği, bu hususun tanık anlatımları ile ortaya konulduğu gibi fesih gerekçesini ispat ile yükümlü bulunan davalı tarafından da bu iddiasının ispat edilemediği,
Tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere, davalı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin taşeron firmalardan herhangi bir menfaat sağlamadığı, kaldı ki davalı tarafça da iddia edilen bu hususun ispat edilemediği,
Bununla birlikte davalı tarafça... adına yazılıp dosyaya sunulan belgenin hiçbir delil gücü olmayan bir evrak olduğu,
Davalı tarafın iddiasını kabul etmemekle birlikte; gerçekten ilgili fesih gerekçeleri mevcut olsaydı bile fesih işleminin1 İş Kanunu'nun 6. maddesine göre 6 gün içerisinde yapılmış olmasının gerekeceği,
Davalı tanık beyanlarının tamamen çelişkili ve müvekkili davacıya iftira niteliğinde olduğu,
Davalı işveren tarafından, müvekkilinin işten çıkarılmasında sebep olarak gösterilen iddiaların içeriğinin belirtilmediği ve müvekkili davacıya kendini savunma hakkı verilmeden, hiçbir araştırma yapılmadan, müvekkili hakkında iftira niteliğinde bulunan mesnetsiz, delilsiz, ispatsız ve tamamen gerçek dışı bulunan iddiaları ispatlamadan iş akdini sona erdirdiği,
Davada şüphe feshinden de söz edilmesinin söz konusu olmadığı, zira; Yargıtay kararlarında değerlendirilen şüphe feshinden söz etmek için; fesih anında objektif olay ve vakıalara dayanan somut, kesin ve güçlü bir şüphenin mevcut olması gerektiği, şeklindedir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Dosya kapsamında dinlenen taraf tanıklarının menfaat teminini doğrulayacak beyanları bulunmadığı, davacının görev tanımının, işyerindeki yetki ve sorumluluklarının ortaya konmadığı, tanık S.S.nin beyanında geçtiği şekliyle süpervizör olan davacının taşeronlara işin nasıl yapılacağını tarif etmekten ibaret görevi çerçevesinde, davalı şirketin hangi taşeronla iş yapacağını yönetme, taşeron firma ile anlaşma yapılmasını sağlama hususunda ne derece yetkili ve etkin olduğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, davalı şirketin yönlendirmesi ve açık talebi üzerine ve aynı zamanda davalı şirket ile iş ilişkisini devam ettirme kaygısı içinde bulunan S.S.nin soyut ve düzenleyip imzaladığı yazı içeriği ile çelişen tanıklık beyanı, haklı fesih iddiasını kanıtlama bakımından tek başına yeterli görülmemiş, fesih işleminin geçersiz olduğuna karar verilerek davacının işe iadesine, davacının kararının kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak üzere işverene başvurması sonrası işverence işe başlatılmaması halinde davacının kıdemi ve fesih sebebi gözönünde bulundurularak takdiren 5 aylık brüt ücret tutarındaki tazminat ile davacı işçinin işe iade için 10 günlük yasal süre içinde işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşeceği tarihe kadar gerçekleşen en çok 4 aylık ücret tutarında tazminatın tespitine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının taşeron şirketlerinden menfaat temin etmesi nedeni ile işverence yapılan feshin, haklı / geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
Davacının taşeron şirketlerle olan irtibatı neticesinde maddi menfaat temin ederek doğruluk ve bağlılığa, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesi ile davalı işverenlikçe iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanunun 25/II-e maddesi gereğince, haklı fesih yolu izlenmek suretiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde davalı tarafından dinletilen 27.02.2016 tarihli yazıyı imzalayan taşeron şirket yetkilisi tanık S.S. 12.09.2017 tarihli duruşmada dinlenmiş, ifadesinde davacıya para verdiklerini, bu paralar karşılığında müşteriye kendilerini önerdiklerini, para vermemeleri halinde ise kendilerine iş gelmediğini beyan etmiştir. Dosya içerisinde bulunan... sistemleri yetkilisi tarafından yazılan... adının yazdığı fakat şirket yetkilisi S. S. imzalı belgede davacıya ... projesinde 7.500,00 TL. ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre davacının taşeron firmadan menfaat temin ettiği, bunun doğruluk ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davacının davalı şirketin güvenini kötüye kullandığı, davacının bulunduğu pozisyon ile davalı işverenliğin kendisine duyduğu güveni suistimal ettiği, davalı işverenliğin davacı ile çalışmasına devam etmesinin beklenemeyeceği, davalı işverenliğin 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi kapsamında yaptığı feshin haklı nedene dayandığı, davacının davasının reddi gerektiği, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 62,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
7.Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 14.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.