MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ... nezdinde işe başladığı tarihten işkolu değişikliği nedeniyle Türkiye Yol İş Sendikasına geçildiği yıla kadar hizmet ve çalışma süreleri göz önünde bulundurulmayıp işe yeni başlamış gibi sayılarak derece ve kademesinin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm çalışma sürelerinin hesaplanarak derece ve kademe intibaklarının tespitinin gerekli olduğunu, davacının daha önceden Koop-İş Sendikası üyesi olduğunu ve Toplu İş Sözleşmesinden yararlandığını, 07/04/2010 tarihinde davalının İşkolu Tüzüğü gereğince 15. sıradaki inşaat işkolunda yer aldığını davacının Haziran 2010 tarihinde Yol-İş Sendikasına üye olduğu ve Yol-İş Sendikasıyla TÜHİS arasında yapılan Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmaya başladığını, davacının intibaklarının davalı idarece doğru yapılmadığını, yeni başlamış işçi gibi değerlendirildiğini, davalı idareye başvurularında kademelerinin doğru belirlenerek olması gereken ücret ve ücret farkının ödenmesi taleplerinin davalı tarafından reddedildiğini, bu durumun Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ayrıca 1475 sayılı eski İş Kanununun işçinin kıdeminin aynı işverenin değişik iş yerlerinde veya işyerinin devir intikali yahut başka iş verene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdeminin işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı hükmünü içerdiğini, ayrıca yapılan Toplu İş Sözleşmesinin 97. ve 99. maddesinde de derece ve kademe ilerlemesinin düzenlendiğini, işçi lehine yorum ilkesi gereğince davacının davalı iş yerinde çalıştığı tüm hizmet sürelerinin Toplu İş Sözleşmelerindeki kademe ilerlemesi ve terfi konularının değerlendirilerek bilirkişi tarafından olması gereken derece ve kademesinin tespitini ve davacının belirlenecek kademesine göre Türkiye Yol İş Sendikası üyeliği talebinin kabulünden itibaren dava tarihine kadar eksik alınan ücret, ikramiye, prim fark alacağının ödenmesi gerektiğinin tespiti ile alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, Kop-İş ve Tezkop-İş Sendikalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 07/04/2010 tarih 15 nolu inşaat kolunda davacıların yer aldığına dair tespit kararına karşı dava açtıklarını ancak feragat ettiklerinden davanın reddedildiğini, davacıların intibak taleplerinin TÜHİS ve Yol İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesine 01/03/2011 tarihinde intibakları yapılan Kop-İş Sendikası işçilerinin Yol İş Sendikasına üye olduklarını ancak 16/06/2010 tarihinden itibaren yararlanmak istediklerini TİS hükümlerinden yararlanma taleplerinin reddedildiğini, dayanağının 2822 sayılı Grev ve Lokavt Kanununun 9.maddesi olduğu, davacıların yürürlükteki TİS'ten yararlandıkları, geriye dönük hizmet sürelerinin derece ve kademelerinde değerlendirilmesinin yürürlükteki TİS'nin 4.maddesine aykırı olduğunu, TİS'in 17. ve geçici 4. maddesinde bu durumun açıkça düzenlendiğini, yeni taleplerinin mükerrer olacağını, davacının TİS'ten de 01/03/2011 tarihinden itibaren yararlandırıldığını ve İş Kanunun 5. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılığın da olmadığını, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 5. maddesi ve 2812 sayılı Kanunun 6/3 maddesi gereğince davacının 16/06/2012 tarihinden sözleşme süresinin devam ettiği 30/12/2010 ve yeni TİS'in imzalandığı 01/03/2011 tarihine kadar eski TİS'ten ve sözleşmeden ücret ve haklarının ödenmiş olduğundan diğer haklarının ödenmesi için hiçbir yasal hükmün bulunmadığını, davalı idare adına TÜHİS ile Yol İş Sendikası arasında 26/06/2012 tarihinde imzalanan ve 01/03/2011-28/02/2013 tarihleri arasında geçerli olan Toplu İş Sözleşmesinin geçici 4. fıkrasında başka bir iş verenin veya aynı işveren olmakla birlikte Yol İş Sendikası üyeliğinden önce başka iş kolunda çalışılan çalışma süreleri için derece ve kademe ilerlemesi talebinde bulunamaz hükmü gereğince davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, Toplu İş Sözleşmesinin 97. ve 99. maddesinde derece ilerlemesinin ve kademe ilerlemesinin düzenlendiği, işçi lehine yorum ilkesi gereğince davacının davalı iş yerinde çalıştığı tüm hizmet sürelerine ilişkin Toplu İş Sözleşmelerindeki kademe ilerlemesi ve terfi konularının değerlendirilmesi gerektiği, davacının düz işçi olduğu, başlangıç pozisyonunun 1/8 olarak kabul edildiği, davacının dava tarihi itibari ile hizmet süresi dikkate alınarak 7. derecenin 21. kademesinde olduğu, buna göre günlük ücretinin 71,33 TL olduğu, ücret fark alacağı ve ikramiye alacağının ve ilave tediye fark alacağının buna göre hesaplandığı, davacıya düz işçi olduğundan %15 yıpranma primi farkının ödenmesi gerektiği ve yıpranma prim alacağı yönünden Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere işçinin çalışılmayan ve izinli ve raporlu günler dikkate alınarak %30 hakkaniyet indirimi yapılarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10/02/2015 tarih, ... Esas, 2015/1141 Karar sayılı kararı ile “...Somut olayda davacının Toplu İş Sözleşmesinin ekindeki pozisyon cetveline göre düz işçi pozisyonunda 1 derece ile 8 derece arasında olabileceği düzenlenmiş olup davacının işe başlama tarihinde 1 derece ve 1 kademede olduğu kabul edilerek ve başka iş kolunda geçen çalışmaları da dikkate alınarak olması gereken kademe ve derecenin tespiti suretiyle bu derece ve kademeye göre davacının fark ücret alacaklarının belirlenmesi gerekirken davacının düz işçi olarak işe başladığı tarihte 1 derece 8 kademede olduğu kabul edilerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.”gerekçesi ile bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir karar vermeden yeniden hükümde karar vermek zorundadır.
Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemenin bozma öncesi kararında bilirkişi tarafından 01/03/2010 tarihi itibariyle belirlenen derece ve kademenin 2013 yılında açılan davalarda dava tarihindeki derece ve kademe olarak kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda ise, dava tarihi olan 01/03/2013 tarihine göre belirlenen derece ve kademe üzerinden hüküm kurulmuştur. Bu durum, bozmaya uyulmakla davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
3-Davalı işveren tarafından dava konusu işçilik alacaklarıyla ilgili olarak ödeme itirazında bulunulmuştur. Mahkemece bu ödemeye ilişkin belgeler getirtilerek davacı işçi adına dava konusu alacaklarla ilgili ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.