MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu kabul ederek, davanın reddine karar vermiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacı işçinin davalı işyerinde en son gider yönetimi bölümünde çalıştığını, davalı işveren tarafından ülkede yaşanan terör ve benzeri olumsuzluklar ve sektörde yaşanan sıkıntılar nedeniyle ikramiyelerin kaldırılması gerektiği, çalışanlara 6 gün düşünme süresi verilerek kabul etmeyenlerin iş akitlerinin feshedildiğini, davalı işverenin işyerine yeni eleman aldığını iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin işletmesel karar gereğince yapılan değişiklik teklifini kabul etmemesi nedeniyle feshedildiğini, 2015 yaz ayından itibaren ülkede pek çok istenmeyen üzücü durum yaşandığını, bu durumun turizm sektöründeki işletmelere zor zamanlar yaşattığını, davalı işverenin yasal hak edişlerin ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesini talep eden çalışanlara yönelik olarak kampanya başlattığını, bu kampanya çerçevesinde bazı dönemlerde rızası olan çalışanların ücretsiz izne çıkartılması uygulamasına gidildiğini, ancak davalı işverenin bu çabalarının yeterli olmadığını, davalı işverenin sektördeki olumsuz gidişat nedeniyle işletmesel faaliyetlerini kendi başına yürütemeyecek hale geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Davacının iş akdinin ülkede yaşanan terör olaylarına ve yeni açılan bir çok otel olmasına dayalı olarak ekonomik gerekçelere dayalı yeniden yapılanma nedeniyle feshedildiği, bu bağlamda davalı yanca, fesih gerekçesinde belirtilen genel ekonomik durumuna bağlı olarak işçi ücretlerinde değişikliğe gitme gerekçesinin öncelikle ispatlanmasının beklendiği, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan belgelerden davalı işletmenin mali yapısının 2015 yılına kıyasla 2016 yılının 2. çeyrek döneminde öz kaynaklarında azalma olduğu görülmekte ise de; terör olayları ve bir kısım olumsuzlukların davalı işletmeyi ekonomik yönden kalıcı olarak etkilediğine dair somut bir veri bulunmadığı, davalı işveren tarafından alınan tedbirlere ilişkin dosyaya açıklama sunulmadığı, bununla beraber ikramiye kaldırılmasına ilişkin teklifin 50 çalışana yapıldığı anlaşılmakla, bu 50 çalışanın görev tanımlarına yer verilmediği, organizasyon şeması içinde kaç çalışanın yer aldığı, bu çalışanların ücret tutarları üzerinde bir tasarrufa gidilip gidilmediğinin anlaşılamadığı, ücret değişikliği işçi için esaslı bir değişiklik olup, dosyaya bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapordandda anlaşıldığı üzere davacı işçinin yıllık ücret kaybının 9.294,00 TL. olduğu, işçinin bu değişikliği kabul etmemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı işverenin davacının iş akdinin feshinden sonra 3 yeni bulaşıkçıyı işe aldığının sabit olduğu, bu anlamda davalı işveren tarafından işletmesel kararın tutarlı olarak uygulandığından bahsetmenin mümkün olmadığı, tutarlı olarak uygulanmayan işletmesel karar nedeniyle işveren feshinin geçerli bir fesih olmayacağı,." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) İstinaf Sebepleri:
Davalı işverenin içerisinde bulunduğu durumun "genel ekonomik durum" şeklinde nitelendirilemeyecek kadar spesifik hususlara dayandığı, bir kısım olumsuzlukların davalı işletmeyi ekonomik yönden kalıcı olarak etkilediği,davalı işverenin en temel amacının, işletme hayatını devam ettirebilmek ve bu şekilde işçi istihdamını sürdürebilmek olduğu, davalı işverenin öz kaynakları toplamının her yıl düzenli bir şekilde azaldığı, Mahkemece, bilirkişi heyetinin tespitinin aksine bir kanaate ulaşılması halende, bu durumun detaylı bir şekilde gerekçelendirilmesi gerektiği ancak Yerel Mahkemece, bu hususta herhangi bir teknik açıklama ve gerekçe belirtilmeksizin, davalı işverenin ekonomik durumundaki olumsuz etkilenmenin kalıcı olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı, bu durumun hukuken hiçbir temele dayanmadığı ve gerekçesiz olması nedeniyle de usule aykırı olduğu,davacıya da teklif edilen ikramiye uygulamasının kaldırılmasına ilişkin teklif ile birlikte, davalı işyerinde ikramiye uygulamasının sona erdirildiği, bu kapsamda işe alınan kişilerin, ikramiye uygulaması olmaksızın hatta davacıdan daha düşük ücretlerle işe alındığı, bunun işletmesel karara aykırı herhangi bir yanı bulunmadığı savunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince, somut uyuşmazlıkta; işyeri uygulaması olan ikramiyenin kaldırılması suretiyle işçi ücretinin düşürülmesi, iş koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde bulunmasına göre, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşveren iş sözleşmesinin feshinden önce ekonomik sebeplerle ilgili olarak tüm tedbirleri aldığını, tüm yolları denediğini, yapılabilecek her şeyi yaptığını ve tüm yollar tükendikten sonra İş Kanunu 22. maddesi uyarınca ücrette azalma anlamına gelen ikramiye uygulamasının kaldırılması yöntemine başvurduğunu ve bu uygulamanın yapılmaması halinde işletmesel anlamda mahvına sebep olacak sonuçlar doğacağını yani feshe son çare olarak başvurduğunu kanıtlamalıdır. İşletmesel karar incelendiğinde, şirketin içinde bulunduğu mali durumun tüm tasarruf tedbirleri alınmasına rağmen düzelmemesi nedeniyle, personele yılda 4 defa ikramiye ödenmesine ilişkin uygulamanın kaldırılmasına, değişiklik teklifini kabul etmeyenlerin iş sözleşmesinin feshine, fesih nedeniyle doğacak iş gücü ihtiyacının yeni alınacak personel ile karşılanmasına ancak yeni personele 4 ikramiye hakkı verilmemesine yönelik karar alındığı anlaşılmaktadır. Buna göre işverenin, işgücü fazlalığını azaltmaya yönelik değil, iş gücü maliyetini azaltma yönünde davrandığı görülmektedir. Dosya kapsamından, işyerinin önceki yıllara nazaran zararda olduğu ve istinaf başvurusuna eklenen belgelere göre de kapanma sürecine girdiği anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında dosyaya sunulmuş olan ancak bilirkişi raporunda değerlendirilmediği anlaşılan maliyet tablosuna göre işverenin, 2015 yılına nazaran 2016 yılında reklam, tanıtım, sosyal medya, halkla ilişkiler, sponsorluk giderleri, kablosuz internet, genel yönetim, ikram ağırlama, çiçek dekorasyon, telefon, temizlik giderleri, haşere mücadele, eğlence aktivite vb giderler, yiyecek ve içecek maliyetleri, yakıt, su, elektrik giderleri, mutfak ekipmanları bakım giderleri ve başkaca bir kısım giderler hususunda etkin tedbirler uygulanarak bazı giderlerin sıfırlandığı, bazı giderlerin önemli ölçüde düşürüldüğü, zaruri olduğu anlaşılan bazı giderlerde daha az oranda da olsa azalma yapıldığı, toplam tasarruf miktarının 710.991,00 TL. olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile birlikte toplam 50 isçiye değişiklik teklifi sunulduğu, l9 işçinin teklifi kabul etmemesi üzerine işten çıkarıldığı, kalan 31 işçinin değişiklik teklifi doğrultusunda çalışmaya devam ettiği görülmektedir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi, davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra üç bulaşıkçının işe alındığı dolayısıyla işletmesel kararın tutarlı uygulanmadığı gerekçesine yaslanmış ise de, işletmesel kararın iş gücü fazlalığını azaltmaya yönelik değil, iş gücü maliyetini azaltmaya yönelik olması ve işyerinde ikramiye uygulamasının kaldırılması suretiyle ihtiyaca göre yeni alınan işçilere ikramiye uygulanmayacağı gözetildiğinde işletmesel kararın tutarlı bir şekilde uygulanmadığından söz edilemeyecektir gerekçesi ile fesih geçerli nedene dayandığından, davanın reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
Davacının iş akdi ülkede yaşanan terör olaylarına ve yeni açılan bir çok otel olmasına dayalı olarak ekonomik gerekçelere dayalı yeniden yapılanma nedeniyle feshedilmiş, bu nedenle ikramiye uygulamasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı işveren tarafından dosyaya sunulan belgelerden davalı işletmenin mali yapısında azalma olduğu görülmekte ise de, davacının iş akdinin feshinden sonra 3 yeni bulaşıkçıyı işe aldığı, bu nedenle davalı işverenin işletmesel kararı tutarlı olarak uygulandığından bahsetmek mümkün olmadığı, davacı gibi çalışan diğer işçiler hakkında açılan işe iade davaları dairemizce kabul edilerek onandığı ve feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine reddi hatalıdır. Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.725,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Alınması gereken 44,40 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL. karar- ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 216,20 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9-Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 16.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy