MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının 01/09/2004 tarihinde sözleşmenin feshi tarihine kadar aralıksız olarak davalıya ait iş yerinde işçi olarak çalıştığı, müvekkil davacı davalı işyerinde haftanın 6 günü ayda 2 gün Pazar günleri sabah 08:00 ile akşam 21:00 saatleri arası haftalık 250,00 TL ücrete çalıştığı aylık 100,00 TL çocuk yardımı aldığı, davalı işvereninden fazla mesaisi ile ilgili olarak haftalığına ek olarak 100,00 TL zam yapılmasını veya fazla mesai ücreti verilmesini yada akşam saat:17:00'a kadar çalışmayı teklif ettiği davalı işvereni ise işine gelirse ya böyle çalışırsın yada ... diyerek işten kovduğunu müvekkili davacının 15/04/2014 tarihinde işini bırakmak zorunda kaldığı müvekkil yıllık izin olarak yılda 15 gün yıllık izin kullandığı, dini bayramlarda 2 gün izin diğer günler çalışmış milli bayramlar ve genel tatillerde çalıştığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL kıdem tazminatı, 8.000,00 TL fazla mesai ücreti, 1.000,00 TL yıllık izin ücreti, 500,00 TL dini, ulusal bayram ve genel tatil ücreti olmak üzere şimdilik toplam 17.500,00 TL alacağın iş akinin son bulmasından itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkile ait iş yerinde çalışmakta iken başka bir işyerinin tesisatı nedeni ile gönderildiği ve bu iş yerinde kendi kusuru nedeniyle kolunu kırdığı, bu olaydan sonra yani 20/02/214 tarihinden sonra işyerine hiç uğramadığı, kolunu kırdığına dair bilgi vermediği, raporlardan işverenini haberdar etmediği, bu süreçte davacının sigortasının ödenmeye devam ettiği çalışmaya ara verdiği düşünüldüğünü, daha sonra davacının rapor kullandığını öğrendikleri rapor parası almak için SGK İl Müdürlüğüne başvurduğunu kurumunda bununla ilgili bildirim yapılmasını istediğini davacının da rapor parası almak için ısrarcı oluşu nedeniyle müvekkilin iş kazası bildirimi yapmak durumunda kaldığını, davacının 12/04/2014 rapor bittiği halde 14 ve 15 Nisanda iki gün işe gelmediğini, müvekkil davalı 21/05/2014 tarihli 04234 yevmiye numaralı noter ihtarı ile davacıya işe dönmesini, dönmediği takdirde hizmet akdinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, bu ihtara cevap verilmediğini, davacının dilekçesinde bahsettiği şekilde olayların gerçekleşmediğini, davacının izinsiz mazeretsiz arka arkaya günlerce işe gelmediğini mazeret bildirmediğini ihtarnameye resmi cevap vermeyip yasal olarak hak etmediği halde kıdem tazminatı ve diğer talepleri için dava açtığını, davacı yasada düzenlendiği şekilde "ahlak ve iyi niyetle bağdaşmayan haller kapsamında işi terkettiği için kıdem tazminatını hak etmediğini savunmuş, davacının usul ve yasalara aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildi.
D)Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanunî gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 ve 2016/2139 E. 2016/49 K. sayılı ilamıyla özetle sonuç olarak “fazla mesainin tanıkların çalıştıkları süreyle sınırlı haftada 18 saat olarak hesaplanması gerektiği, hafta tatillerinde tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve ayrıca raporlu olduğu günlerin fazla mesai ve hafta tatilinden dışlanıp, umreye gittiği sürenin de dışlanarak alacakların hesaplanması gerektiği” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma sonrası rapor ve ek rapor alınmış, 07.02.2018 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak bozma dışı kalan yıllık ücretli izin alacağı açısından önceki miktar korunarak karar verilmiş ise de bozma kararı yerine getirilmemiştir.
Bozma kararında davacının raporlu olduğu ve izinli olduğu sürelerin kayden belirlenebildiği halde fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil hesabında dışlanmadığı gibi davacının umreye gidiş geliş tarihlerinin de belirlenmediği görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş davacının umreye gittiği tarihler taraflardan sorulup, gerekirse emniyetten pasaport kayıtlarından araştırılarak belirlenip, dosyada kayıtlı rapor süresi ile birlikte fazla mesai ve denk geliyorsa ulusal bayram ve genel tatil alacağından dışlanarak sonuca gitmektir. Belgeli sürelerin dışlanması yerine takdiri indirim kapsamında değerlendirilmesi hatalı olup, tekrar bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.