MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumdan önce ... Orman İşletme Müdürlüğü bünyesinde 1983 yılında işe başladığını, 15/03/1989 tarihinden 14/02/2013 tarihine kadar da davalı kurum bünyesinde işçi olarak çalıştığını, yasal emeklilik süresini hak etmesi nedeniyle 14/02/2013 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı dairemizin 06/06/2018 tarih 2017/7128 esas 2018/12749 karar sayılı ilamı ile "Somut uyuşmazlıkta, temyiz dilekçesi ekinde ödeme makbuzları sunulmuş olup bu ödeme makbuzlarının fesihten sonraya ait olduğu görülmekte ancak neye karşılık olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Davalının kıdem tazminatına mahsuben ödediğini iddia ettiği tutarlara ilişkin makbuzlar davacı asile gösterilerek hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun tespiti halinde bu alacak kaleminden, tespit edilememesi halinde ise yukarıdaki izah edilen yasal düzenleme ve ilke kararı doğrultusunda mahsubu gerektiğinden kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece sunulan makbuzlar değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kıdem tazminatından mahsup edilen ödemelerin davadan sonra oluşuna nazaran bu miktarın davacının aleyhine hükmedilecek ücreti vekaletin ve sorumlu olduğu yargılama giderinin hesabında aleyhine değerlendirilemeyeceğinin aksine davanın açılmasına davalının sebep olduğu, bu durumun davacı lehine değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nın 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının yargılama gideri ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 5., 6. ve 7. bentleri nin çıkartılarak yerlerine;
5-Davacı tarafından yapılan 392 TL yargılama giderinden, kabul ve red oranları dikkate alınarak 362,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen ve davadan sonra ödenen miktarların toplamı üzerinden hesaplanıp takdir olunan 9.084,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanıp takdir olunan 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 E. 2018/8 K. sayılı İBK. uyarınca onama harcı alınmasına yer olmadığına, 17.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.