MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 16.02.2009-01.01.2010 tarihleri arasında ... projesinde (... İskelesinde), 16.01.2011-01.10.2011 tarihleri arasında ise Bumerz projesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, hak edişleri ödenmeksizin 30.09.2011 tarihinde iş akdine son verildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2011 yılı Haziran ayında emeklilik nedeniyle hak etmiş olduğu kıdem tazminatını imzalı bordro karşılığında almış olduğunu, 30.09.2011 tarihinde ise istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 16.06.2011 tarihinde emeklilik nedeni ile işten ayrıldığı, sonrasında tekrar işyerinde çalışmaya devam ederek, 30.09.2011 tarihinde istifa ederek işyerinden ayrıldığı, 30.09.2011 tarihinde istifa etmesi nedeni ile o dönem için kıdem ve ihbar tazminatı hak kazanmadığı, ancak 16.06.2011 tarihinde emeklilik nedeni ile ayrılması sebebi ile kıdeme hak kazandığı, davalı işveren tarafından sunulan bordrolarda kıdem tazminatı tahakkuk ettirilmiş ise de, davacıya ait banka hesapları incelendiğinde tahakkuk edilen brüt 3.300,00 TL.nin ödenmediği ve davacının emeklilik nedeni ile hak kazanmış olduğu kıdem tazminatı alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre, davalı işveren 2011/Haziran ayında davacının emeklilik nedeniyle hak ettiği kıdem tazminatının imzalı kıdem bordrosu ile davacıya ödendiğini savunmuş, sunulan imzalı 2011/Haziran ayı ücret bordrosunda brüt 3.300,00 TL. kıdem tazminatı tahakkuku bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece davacı asil isticvap edilerek imzalı ödeme belgesi ve içeriğine karşı diyecekleri sorularak kıdem tazminatı alacağında bir mahsup yapılıp yapılmayacağı konusunda karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirtikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, davacının tanık anlatımlarına dayanarak talep edilen alacakların varlığını ispat etmek istemesi halinde, kendisi ile aynı dönemde çalışan tanık beyanları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceği kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin fazla mesai yaptığı ancak karşılığı ücretlerinin ödenmediği iddiasıyla açtığı davada ispat külfeti altında olan davacının tanık deliline dayandığı görülmüştür. Ne var ki, dinlenen tek davacı tanığı işyerinde 2007-2009 yılları arasında çalıştığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tanığının işyerinde 2009 yılından sonra çalışmadığı, dolayısıyla bu tarih sonrası için görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı dikkate alınarak kanıtlanamayan fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hesap raporunda 16.01.2011-30.09.2011 tarihleri arası için yapılan fazla mesai ücretine itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.