MAHKEMESİ: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalılardan ... Bankası A.Ş. avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalılardan ... Bankası A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 18/12/2012 tarihinden itibaren alt işveren davalı şirketin sigortalı elemanı olarak asıl işveren davalı bankada özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, 15/07/2016 tarihinde müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek, davalı alt işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğinin tespitini, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Bankası A.Ş. vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı banka tarafından feshedilmediğini, davacının bankanın işçisi olmaması sebebiyle iş sözleşmesini bankanın feshetme imkanının bulunmadığını, davacının 18/12/2012-15/07/2016 tarihleri arasında ... Özel Güvenlik şirketinde özel güvenlik görevlisi olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin ... Özel Güvenlik tarafından İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi uyarınca işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının hain terör örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve bir çok şehit/gazi verilen darbe girişimi sonrasında söz konusu girişimin hükümet tarafından planlanan bir girişim olduğu yönünde sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunduğunu ve adeta darbeyi destekleyici bir tutum takındığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin davalı taraflarca herhangi bir iddia da bulunulmadığı, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiğinin ispat yükünün davalı işverene ait olduğu, davalı işverenin fesih bildiriminde belirttiği fesih sebepleriyle bağlı olduğu, dosyaya sunulan 18/07/2016 tarihli fesih bildiriminde davacının iş sözleşmesinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle feshedildiği, her ne kadar davalı banka tarafından cevap dilekçesinde davacının sosyal medya paylaşımları sunulmuşsa da, sosyal medya paylaşımlarının yazılı fesih sebebinde fesih sebebi olarak belirtilmediği, davalı taraflarca İş Kanunu 25/II-h maddesi şartları oluştuğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle yapılan feshin haklı veya geçerli nedene dayandığının ispatlanamadığı, davacının, ... Bankası nezdinde diğer davalı şirketin işçisi olarak yardımcı iş niteliğindeki güvenlik işinde çalıştığından davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalılardan ... Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı ... Bankası A.Ş. istinaf başvurusunda davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davalı bankanın ihale yoluyla alınan hizmet karşılığı güvenlik firmalarından hak edişleri her ay düzenli olarak ödenmek suretiyle güvenlik hizmeti aldığını, bu nedenle davacının işvereninin davalı şirket olduğunu, davalı bankanın istisna akdi hükümleri çerçevesinde iş yaptıran konumda olduğu için taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının iş akdinin davalı bankanın prensiplerine ve iş disiplinine uymaması nedeniyle yönetim hakkı çerçevesinde haklı nedenle diğer davalı firma tarafından feshedildiğini, davacının sosyal medya paylaşımları ile 15 Temmuz 2016 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu kararıyla da terör örgütü olarak belirlenen FETÖ/PDY terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi karşısındaki duruşunun ve sosyal medya paylaşımlarının kabul edilemez olduğunu ve bu çerçevede davalı bankada çalıştırılması mümkün bulunmadığından davalı güvenlik firmasına gerekli bildirimin yapıldığını ve davacının firmasına iade edildiğini, tüm bu nedenlerle davalı banka tarafından yapılmış bir fesih bulunmadığından ve davacı diğer davalı güvenlik şirketinin çalışanı olduğundan davanın davalı banka yönünden husumetten reddi gerekirken mahkemece davacının davalı şirket nezdinde işe iadesine ve parasal haklardan davalı bankanın da sorumlu tutulmasına yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın davalı banka yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iş akdinin dosya içerisinde mevcut yazılı fesih bildirimine göre, "işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ve bu kapsamda 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi feshedildiği, davalı işveren tarafından davacının çıkış kodunun SGK' ya 04 olarak bildirildiği, davalı işverenin yazılı fesih bildirimindeki fesih sebebi ile bağlı olup, yazılı fesih bildiriminde gösterilmeyen fesih nedenlerinin sonradan ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davalı banka tarafından, davacının iş akdinin FETÖ/PDY terör örgütünün darbe girişimi karşısındaki kabul edilemez yaklaşımı ve sosyal medya üzerinde buna dair paylaşımları nedeniyle iş akdinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar nedeniyle feshedildiği yönünde fesih sebebi ileri sürülmüşse de, Anayasa'nın 25. Maddesine göre herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun, kimsenin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı, 4857 Sayılı İş Kanunu 18. Maddesinin 3. Fıkrasının "d" bendinde de ırk, renk cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenlerin fesih için geçerli bir sebep oluşturmayacağı, dosya kapsamına sunulan sosyal medya paylaşımlarında, davacının hakaret ve tehdit içeren ifadelerinin olmadığı, davacının kişisel düşüncesini açıkladığı, davacı hakkında adli yönden her hangi bir terör soruşturması bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY irtibatının bulunduğunun kanıtlanmadığı, Anayasa'nın 25. Maddesi ve 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. Maddesinin 3. Fıkrasının "d" bendi dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı açık olduğundan davalı istinafının haklı olmadığı, zira Dairenin 2017/1546 esas, 2017/1278 karar sayılı kararının da Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2018 tarih, 2018/3448 esas, 2018/14808 karar sayılı içtihadı ile bu yöndeki görüş doğrultusunda bozularak ortadan kaldırıldığı gözetildiğinde, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedilmediği, davalı işverenler tarafından davacının hangi eylemleri ile yapmakla görevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği hususunun somut deliller ile ispatlanamadığı, bu kapsamda davalı işverenler tarafından İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi kapsamında yapıldığı iddia edilen feshin geçerli olmadığı sabit olup, mahkemece davanın kabulüne yönelik kurulan hükümde isabetsizlik bulunmayıp davalı bankanın fesih nedenine ilişkin istinafının haklı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı ... Bankası A.Ş. vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
1 Eylül 2016 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesine göre “Devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs, ortaklık ve iştirakler ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle iş sözleşmesi feshedilen işçiler, bir daha bu teşebbüs ve ortaklıklar ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler.”
Dosya içerisindeki 18/07/2016 tarihli fesih bildiriminde, "... işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ve bu kapsamda 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi feshedildiği anlaşılmıştır. Muhtelif tarihlerde çalışmakta olduğunuz banka şubesi nezdince gerçekleşen olaylar nedeniyle İş Kanunun 25/2-h maddesi gereği feshedilmiştir...." denilmek suretiyle davacının işine son verildiği bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş akdinin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi sırasında ve sonrasında sosyal medya hesabından “… sürekli camilerden sela okuyorlar Anamur’da, demek ki Anamur o kadar aklı başında memleketmiş ki kimse sokağa dökülüp provoke olmamış ki selalar bu saatte bile devam ediyor, Anamur bu tiyatroyu yemedi :)” yazdığı, diğer gönderisinde ise kendisinin “ bu fotoğraftaki askere vuran o…. çocukları da aynı şekilde idam edilsin.” yazdığı, bir diğer paylaşımında “...” isimli sosyal medya hesabında paylaşılan “ 6 ayda 700 şehit için El-Fatiha bile demeyen minareler bugün sokağa çıkın diye sela okudu. Tarih bunu da yazacak Allah belanızı versin.” şeklindeki gönderiyi paylaştığı ve diğer paylaşımında ise “ ...” isimli hesap tarafından paylaşılan “..Gezi’de insanların sprey boyası ve deniz gözlüğü vardı, haftalarca baş edemediler, silahı, jeti, tankı olan askeri 2 saatte hallettiler, yersen!” şeklindeki gönderiyi paylaştığı için haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda 18.07.2016 tarihli fesih yazısıyla dosya kapsamındaki tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin sosyal medya paylaşımlarında 15 Temmuz darbe girişimini açıkça destekler nitelikte ve bu darbe girişimine karşı vatandaşın direnişini küçümser nitelikte hakaret içeren paylaşımlarda bulunduğundan feshedildiği sabit olmakla feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı olup 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Yasa'sının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
I) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ile ilk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davacının davalılar aleyhine açtığı davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalıların yaptığı 228.0 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.725 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Kullanılmayan avansların talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, kesin olarak 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.