MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : GEBZE 4. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi;
A)Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesi kararının davacı istinafı sebebiyle kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi sebebiyle yeniden hüküm kurulması aşamasında değerlendirilmesine,
B)Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurmuştur.
Taraflar arasındaki, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/03/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 18.10.2010-31.03.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde satış kanalları mükemmelliği müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin elektronik posta yolu ile feshedildiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatları ile işyeri uygulaması niteliğindeki çıkış ikramiyesinin ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile çıkış primi alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 31.03.2014 tarihi itibari ile istifa ederek iş akdini feshettiği, 28.11.2013 tarihinde yurt dışında gerçekleştirdiği görüşmede bu durumu bildirdiğini, zor durumda kalmaması için davacıya 31.03.2014 tarihine kadar maaşlarının dahi ödendiğini, genel müdür ile yapılan yazışmalardan istifa iradesinin anlaşılabileceğini, elektronik posta yazışmalarında da bu durumun açık olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince; davacının iş akdini kendi isteğiyle ve istifa ederek sonlandırmış olması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında çıkış priminin kendi isteği ile istifa edenlere verilmediği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin işverene gönderdiği e-maillerin hiçbirinde istifa iradesinin ortaya konulmadığını, davalı tanıklarının beyanları ile sonuca gidildiğini, Yargıtay incelemesinden geçen işe iade dosyasında davacının iş güvencesi kapsamında olmaması nedeni ile esasa girilmeksizin davanın reddedilmesi gerektiğinin belirtildiği ve akdin feshine dair bir değerlendirmede bulunulmadığını ileri sürmüştür.
Daval vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde vekalet ücretinin miktarı konusunda yanlış karar verildiği savunulmuştur.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince; "..davacının iş akdinin kendisinin sonlandırdığını ve istifa iradesinin bulunduğunu gösterir yazılı dilekçe veya benzeri belge davalı işverenlikçe sunulmamıştır. Bu durumda davalı işverenliğin davacının iş akdinin kıdem tazminatına ve ihbar tazminatına hak kazanmayacak şekilde sonlandığını isbat yükü kendisinde olan davalının isbat yükünü yerine getiremediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının hak kazandığı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hükmolunması gerekirken aksi düşünce ile bu taleplerin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Yine davalı işverenlikte işyeri uygulaması halinde dönüştüğü anlaşılan ve iş akdi sonlandırılan işçilere 8 maaş tutarında işten çıkış primi ödemesi uygulamasının bulunduğu dinlenen tanık beyanları ve celbedilen emsal çalışan bordroları ile anlaşılmaktadır. Davacının işten kendi isteği ile ayrılmadığı, istifa ettiğinin davalı tarafından isbatlanamadığından davacı işten çıkış prim alacağına da hak kazanmıştır.." şeklindeki gerekçe ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması karşısında davalının istinaf sebebinin değerlendirmeye alınmamasına karar verilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının işten çıkış primi alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince; işyeri uygulamasına dönüştüğü ve işverence iş akdi sonlandırılan işçilere 8 aylık tutarda çıkış primi ödendiği kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak talep hüküm altına alınmış ise de, davalı işverence sunulan belgelerden söz konusu ödemelerin karşılıklı anlaşma ile iş akitleri son bulan işçilere yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere somut uyuşmazlıkta davacının iş akdinin işverence sonlandırıldığı ve taraflar arasında da böyle bir anlaşmanın bulunmadığı saptanmıştır.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının çıkış prim alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
I) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.