MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, sözleşmeli personel statüsü ile 2003 ile 09/03/2015 tarihleri arasında sözleşmeli olarak davalı şirkette çalıştığını ve emekliye ayrıldığını, 01/01/2009 tarihinde başlamak üzere işyerinden ayrıldığı tarihe kadar aylık ücret zammı uygulaması yapılmadığını, 01/01/2009-09/03/2015 tarihi dönemlerinde müvekkiline uygulanması gereken aylık ücret zammı nedeniyle oluşan aylık ücret farkı alacaklarını talep ettiklerini, kıdem tazminatı hesabının aylık ücret esas alınarak yapıldığını, usulüne uygun olarak hesaplama yapılmadığını, kıdem tazminatının tam olarak ödenmediğini, bu sebeple ödemesi eksik yapılan kıdem tazminatı farkının ödenmesine karar verilmesini, aylık ücret, kıdem tazminatı fark alacaklarının da eksik ödendiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, ücret ve ücret türü alacaklarda zamanaşımı itirazında bulunduğunu, varsa bile dava tarihinden 5 yıl önceki ücret alacaklarının zaman aşımına uğradığını, davacının, müvekkili şirkette çalışıp emekli olduğunu, emeklilik sırasında kıdem tazminatı dahil tüm hak ve alacaklarını aldığını, bu hususta ibraname imzaladığını, açılan davanın hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar dairemizin 20/02/2019 tarih 2017/9888 Esas 2019/4202 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasında “…tarihinden itibaren dönemsel olarak,” şeklinde bir ibareye yer verilmiş olup, dönemlerin tarih olarak belirtilmesi yerine “dönemsel olarak” ibaresiyle yetinilmesi, yukarıda anılan usul kuralına aykırı olup, hükmün bu haliyle infazının mümkün olmadığının düşünülmemesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, hüküm altına alınan ücret farkı ve ikramiye farkı alacaklarının kaç lirasına, hangi tarihten faiz yürütüleceğini hüküm fıkrasında göstererek karar vermektir." gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Kıdem tazminatına en yüksek mevduat faizi yerine yasal faiz yürütülmesi hatalı ise de aynı hatalı uygulamanın bozma öncesinde de yapılmasına rağmen kararın sadece davalı tarafından temyiz edilmesi ve davalı temyizi üzerine bozulması nedeniyle davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kıdem tazminatına bozma öncesinde doğru şekilde tamamı bakımından fesih tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü ve bu husus bozma dışında kaldığı halde yeni hükümde faiz başlangıcının tutarın tamamı için temerrüt tarihi yerine dava -ıslah tarihi ayırımı yapılarak faize hükmedilmesi hatalıdır.
4- Kararın faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmemesi nedeniyle bozulmasına rağmen ve bilirkişi tarafından gösterilen faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmesi yerine faiz başlangıç tarihlerinin dava ve ıslah tarihi olarak ayrı ayrı gösterilmesi de hatalıdır.
5- Bozma sonrası gerekçeli karar başlığında dava tarihinin bozma sonrası dosyanın yeni esasa kaydedildiği tarih olarak gösterilmesi de ayrıca hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy