MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından verilen 05.04.2019 tarihli dilekçede Dairemizin 12/03/2019 tarihli ve 2015/34610 E. ve 2019/5408 sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona erme nedenine ilişkin yapılan hukukî nitelendirmenin belirgin bir şekilde hatalı olduğu gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı işyerinde 27.03.2007 - 30.06.2013 tarihleri arasında hasta bakıcı ve yardımcı sağlık personeli olarak çalıştığını, baskı yapılması, fazla mesai, tatil ve yıllık izin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacalarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunup, davacı tarafça iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, baskı uygulanmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak somut olayda, davacının, alt işveren değişmekle birlikte asıl işveren olan Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi'ndeki işine devam ettiği, yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmesinin 4857 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca işyeri devri niteliğinde olduğu, feshe bağlı haklardan olan kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı avukatı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin nasıl sona erdiği uyuşmazlık konusudur.
Davacı iş sözleşmesini işyerinde uygulanan baskı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi, yine 2013 Haziran ayı ücreti ile sonraki ücretlerinin kendisine ödenmeyeceğinin söylenmesi ve yıllık izinlerinin usulüne uygun kullandırılmaması nedeniyle 30.06.2013 tarihinde haklı olarak feshettiğini iddia etmiş, davalı işveren ise iş ilişkisinin davacı tarafından tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini savunmuştur.
Bu iddia ve savunma karşısında taraflar arasındaki iş ilişkisinin davacı tarafça sonlandırıldığı sabittir. Nitekim kayıtlarda bu şekilde oluşturulmuştur. Dolayısıyla bu olgu ihtilaf dışıdır.
Bu durumda Mahkemenin davacının fazla çalışma ücreti ile genel tatil alacağının kabulüne karar verilmesine rağmen yeni alt işveren yanında çalışmaya devam etmesinin işyeri devri olduğu ve bir fesih bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatının ve buna bağlı olarak yıllık ücretli izin alacağının reddine karar vermesi yerinde değildir. Davacının aynı asıl işverenin yanındaki başka bir alt işverende işine devam etmesi önceki alt işverenle var olan iş akdini feshetme iradesini ortadan kaldırmayacaktır. Davacı işçinin fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden sonraki alt işverenlikteki çalışma yeni bir sözleşme olarak nitelendirilmelidir. Dolayısıyla işyeri devri sözkonusu olmadığından ve davacı tarafça da işçilik alacaklarının ödenmemesine dayanan haklı fesih iddiası ispatlandığından feshe bağlı kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınması gereklidir. Mahkemece aksi yöndeki hatalı değerlendirmeyle bu alacakların reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy